Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Kasım 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Deprem, bilişim ve kentleşme

Görüş / Engin Önen

Depremler karşısında İzmir'in iyi bir sınav verdiğini ifade edenler oldu. Bu başarı, önemli ölçüde can ve mal kaybı yaşanmamasına bağlandı.
Oysaki İzmirliler büyük bir panik yaşadı.
Trafik ve haberleşme felç oldu. Yaralı, yıkım ve yangın olmaması büyük bir şanstı.
Daha büyük bir deprem olacağı söylentisi, sokaklara dökülmemize neden oldu.
Parklar ve boş alanlar İzmirlilerin akınına uğradı.
* * *
Bilim adamlarının açıklamaları da sorunluydu.
Çoğunun açıklaması, sağduyu bilgimizle sahip olduğumuz öngörüleri dile getiriyordu:
"Paniğe gerek yok ama tedbiri elden bırakmayın."
Öte yandan birbiriyle çelişkili ifadeler kafaları hepten karıştırıyordu.
Çoğunluğuna göre, İzmir'deki fayların yapısı daha büyük deprem üretmeyecek nitelikteydi.
Bazıları, bunu iddia etmenin mümkün olmadığı görüşündeydi.
Daha önce, 7 büyüklüğünde depremler üretmişti, bugün de üretebilirdi.
Bilim adamları arasında, birbirlerini suçlamaya varan tartışmaların da deprem korkumuza katkısının olduğu muhakkak.
* * *
Deprem korkumuzu, paniğe dönüştüren diğer bir faktör, kentleşme tarzımız.
Hızla büyüyen kentlerimizdeki yapılaşma, planlama ve denetimden bir hayli uzak kaldı.
Yoğun göçün neden olduğu konut ihtiyacını karşılamak için devlet ve yerel yönetimlerin de bu denetimsiz yapılaşmayı hoş gördüğünü söyleyebiliriz.
Çok katlılaşma/apartmanlaşma serüvenimizin hızlı ve özensiz gelişiminde rant elde etmenin payı küçümsenemez.
Ne kent estetiği ne yumuşak zemin, önemli olan daha çok daire ve işyeriydi.
Ancak doğanın deprem aracılığıyla yaptığı uyarılar karşısında, çadırlara, parklara ve yazlıklara yöneldik. Çeşme'ye, Seferihisar'a, Karaburun'a... Tam da fayların bulunduğu yerlere akın akın niçin gittik?
Tek katlı veya dubleks evler daha güvenli geliyordu da ondan.
* * *
Deprem gibi bir doğa olayı karşısında korkmamız olağan bir durum.
Ama korkumuzun paniğe dönüşmesinde rol oynayan faktörler, doğayı yenmeye yönelik bilim ve kentleşme anlayışımızı gözden geçirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
İyice azıttılar
Deprem, bilişim ve kentleşme
Kuşadası kurtulur mu?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet