|
 |
|
|
Bizim çocuk biraz genç irisi oldu... Maşallah!
igursoy@milliyet.com.tr
Batu akıllılık edip anne-babasını pas geçti, daha büyük akrabalardan "uzun boy geni" aldı. Sınıfta arka sıraya oturma ihtimali dışında bir sorun yok
Batu doğduğunda en çok duyduğumuz sözlerden biri de "maşallah"tı. Ben önce bunu, şöhreti yedi düvele yayılan o güzelliği için söylediklerini zannettim. Ama mal da ortadaydı yani. Sağlıklı düşünebilen her insan fark eder ki, yeni doğan hiçbir bebek doyumsuz güzellikte değildir. Buruş buruştur, gözleri kapalıdır vs.
Sonra baktım ki bu "maşallah"lar, Batu'nun boyu ve kilosunu duyduktan sonra artıyor. Bu çocuk 54 cm. boyunda ve 3,8 kg. ağırlığında doğdu (maşallah!). Ne kadar fark edecekti bilmiyorum ama, normal doğum tarihinden bir hafta önce sezaryenle alındığını düşünürsek iyi geliştiğini söyleyebiliriz (maşallah!).
Mühim olan oranlı büyümek
O günden beri de istikrarlı biçimde uzamaya ve kilo almaya devam etti. Her doktor kontrolünden iki-üç gün önce biraz daha ağırlaştığını, kucağa almanın biraz daha zorlaştığını fark ediyorduk zaten. Sonra muayenehanede ölçüldüğünde üç kilo daha aldığı çıkıyordu ortaya (maşallah!).
Bu ölçümlerde doktor hep aynı şeyi söyledi: Kaç kilo aldığı, boyunun ne kadar uzadığı önemli elbette. Ama bunların orantılı biçimde ilerlemesi de aynı derecede önemli. Yani sağlıklı biçimde kilo alıyor ama boyu uzamıyorsa o zaman obezite tehlikesi çıkıyor ortaya. Bizim oğlanın artışları hep standart ölçüler içinde çıkıyordu (maşallah!).
Bu arada Batu henüz 1,5 aylıkken üç aylıkların kıyafetlerini "taşıyor"du. Doktor da iri bir bebek olabileceğinden söz etmişti zaten. Beden ölçüleri, kendinden 1-1,5 ay önde gidiyordu. Doktor üç aylıktan itibaren şöyle bir ölçüm yapılacağını söyledi: Bebeğin boyu, kilosu ve baş çevresi hesaplanıyor ve o yaştaki 100 çocuktan kaçını geçtiği öğreniliyordu. Oran meselesi burada da çok önemli. Örneğin, bebeğin boyu 100 kişide 90'ı geçiyor ama baş çevresi 100 kişide 60'ı geride bırakıyorsa; bu bir anormallik göstergesi.
Neyse, bizim tahminleri istatistik bilimi de destekledi ve Batu üç ayını doldurmuş 100 bebek içinde boyda ve kiloda 97, baş çevresinde 95'ini geride bırakmıştı. Tersten söylersek, en heybetli yüzde 5'in içindeydi. Genç irisi!
Böyle durumlarda ne olur? Anneye ya da babaya bakılır, hangisi uzun boylu ise "Sana çekmiş" denir. Bizim kibar doktorumuz Erhan Ateş ise bize baktı ve şöyle dedi: "Ailede uzun birileri var mı?"
Var doktor var, sen haklı olarak bizi beğenemedin ama var. Dedelerin, dayıların, amcaların boyu Türk standartlarının üzerinde. Biz huyu huyuma, boyu boyuma diyerek birbirimizi bulmuşuz ama çocuk neyse ki bizi pas geçip onlara çekmiş.
"Seneye uzayacaksın"
Doktor "Belki anne sütü yaramış olabilir" diyerek bir pay koydu ama ben bunu görmezden gelip oğlumun uzun boylu biri olacağı fikrinden hareket etmek istiyorum. Anne-babalar kendi beceremedikleri şeyleri çocuklarından beklermiş ya, aynen öyle. Ben öğrencilik hayatımın tamamını sınıfın en kısa iki-üç adamından biri olarak geçirdim. Bu elbette canımı sıkardı, annem ve babam da okula bir yaş erken gitmemi fırsat bilerek yıllarca aynı bahaneyi sürdüler önüme: "Oğlum, sen onlardan bir yaş küçük olduğun için küçük görünüyorsun. Seneye aynı boyda olacaksınız." Ben de yıllar boyu inandım tabii. Ta ki üniversitede "Seneye uzayacağım" lafının ne kadar komik kaçtığını fark edene kadar.
Özetle, Batu uzun boylu biri olursa çok sevineceğim. Ama tabii her hayırda bir şer bulma yeteneğimden sual olunmaz! Şimdiden endişeleniyorum: Uzun boylu olursa sınıfta arka sıralara oturur, öğretmeni dinlemez, derslerinde başarısız olur falan filan... Galiba ben de bir maşallah hak ediyorum!
Oysa biz cüce olacak diye korkmuştuk
Batu'nun uzun boylu olması bana bir şey hatırlattı. Karım Begüm hamileliğinin bir döneminde "Bir Çocuk Bekliyorum" kitabında "Artık karnınızdaki bebek 20 cm. boyundadır" diye bir cümle okudu. Gidip iki gün önce çekilmiş ultrasonun kağıdını aldı. Orada boy hanesinin karşısında 10 cm. yazıyordu. Yıkıldık! Doktora hiçbir şey sormadan karar verdik ki bu çocuk ya içeride öldü ya da cüce. Ben kendimce hesaplamalarla çocuğu cücelikten çıkardım, "çok kısa boylu" kategorisine sokup ikimizi de rahatlatmaya çalıştım ama...
10 gün sonra rutin kontrolde doktora bu aşırı bilimsel hesabımızı anlattık. Dr. Nuri Delikara duyduklarına inanamadı tabii. Sonra bu ölçümlerin kafa hizasından kuyruk sokumuna kadar yapıldığını, bebek içeride neredeyse ikiye katlı (ayaklar kafaya yapışık) vaziyette durduğu için tam bir ölçüm yapmanın imkansız olduğunu ama kabaca ultrasonun iki katı kabul edilebileceğini söyledi. Yani çocuk normaldi.
Dedi ki "Madem bu kadar endişelendiniz, beni neden aramadınız?" Ben de "Bizi deli çiftlerden biri sanmayın diye" diye yanıtladım.
Evet, çocukta gelişim bozukluğu olduğunu düşünüp doktoru aramamak çok akıllıcaydı gerçekten.
|
|
|

|