Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Kasım 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kış kimin eseri?


'Zirve buz gibi", "Başkentte kara kış"... Cumhuriyet Bayramı'nda devletin tepesinde gözlenen soğukluğu gazetelerimiz yukarıdaki başlıklarla verdiler. Zirve gerçekten soğuktu. İyi de iktidara endeksli bazı gazetelerin ima etmeye çalıştığı gibi bu manzaranın sorumlusu Cumhurbaşkanı Sezer mi? Sezer dışındaki devlet bürokrasisinin neredeyse tamamı Tayyip Erdoğan'la mesafeli değil mi? Bu neden? CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol'a kulak veriyoruz.
"Birisi hoşuna gitmeyen birşey söyledi mi Sayın Erdoğan hemen ağzını bozuyor. Hatırlarsınız, Sayın Sezer, TBMM'yi açış konuşmasında özelleştirmelere değinirken, stratejik kuruluşların devletin elinde kalması gereğini dile getirdi. Tayyip Erdoğan ertesi gün çıktı, Sayın Sezer'e, bir kurumun stratejik olup olmadığını sen nereden biliyorsun, diye yakışıksız bir üslupla yanıt verdi. Sayın Sezer, rektörleri resepsiyona davet edince buna da, bayram değil, seyran değil diyerek tepki gösterdi. Genel Başkanımız, grup toplantısında iktidarı eleştirince, yine kendisine pek yakışan üslupla, bunlar iki kazı versen güdemezler, lafını etti. Eski bir Fransız başbakanı, parlamentoya seçim meydanlarından gelinir, ancak parlamentoda seçim meydanlarında konuşulur gibi konuşulmaz, demişti. Erdoğan hâlâ bu gerçeğin farkında değil..."

Tayvan'dan ithal edilen ampuller standartlara uymuyormuş.
Şanssızlık... Kendi ürünümüz olan ampul de çağdaş standartlara uymadı bir türlü...
Haldun Ertem

İndirin Atatürk'ü!..
Atatürkçü Düşünce Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Dr. Rıza Gül yazıyor:
"29 Ekim'de Diyarbakır'da tören alanında güvenlik görevlileri gelerek üyelerimizden ellerindeki Atatürk posterlerinin indirilmesini istemişler, sebebi sorulduğunda 'Vali Bey'in emridir' diye yanıtlamışlar, direnenleri 'tutuklamakla' tehdit etmişler ve arkadaşlarımızı alandan uzaklaştırmışlardır."
Diyarbakır'ı TC yönetmiyor mu? Sayın İçişleri Bakanı bu yöndeki merakları gidermelidir...

Başbakan Erdoğan, "KKTC'yi de pazarlarım" demiş.
Ne pazarlaması, satış aşamasına gelinmedi mi?

Malatya için...
Uykusuz gecelerin getirdiği çocuklar
Her zaman mavi değil bu gökyüzü bu deniz
Buruşmuş çarşafların üzerinde bilmeden
Size acı bir dünya hazırlıyor anneniz
Kapanmış kapılardan geri dönüp
Hayatın rüzgârında savrulup durursunuz
İnsanın kuruş kuruş satıldığı devirde
Doğmayın ne olursunuz
(Bu şiiri Yılmaz Güney bir filminin sahnesinde hayat kadınına okutmuş ve telifini sokaklarda yaşayan şairi Muammer Hacıoğlu'na ödemiştir.)

Divriği Ulu Camii
Ortaçağ Türk sanatının en büyük anıtı hangisidir? Divriği Ulu Camii ve şifahanesi...
1228'de Mengücekoğullarından Ahmet Şah ve eşi Turan Melik tarafından yaptırılan bu cami ve darüşşifanın İslam mimarisinde bir eşi daha yoktur... Mimar Doğan Kuban diyor ki:
- Bu yapının özellikle kapıları İslam ve Türk sanat tarihinin yontusal nitelikte en büyük taşoyma bezeme örneğidir... Dünyanın diğer kültürlerindeki özgün yontu geleneklerine eşdeş bir nitelik taşır...
Taşoyma bezemelerinin en görkemlileri yapının taçkapılarında yer alıyor... Taş ustası tarafından doğaçlama yapılmış bu bezemeler hiçbir tekrar içermemekte...
Peki sorun nerede? Efendim hükümet Divriği Camii'nin restorasyonu için harekete geçmiş durumda. Sorun da oradan kaynaklanıyor... Mimar Doğan Kuban uyarıyor:
- Bu olağanüstü bezemeyi taşıyan taş malzeme 777 yıllıktır. İğne oyası gibi işlenmiş ve 777 yıl dış etkenlere maruz kalmış bu taşoymanın malzemesi kırılganlık sınırındadır. Restorasyon girişimi bu malzemeyi tuzla buz haline getirir...
Peki ne yapmalı?
- Özel bir yasa çıkarılmalı... Yapı, çağdaş, çelik ve cam şeffaf bir müze yapısının içine bir mukaddes emanet gibi yerleştirilmelidir...
Tarihe ve sanata saygılı herkes bu çağrıya kulak vermelidir...

Politikada olmak, futbol antrenörü olmak gibidir.
Oyunu kavrayacak kadar zeki, önemli olduğunu düşünecek kadar ahmak olmayı gerektirir.
Eugene MachArthy

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kimsesiz çocuklar
KIZ Yetiştirme Yurdu'nun müdürü, geceleri den...
Melih AŞIK
Kış kimin eseri?
'Zirve buz gibi", "Başkentte kara kış"... Cum...
Fikret BİLA
Elkatmış'ın bakışı Başbakan'dan farklı
Malatya Çoçuk Yuvası'nda incelemeler yapan TB...
Güneri CIVAOĞLU
Demirel ve demokrasinin tahkimi
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile 12 Eylü...
Can DÜNDAR
Cinsiyet değil, medeniyet kavgası
Malatya yuvası skandalı, dayaktan da tahripkâ...
Abbas GÜÇLÜ
Ne olacak bu çocuklarımızın hali?
Yeri geldiğinde, dünyada çocuk bayramı olan t...
Hurşit GÜNEŞ
Eti senin, kemiği benim
Malatya'da Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı yuv...
Sami KOHEN
Yeni tehlike işaretleri
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın "İsr...
Derya SAZAK
29 Ekim'de Çankaya
Zirve buz gibi. Başkentte kara kış. Devletin ...
Meral TAMER
Gaziantep'ten gelen bayram çikolatası
Gazetedeki masamda, alışık olmadığım bir amba...
Güngör URAS
'Turning Torso' ve 'Torso Tower'
Bugüne kadar yapılan (ve de yapımı yeni tamam...
Serpil YILMAZ
Malatya raporu
Malatya iş, siyaset, spor ve kültürel etkinli...
M. Ali BİRAND
Akif Beki, bunları anlatamıyor musun?
Artık kesin olarak anladım ki, insanlar iktid...

© 2005 Milliyet