Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Kasım 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
MÜZİK
Hızlı yaşa yaşlı öl

Bon Jovi'nin dokuzuncu stüdyo albümü "Have A Nice Day"de kızgın ve kasvetli şarkılar ağırlıklı bir yer tutuyor

Murat BEŞER

Zirveye oynayan rock topluluklarının kaçınılmaz trajedilerinden biri yaşlılık. Gazetelerin sağlık sayfalarının altın günlerini yaşadığı, genç kalma fetişi üzerine kurulu bir sektörün büyüdüğü, bakım histerisinin tavana vurduğu dünyanın yaşlı müzisyenleri, dinç görünebildikleri ölçüde popüler kalabiliyorlar. Kimileri kendileriyle yaşlanan bir kuşağa hitap etmeye razı gelirken, bazıları "her devrin adamı" olmak için atmadık takla bırakmıyor.
Bon Jovi bu uğurda çıkardığı yeni albüm "Have A Nice Day" öncesinde, 2004'te yılın yapımcısı olarak Grammy kazanan John Shanks'ın ellerine teslim olmuş. Ve yenilenme işlemine 2004 başkanlık seçimlerinde demokrat aday John Kerry'nin destekleyicisi olduğu yerden başlamış. Albümdeki 13 parçanın ana teması, bu yenilginin ardından oluşan ince bir ironinin üzerine kurulmuş.

Geçmişi unutma teklifi
Albüm aralıkları uzun olmasına karşın, Bon Jovi, 22 yıldır pop-metal tabirini ayakta tutan ender topluluklardan. Ticari müzikleriyle Amerika'nın müzik piyasasına sunduğu en popüler isimlerden. Ağlak slow'ları ve fotojenik solistleri Jon Bon Jovi'yi ön plana çıkartan kliplerinin bunda payı büyük.
Arkasına aldığı MTV desteğinin verdiği antipati ve şarkılarındaki sığlık gibi iki hörgüçle koşmak isteyen Bon Jovi'nin işi bu kez kolay değil. Ancak görülen o ki, birileri kulaklarına taktik icabı nasıl olmaları gerektiğini fısıldayıvermiş. Bugüne değin sektörün eğlenceli yüzünü temsil eden, beyaz ve statükocu kimliği ile tanınan Bon Jovi, dinleyicilerine geçmişin kötü izlerini silmeyi önermiş; ancak bu teklif albümün kapağından başka bir yerde vücut bulamamış.
"Have A Nice Day", dokuzuncu stüdyo albümü, son iki çalışmaya oranla daha sert ve ağır. Bu kadarla da kalmıyor; aynı zamanda kızgın ve kasvetli şarkılar albümün kalbini oluşturuyor. Politik olmamakla birlikte, küçük burjuva Amerikan yaşamından ve günümüzden memnun olmadığını manyelliyor; 60'ların Bob Dylan'ının bir başka sürümünü yaratıyor. Farklı olarak şarkı sözlerindeki sakinliğe rağmen, müzik aracılığı ile hırçınlık gösterisinde bulunuyor.

Hedefsiz saldırganlık
Albümün adını taşıyan şarkıyla birlikte, "Last Man Standing" ve "I Am" nahif toplumsal meydan okuma içeriyor; hedefsiz bir saldırganlık taşıyor. Farklı şarkı sözleri ile sonuca gidebilecekleri fikri, "Novocaine", "Last Cigarette", "Story of My Life"ın yazılmasının nedeni. Şarkılara toplumsal anlamlar yüklemeye çalışan Bon Jovi, acemisi olduğu bir alana ayak basıyor. "Rock'n roll'un insanları eğlendirmek için değil hayatı değiştirmek için olduğu" gerçeğini yeni kavradığını söyleyen Bon Jovi, geçmişin devlerine özenerek rock ikonluğu mertebesini hedefliyor.
Kafasının karışıklığı ile kaybettiklerini, samimiyeti ile telafi etmeye çalışan bir albüm "Have A Nice Day". Ancak aşırı sırıtan bir pazarlama stratejisi üzerine kurgulanmış olması rahatsız ediyor.

