Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Kasım 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu nasıl yorum?


Başbakan Erdoğan, Avrupa'daki karışıklıkları yorumlarken diyor ki:
- Türkiye AB'de yer alırsa medeniyetler ittifakı sağlanır. Yer almazsa medeniyetler arasındaki çatışmalar süreceği gibi AB bir Hıristiyan kulübü olur.
Başbakan'ın bu sözleri çarpıcı ve sarsıcı...
Bir kere Türkiye'yi Avrupa medeniyetinin dışına taşıyor. Böylece Türkiye'nin Avrupa'ya ait olmadığını söyleyenleri haklı çıkarıyor. Türkiye'nin ana kimliğini laiklikten Müslümanlığa kaydırıyor. Müslüman kimlikten ürken Avrupalıları biraz daha ürkütüyor.
Şu söze dikkat buyurun: "Bizi alırsanız Medeniyetler Uzlaşması olur, almazsanız Medeniyetler Çatışması olur."
Bu sözler Türkiye'yi Avrupa'daki isyan hareketinde rolü varmış gibi bir konuma sokuyor. Çatışma yaratanlar safında gösteriyor.
Bizi almazsanız işte böyle yakılır yıkılırsınız, diyor. Sanki Fransa'yı birbirine katanlar Türkiye'nin üyeliği için ayaklanmış... Ya da Türkiye onlara dur derse duracaklarmış gibi... Türkiye'nin Müslüman dünya üzerinde bir ağırlığı olmadığını sanki Avrupa bilmiyor.
Son bir soru: Müslümanlığı Avrupa'ya karşı koz olarak kullanacağını açıkça bildiren, kendi ülkesinde laik cumhuriyete bayrak açmış, yarın Avrupa'da da laikliğe bayrak açacağı belli bir siyasi lideri Avrupa kabul eder mi?

Günün sözü
Beni Türk hakemlerine emanet ediniz...
Aziz Yıldırım

Mevlide çağrı
Mevlithanlar Cemiyeti Başkanı Halil Akınç, gönderdiği notta diyor ki:
"10 yıldır cemiyetin başkanıyım. Her yıl Ulu Önder Atatürk'ün ruhuna ithafen mevlit düzenler, basına haber veririm. Bu mevlidi icra etmek üzere en az 10 seçkin hoca görevlendiririm. Buna rağmen koskoca camiye 10 kişiyi toplayamamaktayız. 10 Kasım 2005 Perşembe günü Şişli Camii'nde saat 12.30'da başlayacak olan mevlide Ulu Önder'e yakışır bir cemaat bekliyoruz."

Birleşik Arap Emirlikleri Prensi El Nahyan, "Türkiye'de fırsatları değerlendireceğiz" demiş.
Hükümet topu "al da at" diye önlerine uzatıyor, değerlendiremezlerse ayıp...

FUTBOL Vizyon'un 'torpilli' yorumcusu Orhan Yılmaz'ın, Bülent Arınç'ın torpiliyle o göreve indirildiği söylentisini yazmıştık dün. Meclis'ten yapılan açıklamada, Arınç ve eşinin Orhan Yılmaz'la akrabalığının ve aracılığının olmadığı bildirildi... O zaman? Bu futbol yorumcusu TRT'ye kimin paraşütüyle indi? TRT Genel Müdürü açıklar mı?


SİVAS Valiliği'nin internet sitesinde "Sivas'ın yetiştirdiği değerli kişiler" sayfasında Âşık Veysel ve Pir Sultan Abdal'a yer verilmediğini yazmıştık. Valilik gönderdiği açıklamada, her iki ismin "Âşıklar Şehri Sivas" ve "Anadolu'nun Gönül Gözü" başlıklı sayfalarda anıldığını bildiriyor, ancak eleştirimizin dikkate alınacağını da ekliyor...

