|
 |
|
|
Artılar eksiler
Fenerbahçe seriye devam ediyor. Devam ederken, Sivas maçı ilk yarının kalan haftaları için önemli artı ya da eksilerin çıkarılacağı bir doksan dakika görünümündeydi.
Sivas'ta beklenmedik şekilde nefis bir hava, nefis bir zemin ve katiyen katı savunma yapmayan bir Sivasspor vardı. Çıkarılması gereken dersler şunlardı:
Maçın başında ve ikinci yarının ortalarındaki konsantrasyon eksiklikleri. Sezon başından beri devam eden sıkıntı çizgi halindeki savunmanın arkasına atılan toplarda mutlaka dört oyuncudan birinin ofsaytı bozması. Ve her şeyden önemlisi belki de Avrupa'nın duran toplarda en etkili takımı Fenerbahçe'nin Sivas'ta rakibin kullandığı bütün duran toplarda üstünlüğü kaptırması, topların tamamına yakınını Sivaslılar'a vurdurmasıydı.
Artıları ilk sekiz dakikalık baskıdan sonra panik yapmadan, telaşa kapılmadan topa sahip olma oranını artırması ve bol paslarla her hücumunu pozisyona dönüştürmesiydi. Tabii burada Marco ve Appiah'ın çok iyi oynaması önemliydi. Bunlara Anelka'nın yanındaki Alex'in de gelip etkili yerlere pas atması, araya oynaması ve direkt golü düşünmesi de eklendi. Schalke mağlubiyetinden sonra zaman zaman demoralize gördük Fenerbahçe'yi. Özellikle savunmada ciddi bir konsantrasyon eksikliği vardı.
Penaltı çok tartışılacak. Al geri, ver ileri. Ama ne kadar ileri geri alırsan topun Marco'nun sağ göğsünden döndüğünü göreceğiz. Zaten giren çıkan bütün oyuncular dahil sahanın en iyisi İsmet Arzuman pozisyona yakındı. Arzuman'ı çok ama çok beğendim. Hem maçın seyre değer olmasında, hem de bol pozisyon yaşanmasında rolü büyüktü. Tabii ki yardımcılarının önemli kritik katkıları da onu yıldızlaştırdı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|