|
 |
|
|
Gazi'nin ağladığı şarkı
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Dünya, "ulus devlet ve küreselleşme" çığlıkları arasında sıkışıp kalmış ve ne yapacağını bilmez vaziyetteyken yeni tanımı, Fransız filozofu Jean Baudrillard, Der Spiegel'de yayınlanan bir söyleşide şöyle ortaya koyuyor: "Evrensel ile küresel arasında radikal bir ayrım yapmamız gerekir. Aydınlanmanın tarif ettiği evrensel değerler aşkın bir ideali simgeler. Benliği, özgürlüğü ile yüzleştirir. Bu sürekli bir görev ve sorumluluk demektir. Basit bir hak değil. Küresel olanda bu tamamen eksik, o total ticaretin ve alışverişin işlerlik kazandığı bir sistemi dayatmakta."
* * *
Öyle anlaşılıyor ki dünyalılar, yakın zamanda, evrensellik tanımını yeniden yapmak mecburiyetinde kalacaklar. Oysa sahip çıkılırsa, bizim tanımımız yerli yerinde durmaktadır. O tanım, "Atatürk'ün evrensellik tanımı"dır. Atatürk'ün evrenselliğini bilimsel olarak değerlendirebilmenin yöntemi ise Ahmet Taner Kışlalı'nın işaret ettiği gibi, her zaman bütün basitliği ile önümüzde olacak. Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Neler yaptı? Sonuç ne oldu? Bu sorulara dürüstçe vereceğimiz cevaplar, bizi her zaman doğru tanıma ulaştıracaktır. Ama ihtimal bu hesaplaşmadan, bizler başı önde ayrılacağız! Çünkü O'nu her anışımızda, evrensel kalmak için devinen ve hep kendini aşmaya yatkın bir fikriyatı olduğunu fark etsek de, bir türlü ayak uyduramıyoruz.
* * *
Yarın 10 Kasım efendim... Radyolar, "Atatürk'ün sevdiği şarkılar"ı çalacaklar yine... Yine mangallarımız külsüz kalacak. Bu yıl Ata'yı anarken, biraz daha doğal olmayı teklif ediyorum. Belki biraz can acıtan bir özeleştiri, bizi biraz olsun kendimize getirir.
Rahmetli Atatürk'ün, cephede zaman zaman Mehmetçiğe, genç hizmetkarlara, hatta çevresinde kendisini yakın hissettiği gençlere, "Çocuk" diye seslendiğini biliyoruz. Başı önde bir Cumhuriyet çocuğunun yazdığı bir şiir geçti elime; içinde herkese yetecek kadar mesaj var;
"Çocuk..."
* * *
Kavlimiz böyle değildi çocuk/Benim adıma destanlar söylediniz/Kah sarışın bir kurda benzediğim dillendi/Kah hudutsuz mai umman olduğum.../Mayadağ'dan Vardar Ovası'na/Kocatepe'den Afyon Ovası'na taşıdınız beni/Gayrı yoruldum...
Kavlimiz böyle değildi çocuk!/Kasımlarda o kasımlarda.../Yeterdi kasımpatı sadeliğinde hüzünler/Üzmezdi beni göz yaşlarınız/Başlarınız dik kalabilseydi kasımlarda...
Kavlimiz böyle değildi çocuk.../Yükselecektin; Yerin bu yer değildi!/Hani sen istikbalin evladı olacaktın?/Dumanlı bir dağbaşı, Akan bir gümüş dere bırakmıştım/Kim derdi ki bıraktığım yerde kalacaktın?
Kavlimiz böyle değildi çocuk!/"Beni hazırlayınız..." derken/Şiirle değil, şuurla demiştim/Nafile anılmak değil, anlaşılmak istemiştim...
Sen yine radyoyu aç bu gece/Sevdiğim şarkılar çalar muhakkak,
Sustum ve senelerce/Belli etmeden kimselere...
Bir şarkı için ağladım sadece/Bu günleri de gösterdiniz ya bana
"Mani oluyor halimi takrire hicabım..."
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|