Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Kasım 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ankara, Azeri muhalefetine sırtını döndü


Bu yazı yazıldığında Azerbaycan "seçkileri" devam ediyordu. Ancak, sandıktan bir sürpriz çıkması beklenmiyor, Devlet Başkanı İlham Aliyev'in Yeni Azerbaycan Partisi'nin kazanmasına kesin gözüyle bakılıyordu.
YAP'ın önde gelenlerine bakılacak olursa, bu zafer "hakkıyla alınmış" olacak. Zira muhalefet halka istikrarsızlıktan başka bir şey vaat etmiyordu. Aksine, Ukrayna ve Gürcistan misallerinden söz ederek, "rejim düşmanlığı" yapıp, "kışkırtıcı" bir tutum sergiliyordu. Yaşam standardı günden güne artan sokaktaki Azeri ise bunu istemiyordu.
Bu elbette ki, demokratik bir perspektiften bakıldığında, fazla "klinik" bir yaklaşım. Öte yandan bunun, "Azatlık Bloku" adı altında birleşen muhalefetin görüşü olmadığı da kesin. Azeri muhalefetine göre bu seçimlere "demokratik" demek mümkün değil.
Zira, ne doğru dürüst miting yapmalarına izin verildi, ne de resmi kanallara çıkıp siyasi platformlarını adam gibi anlatmalarına fırsat tanındı. Bu arada, muhalefet liderlerine karşı, "eşcinsellik" iddiaları dahil olmak üzere, her türlü suçlamayı içeren karalama kampanyaları yürütüldü.

Seçimlerden 2 sonuç
Bağımsız gözlemciler de bunun büyük ölçüde doğru olduğunu belirtiyorlar. Uzun lafın kısası, Azerbaycan'da yapılan seçimlerden aslında bir değil iki beklenen sonucun çıktığını bir öngörü olarak söyleyebiliriz. Bunlarda birincisi, İlham Aliyev ve onun arkasında duranlar açısından "mutlak bir zafer" ise, diğeri, aralarında Türklerin de bulunduğu, uluslararası gözlemcilerin Azerbaycan'a demokrasi açısından tekrar "kırık not" verecek olmalarıdır.
İşte bu durum Türkiye'yi tekrar çok ince bir çizgi üzerinde yürümek zorunda bırakıyor. Zira, bu kardeş ülkede demokrasiden yana fazla ağırlık koyacak olursa o zaman Aliyev rejimine daha mesafeli durması gerekiyor. Bu ise iki ülke arasında kurulmuş olan bir düzenin, aynen Elçibey yönetiminden Aliyev yönetimine geçişte olduğu gibi, yeniden kurulmasını gerektirebilir.

Türkiye'ye kırgınlık
Bakü-Ceyhan'ın devreye girmesiyle artan stratejik ortak çıkar ise bu tür değişikliklere bu aşamada fazla el vermiyor. Bu durumda Türkiye'ye sadece "dostane telkinlerde" bulunmak kalıyor. Başbakan Erdoğan'ın birkaç ay önce Bakü'ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı gibi. Ancak, Ankara'nın, bu telkinlerinin "düşük yoğunluklu" olmasına dikkat ettiği de ortada.
Azeri muhalefeti işte bundan dolayı Türkiye'ye kırgın. Müsavat Partisi ve Halk Cephesi gibi partilerden oluşan "Azatlık Bloku"nun -aslında bizdeki milliyetçilerin pek de hoşuna gidecek bir blok oluşmasına rağmen- Türkiye'den istediği desteği alamaması bu cephedeki siyasetçiler arasında derin hayal kırıklığı yaratmış durumda.

Soros'u tercih ederler
Türkiye'nin, bir ucunda demokrasinin gerekleri, diğer ucundaysa -göreli de olsa istikrarı koruma gereğinin olduğu benzeri çelişkileri "Türki Cumhuriyetleri"nin çoğu ile yaşayacağı de kesin. Bunu daha şimdiden Özbekistan ile ilişkilerde görüyoruz.
Ankara'nın bu denklemde tercihini hangi taraftan yana kullanacağı ise aşikâr. Müsavat Partisi'nin lideri İsa Gamber işte bu yüzden Türkiye'yi demokrasi adına "pasif kalmakla" suçluyor. Bu durumda Azeri muhalefetinin gelecekte Türkiye'den çok George Soros'u tercih etmesi halinde kimsenin şaşmaması lazım.
Zira demokrasi ve insan hakları adında Türkiye'den bekledikleri desteği alamadıkları ortada.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'da AKP
AVRUPA Türk Demokratlar Birliği, belli ki AKP...
Çetin ALTAN
Osmanlıcanın özel sektörü
Bugün Türkiye'de özel sektör etlenip kemiklen...
Yasemin CONGAR
Atlantik aşırı işkence
AB, "Kopenhag kriterleri elden gitti mi" tela...
Semih İDİZ
Ankara, Azeri muhalefetine sırtını döndü
Bu yazı yazıldığında Azerbaycan "seçkileri" d...
Faik ÖZTRAK
Uluslararası piyasaların beklentileri üzerinde yüzen bütçe
Türkiye son beş yıldır kamu kesiminde GSMH'ni...
Yaman TÖRÜNER
Bir örnek olay
Türkiye'nin en detaylı iç hizmet davranış tal...
Osman ULAGAY
Lider / kriz (2) Chirac ve radikaller
Beş yıl önce şaibeli bir seçimle ABD Başkanı ...
Güngör URAS
Fiyatlardaki balonun nedeni 'paradan kaçış'
Birisi çıksa da, "Türkiye'de özelleştirilen K...

© 2005 Milliyet