Süper doğal Goldfrapp

Goldfrapp ikilisi, üçüncü albümlerinde işi iyiden iyiye elektronik müziğe sardırdı. Elektronik ekipmandan salgılanan sentetik sesler, steril ortamda yapılacak bir uzay yolculuğuna davetiye çıkartıyor.
Olayın tamamı, duygulardan azade kozmik bir yolculuk değil zira. Kritik pasajlarda dijital ortama ayak direyen organik, duygusal, hatta romantik tınılar kulağa çarpıyor. Alison'un buğulu sesinde, davetkar fısıltılarında, şuh inlemelerindeki anlatım zenginliği, Goldfrapp'ın benzerleriyle farkını ortaya koymaya yetiveriyor.
İkilinin iş paylaşımı kusursuz: Gregory'nin attığı elektronik servisler, Alison tarafından organik raketlerle karşılanıyor. Şimdiye değin yaptıkları en iyi albüm "Supernature".

Arka sokaklardan gelen rock

İstanbul Beyoğlu'nun arka sokaklarından, varsıllık içindeki yoksulluğun semtinden yükselen rock çığlıklarını duymak isteyenler, kült rock mekanlarından yetişmiş Ayyuka, DDR ve Sakin'in sahne alacağı 3 Kasım Perşembe akşamı Balans'ta olsun.
Geleneksel Türk folk müziğini, arabesk ve rock ile harmanlayan, saykodelik oryantal rock icra eden Ayyuka; kent, kaybolma, panik, hayata atılma gibi gençlik sendromlarını The Smiths duyarlığında şarkılarına taşıyan Sakin ve alternatif tınıların hırçınlığını bestelerinde sergileyen DDR.
Üçünün de henüz albümü yok; ancak içlerinden birinin yarın Mor ve Ötesi ya da Replikas olmayacağını kimse söyleyemez.


Folku elektrik çarpınca

Sıradan bir Bob Dylan CD'si değil "No Direction Home". Birkaç açıdan gerçek bir belge özelliğine sahip. Bir kere yönetmen Martin Scorsese tarafından çekilen ve Dylan'ın ilk dönemlerini konu alan dört saatlik belgeselin iki albümden oluşan film müziği. İkincisi ustanın devrimci döneminin yansıması. İçinde ilk defa yayınlanan sayısız önemli parça var.
En önemlisi "Maggie's Farm". 1965'te Newport Folk Festivali'nde çalınan ünlü versiyon bu. Akustik yerine elektrik gitarla çıkan Dylan'ın yuhalanmasına, arkadan Pete Seeger'ın gitarın fişini çekmeye yeltenmesine karşın, folk müziğe elektrikli gitarı soktuğu anın şarkısı. Kaçırılmaması gereken bir belgesel.



PAZAR
"Kente hareket getirmek istiyoruz"
"Dubai Kuleleri tartışmaları yetersiz bilgiyle yapılıyor. Ortada ne mimar var ne proje"
"Kitlelere çalmak heyecan verici"
Cadde de "buz" tuttu
Zamanın donduğu yer
Ünlülerin "dövmeli" tişörtleri Türkiye'de
Duvarın arkasına yolculuk
Kış bakımını ihmal etmeyin
Hızlı yaşa yaşlı öl
Bir mimarın izlenimleri
Nostaljinin sesi
New York Times neden kaynıyor?
Susturun şu kadını!
Akrep ünlüleri
Ortaköy'de Epope
İstanbul ramazanı ve bayram tatili
Tane tane şifa
Moskova, anneciğim!
En şen, en şuh hikayeler
"Merak Uyanınca"
Bir yudum meyve





AHMET TURHAN ALTINER
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet