|
Avrupa'da AKP
AVRUPA Türk Demokratlar Birliği, belli ki AKP'nin Avrupa'daki 'sivil' uzantısı... Başbakan Erdoğan onun için kalkıp Köln'e gelerek ATDB'nin açılışını yaptı.
Eski küçük bir şato binası... Bahçesinden Türkiye'nin bütün renklerinden insanlar; yalnız hepsi bakımlı, iyi giyimli, güler yüzlü; kalkınmış toplumun insanları...
Kiminin başı açık, kimi türbanlı...
Konuşmasından önce kendisiyle yaptığım görüşmede Başbakan şunları söyledi:
- Eskiden bazı partiler Almanya'daki taraftarlarını para toplama ve seçim çalışmaları için makine gibi gördüler. Çok yanlıştı bu. Bana geldiklerinde, 'Almanya ile Türkiye arasında sivil toplum köprüsü' olacaksınız, yapın bu işi, dedim!
Eğitim, ekonomi ve sosyal aktivite yönünden başarılı 'öncüler' olarak görüyor bunları.
Erdoğan, "Ben kotaya karşıyım ama üçte bir kadın kotası olmasını da istedim" diyor.
ATDB'nin Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Hamacher-Üstbaş Hanım, bir Alman'la evli. Adını ve soyadını koruyor. Köln'de avukat ve ATDB'nin "Kadın Hakları Bölümü" başkanı...
Zuhal Turan Hanım, bilgisayar mühendisi, ATDB'nin "Üniversiteliler ve Akademisyenler Bölümü" başkanı. Kendisiyle tanıştım. Çok sempatik, güler yüzlü, uzun boylu, güzel, genç bir bayan ve türbanlı!..
Dışarıdaki kalabalık da öyle; başı açık veya türbanlı olmak Türkleri bölecek bir sorun olarak görülmüyor. Devlet de musallat olmuyor.
Liberal toplumun insanları!
Liberal devlet...
***
BANDO sesi duyuyoruz, dışarıdan geliyor. Başbakan "İstiklal Marşı mı?" diye soruyor.
- Hayır, Alman milli marşı.
Başbakan odanın içinde ayağa kalktı, saygı duruşuna geçti. Sonra İstiklal Marşı, saygı duruşu ve sesli söyleyiş.
Başbakan takdim ediliyor, dışarı çıkıp kürsüde konuşmaya başlıyor.
Ne tür mesajlar verecek diye dikkat ediyorum. İşte Başbakan Erdoğan'ın altını çizdiğim sözleri:
- Asimile olmayın, entegre olun. Alman toplumuna katılın. Değerlerimizi kaybederiz diye korkmayın. Entegre olursanız daha saygın olursunuz, değerlerinizi daha iyi korursunuz...
Avrupa'daki Türklere haklı bir uyarı:
- Bugüne kadar ideolojik çekişmeler yüzünden Türk toplumunun enerjisi harcandı. İdeolojik yaklaşımları bırakıp sorunlarınızı çözmeye, Alman toplumunda saygın olmaya çalışın. Bulunduğunuz ülkenin itibarlı vatandaşları olun.
Erdoğan, artık kapalı toplum çağında değil, küreselleşme çağında yaşadığımızı, "Avrupalı Türkler" diye, Avrupa'ya entegre olmuş bir gücün oluşmasını ve bunun Türkiye ile Avrupa arasında köprü olmasını istedi.
***
BAŞBAKAN bir noktada çok haklı. Eskiden bazı partiler Avrupa'daki işçi Türkleri para kaynağı ve seçim makinesi olarak gördü, taraftarlarına böyle bir hedef gösterdi.
Buna göre ideolojik 'cihaz'lar oluşturuldu.
Şimdi Avrupa'daki Türkler için Başbakan iyi bir hedef verdi, ATDB de iyi bir örgütlenme...
AKP'nin, "Bulunduğunuz ülkede yükselin, sadık vatandaş olarak itibar kazanın, başarılı olun ve Türkiye ile köprü oluşturun, Türkiye'ye böyle destek olun" mesajı vermesini çok olumlu buluyorum.
Avrupa'da yaşadığı ülkeye entegre ve Türk kültürüne sahip bir "Türk burjuvazisi" gelişiyor, çok güzel...
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|