Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Kasım 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne olacak bu çocuklarımızın hali?


Yeri geldiğinde, dünyada çocuk bayramı olan tek ülkeyiz diye fazlasıyla gururlanıyoruz. Ama sonuç ortada. Önce Mehmet Ali Önel'in Star'daki görüntüleriyle şoke olduk. Malatya'da yaşanan rezalet, meğerse yıllardır süregeliyormuş. Ayrıca sadece Malatya ile sınırlı da değilmiş. Bu bilgileri bizzat Başbakan Erdoğan açıkladı.
Malatya'nın şokunu henüz atamamışken, Uğur Dündar'ın dün gece, CNN Türk'teki görüntüleri, bu konuda artık söylenecek hiçbir sözümüzün olmadığını net bir şekilde ortaya koydu.
Boşuna kendimizi kandırmayalım. Görüntüler ortada. Muhtemeldir ki bu görüntüler buz dağının görünen kısmı. Kim bilir daha ne büyük rezaletler oluyor, hiç farkında değiliz.
Peki çocuklarımızı korumakla, kollamakla görevli olanlar nerede? Bizim de altına imza attığımız Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi'nin, Anayasa ve yasalarımızın, çocuklarımıza sağladığı öncelik ve ayrıcalıkları, insanlık adına, devlet adına, hükümet adına, kamuoyu adına sahip çıktıklarını iddia edenler ne yapıyor?
Bu çürümüşlük, Başbakan Erdoğan'ın iddia ettiği gibi öteden beri hep vardı da ne yapıldı?
Sadece çocuk yuvaları böyle de okullar farklı mı? Aile içi şiddet bitti mi? Çocuk işçilerin köle gibi çalıştırılmalarının önüne mi geçildi?...
Bu konuda ne kadar soru üretirseniz üretin, hepsinin cevabı hayır olacaktır. Çünkü ortada yapılan hiçbir şey yok. Hemen her şey dünden bugüne, daha iyiye değil, maalesef daha kötüye gidiyor.
Başbakan Erdoğan, sanki dün iktidara gelmişler gibi tüm suçu, önceki iktidarların üzerine attı. Tamam onlar bu konuda fazlasıyla ihmalkârlık etmişler. Peki ya siz üç yıllık iktidarınız döneminde bu konuda ne yaptınız? Kamuoyunun öğrenmek istediği bu!
Yasal hazırlıklar tamamlanmış. Yakında TBMM'ye gelecekmiş. Peki bu görüntüler ekranlara yansımasaydı, o yasa teklifi yine Meclis'e gelecek miydi? Kaldı ki yasa çıktığında her şey bir anda güllük gülistan mı olacak?
Ama bu bile olumlu bir gelişme. Umarız fazla gecikmez! Umarız sorunun çözümü yerine, yeni tartışmaları da beraberinde getirmez.

En büyük işkence sınavlar
"Çocuklara yönelik en büyük işkence ne diye?" bir araştırma yapılsa, herhalde ilk sırada sınavlar yer alır. Ezilen, köle gibi çalıştırılan, hiç de hijyen olmayan koşullarda öğrenime ve yaşamaya zorlanan, sokaklara bırakılan çocuklar bir yana, eğitim sisteminin içindeki çocuklarımız da kör bir yarışın içerisindeler.
Sınavlar yüzünden ne çocukluklarını yaşayabiliyorlar ne de gençliklerini. Oysa yüzde 90'ının büyük hayal kırıklıkları yaşayacağı daha en başından belli. Öğrendikleri bilgilerin çok önemli bir bölümü de ne bugün ne de yarın herhangi bir işlerine yaramayacak. Çoğu ezbere dayalı. Ama öğrenmek zorundalar.
Bayramda bile büyükler tatilin keyfini çıkarırken onlar testlerle boğuşacak. Çünkü başka çareleri yok...
Çocuklara yapılan işkencenin en büyüğü, onları çocukluklarından mahrum etmektir. Ama ondan da vahimi, sınav sonuçları açıklandığında onlara sen başarısızsın damgasını vurmaktır. Sanki hemen hepsi 100 üzerinde 100 puan alsa okutulacak okullar varmış gibi.
Sınavlar nedeniyle çocuklarımızın kişiliklerinde derin yaralar açıyoruz. Belki bu yaralar darp izleri taşımıyor ama daha derin tahribatlar yaratıyor. Tıpkı yıllardır tayin bekleyen öğretmenlerin yıkılmış hayallerinde olduğu gibi.
Özetin özeti: Çocuklara sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır. Ama biz bunu bir türlü anlayamadık...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kimsesiz çocuklar
KIZ Yetiştirme Yurdu'nun müdürü, geceleri den...
Melih AŞIK
Kış kimin eseri?
'Zirve buz gibi", "Başkentte kara kış"... Cum...
Fikret BİLA
Elkatmış'ın bakışı Başbakan'dan farklı
Malatya Çoçuk Yuvası'nda incelemeler yapan TB...
Güneri CIVAOĞLU
Demirel ve demokrasinin tahkimi
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile 12 Eylü...
Can DÜNDAR
Cinsiyet değil, medeniyet kavgası
Malatya yuvası skandalı, dayaktan da tahripkâ...
Abbas GÜÇLÜ
Ne olacak bu çocuklarımızın hali?
Yeri geldiğinde, dünyada çocuk bayramı olan t...
Hurşit GÜNEŞ
Eti senin, kemiği benim
Malatya'da Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı yuv...
Sami KOHEN
Yeni tehlike işaretleri
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın "İsr...
Derya SAZAK
29 Ekim'de Çankaya
Zirve buz gibi. Başkentte kara kış. Devletin ...
Meral TAMER
Gaziantep'ten gelen bayram çikolatası
Gazetedeki masamda, alışık olmadığım bir amba...
Güngör URAS
'Turning Torso' ve 'Torso Tower'
Bugüne kadar yapılan (ve de yapımı yeni tamam...
Serpil YILMAZ
Malatya raporu
Malatya iş, siyaset, spor ve kültürel etkinli...
M. Ali BİRAND
Akif Beki, bunları anlatamıyor musun?
Artık kesin olarak anladım ki, insanlar iktid...

© 2005 Milliyet