"Örnek Vaka"
DSP'nin kuruluş yıllarında Ecevit ekibi içinde yer alan Haluk Özdalga, piyasaya çıkan "Kötü Yönetilen Türkiye - Örnek Vaka DSP" (Kitap Yayınevi) adlı kitabında ülkemizdeki parti içi demokrasi sefaletinden örnekler veriyor... Özdalga, Bülent Ecevit'e bir gün Prof. Asaf Savaş Akat'tan yararlanmayı önerir. Ecevit'in yanıtı şöyledir:
- Biliyorsunuz, Asaf Bey eskiden, demokratik solun daha solundaki gruplarla ilişki içindeydi. Bu çevrelerden dostları var. Şimdi kendisi tam anlamıyla sosyal demokrat olduğunu, sosyal demokrasiyi benimsediğini söylüyor. Ben buna inanıyorum. Ama eski dostluk ilişkileri var. Kendisi hiç istemese bile eski dostları bu ilişkilerden yararlanarak DSP'ye sızabilir. Onun için Asaf Bey'in bir süre siyasal sorumluluk almaması gerekiyor.
Haluk Özdalga bir süre sonra aynı konuyu Rahşan Ecevit'e açar. Onun yanıtı:
- Kuruluş çalışmalarının başlarında Bülent, Asaf Bey'e siyasi görevler verdi. Örgütlenme çalışmaları için birkaç ile gitti. Gittiği yerlerde toplantılar düzenleyip konuşmalar yapmış. Bir süre sonra bizim Oran şehrindeki eve mektuplar gelmeye başladı. Biz Asaf Hoca'yı çok sevdik, işte onun gibi siyasetçiler, yeni dönemde onun gibi liderler istiyoruz diye. Bunun üzerine Bülent de onu dışarıda tutmaya karar verdi...
Maalesef bu manzara sadece DSP' ye değil, tüm partilere mahsustur...

Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, çocuk döven kadınla sokakta kavga etmiş.
Aileden değil, şiddetten sorumlu sanki...
Haldun Ertem

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Varoşların isyanı ve türban
FRANSIZ İhtilali'nin üç sloganı: Özgürlük, Eş...
Çetin ALTAN
Bize ne, size ne, onlara ne...
Bayram tatilinin salaksal eziyetli ve sık sık...
Melih AŞIK
Bu nasıl yorum?
Başbakan Erdoğan, Avrupa'daki karışıklıkları ...
Fikret BİLA
Çubukçu: Telefonum 24 saat açık
Bayram süresince yakın takibe alınan bakanlar...
Hasan CEMAL
Birleşmek ama neye karşı?..
Dünya artık yuvarlak değil, düz! Baş döndürüc...
Güneri CIVAOĞLU
O gece
İstanbul'da yükselen kulelerden birinin 33. k...
Abbas GÜÇLÜ
AB için inek, öğrenciden önemli mi?
Ekonomi sayfalarımızda, Türk tarımının AB'ye ...
Hurşit GÜNEŞ
Paris'te ne oldu?
Önceki hafta Paris'in banliyölerinde 1960'lı ...
Nail GÜRELİ
İdeoloji
Muhataplarına adam diyen adam üniversitelere ...
Sami KOHEN
Hasta Fransa...
Ne türban meselesi ile ilişkilendirilecek kad...
Meral TAMER
AB'ye uyumda turizmi öne alsak...
Okurum Erol Ayvaz, turisti Türkiye'ye gelmekt...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü ayaklanacak!
Yüzlerini göstermeyen gölgeler Paris'in getto...
Osman ULAGAY
Fransa'daki patlama ve Chirac'ın dramı
Fransa'da hükümeti 50 yıl önce çıkarılmış bir...
Güngör URAS
2006'da da 'Böyle gelmiş böyle gider' bütçesi
Bir yıl içinde üretilen mal ve hizmetlerin pa...
M. Ali BİRAND
Hadi artık, harekete geçmenin tam zamanı
Dünkü yazımda, Avrupa Birliği ile ilgili olar...

© 2005 Milliyet