|
 |
|
|
Bir yudum meyve
Bayramlarda konuklara likör ikram etmek eski bir İstanbul geleneği... Ambalajları yenilenerek güzelleşen likörlerimiz ve zarif lezzetli ithal likörler, bu geleneği yeniden canlandırmaya aday...
myalcin@turk.net
Bundan iki yıl önce, dini bayramlardan birinde Dışişleri Bakanlığı konutunda bakanı bekleyen gazetecilere bir tepside nane likörü ikram edilmişti. Bakan AKP'li Abdullah Gül olduğu için bu sevimli sahne basında fazlaca yer bulmuş, hatta bakan "Benim haberim yok, konutun idarecileri yapmış" diyerek neredeyse özür dilemişti. Bayramlarda likörlerden bahsedince, bazı okurlardan da "Dini bayramda alkol propagandası mı yapılıyor?" türünden tepkiler aldığımız oluyor. Oysa misafirlere sunulan Türk kahvesinin yanında, bir yüksük kadehçik likör ikram etmek, eski bayramların sevimli bir geleneği ve bu geleneğin ne alkolle, ne de içki içmeyle bir ilgisi var...
Seracılığın gelişmediği, soğuk hava depolarının ve frigofirik kamyonlarla nakliyatın olmadığı yıllarda, insanlar mevsimleri dışında meyvelerin tatlarına hasret kalırmış. Bakmayın bugün 12 ay elma, armut, çilek yiyebildiğimize, bunlar seralar ve uzak yerlerden nakliye sayesinde oluyor. Bugün ocak-şubat aylarında bile manavlarda üzüm bulunabiliyorsa, bağbozumu zamanı bu aylara denk gelen Şili'den ithali sayesinde olabiliyor. Ayrıca her evdeki derin dondurucular sayesinde taze meyveyi dondurup istediğimiz zaman çözdürerek kullanabiliyoruz, aralık ayında çilekli turta, mart ayında vişneli pasta yiyebiliyoruz.
Uzun lafın kısası, enfes rayihalı meyvelerin adeta bir göz kırpar gibi görünüp kayboldukları, tatlarını damakta bıraktıkları yıllara özgü bir gelenek, bir yudumcuk likörle o meyveyi hatırlamak. Zira alkolün aromaları koruyucu etkisi sayesinde, halis meyveden yapılan bir likör uzun bir süre meyvenin kokusunu buruna, tadını damağa yansıtabiliyor.
Son yıllarda bayramlar yeniden eski neşelerine kavuşurken, likör ikramı geleneği de likörlerdeki kalite artışının da etkisiyle, yeniden hatıra geliyor. Raflar dünyanın en gözde likörleriyle dolu, yerli likörler eskisinden iyi, Paşabahçe gibi kuruluşlarımız sayesinde birbirinden cici ve şirin likör kadehleri çeşit çeşit, üstelik pek de pahalı değiller.
İkram önerileri
Peki bayramda bu çeşit zenginliğinden nasıl faydalanmalı? Neyi, nasıl ikram etmeli? Fransızların "Büyük likörler" dedikleri kategori, ayrı bir ilgiyi hak ediyor. Bunlar aromaları en zengin, üstelik içine mutlaka birden fazla tatlandırıcı madde girmiş likörler. Konyaklı turunç likörü Grand Marnier, portakal çiçeği likörü Cointreau, 40 çeşit gizli tutulan bitki ve baharattan yapılan Benedictine, İskoç funda balının ve gizli tutulan baharatların yıllanmış viskiye yedirildiği Drambuie, İrlanda viskisiyle bal karışımı Irish Mist, burbon viski, bal ve şeftali özünden yapılan Southern Comfort, bademli kayısı likörü Amaretto di Saronno bunların başında geliyor. Bunlar, sert tatları ve kıvamlı yoğunlukları hafif bir buz katkısıyla kırılmaya uygun, sek olduğu gibi tek buzla da verilebilecek likörler. Biraz sert olduklarından, hemen yanlarında bir-iki tablet madlen çikolata yakışacaktır. Misafire ziyaretinin başında değil, bir yemek veya pasta yenecekse ardından sunulması, hazmettirici özellikleri dolayısıyla daha uygundur.
Yeni gözdelerden krema likörlerine gelince... İrlandalıların viski ve kremayla yaptıkları, çikolata da içeren Bailey's o kadar çok yönlü bir lezzet iksiri ki, sek ya da buzlu yudumlanmasının yanı sıra hazır veya filtre kahveye yarı yarıya karıştırılıyor, arzuya göre dondurmaya sos olarak bile kullanılabiliyor. Piyasada Feeneys ve Irish Meadows gibi benzerleri de var. Malibu ve Safari ise, bayramda kadehle sunulmak için bana biraz fazla "egzotik" geliyorlar. Ama bayram ziyaretinde kalorisine fazlaca dikkat eden konuklara, bunların da katkısıyla çok hoş meyve salatası hazırlanabilir, küçük bir kâseye konacak likör fırçayla keke sürülüp keki ıslatıp aroma vermekte kullanılabilir.
Tek bir meyvenin çeşnisini yansıtan klasik likörler ise, kahvenin yanında tıpkı lokum ikram eder gibi, bir yüksük kadehçikle sunulabilirler. Bol da vitamin içeren bu likörlerde favorilerim eski Tekel, yeni Mey'in vişne, mandalina, portakal, ahududu ve gül likörleri ile ithallerden Rossi di Asiago'nun kavun likörü ve limonçellosu.
Bayramlarda likör ikramı, meyvelerin şişelere hapsedilmiş özleriyle konuklara birkaç yudumcuk ferahlık, güzel koku, zarif lezzet ikramı demek. Bu bayram, bu konuda daha da şanslıyız...
|
|
|

|