Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Kasım 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'ye uyumda turizmi öne alsak...

Kapalıçarşı gibi, turist için ülkemizin simgesi haline gelmiş bir yerde, esnafın Türkiye'nin imajına zarar vermesine neden izin verilir?


Okurum Erol Ayvaz, turisti Türkiye'ye gelmekten caydıran hususlardan kurtulmanın yolunu, AB ile uyum yasalarında görüyor:
"Türkiye'de başınızı dinlemek için tatile çıktığınızda sizi sinirlendiren sadece hanutçular değil. En başta, kaldığınız otelin yakınındaki diskolar, otel müşterisini uyutmuyor.
Turizm polisinin muhakkak derlenip toparlanması lazım. Fakat tam da AB ile müzakerelerin başladığı bu dönemde, belki turizm maddesi öne alınabilir ve AB ile mevzuata uyum çerçevesinde Türkiye'deki kanunlarda değişikliğe gidilebilir. Yunanistan, İtalya veya İspanya'daki esnafın bizim esnaftan pek farkı olduğunu sanmıyorum, fakat adamlar turisti rahatsız etmezler."
Amerika'dan gelen aşağıdaki 2 okur mektubuyla birlikte Başbakan Erdoğan'ın dikkatine sunarız.

ABD'de kurallar konur ve uygulanır
Bu tür olaylara tahammül edemeyip katil olmamak için yıllar önce Amerika'ya yerleştim. Burada insanlara uymaları için kurallar konur ve bunun uygulanıp uygulanmaması siyasi iradenin inisiyatifine bırakılmaz.
Şikâyetinizden 1 dakika sonra nereden çıkıp geldiğini anlayamadığınız bir polis gelir ve adamı tutuklayıp ertesi günkü mahkemede savcının önüne çıkartır. Savcı adama, ilk seferinde affetmesinin koşullarını ve tekrar karşısına gelmesi halindeki cezasını söyler ve gönderir. Bu olay kayıtlara geçmiştir ve plaka numarası gibi herkesin kimlik numarası da olduğundan ABD'nin neresine giderse gitsin bilgisayardan görünecektir.
Dolayısıyla çözüm, "Yapanın yanına kâr kalır" imajını ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin yapılmasından ve sıkı denetimden geçmektedir.
Uğur Soylu / AMERİKA

Kapalıçarşı, Türk imajını zedeliyor
Lütfen bir turist hanıma ya da 3 - 5 kişilik bir turist grubuna ricada bulunun ve birlikte Kapalıçarşı - Sultanahmet civarında, turist gibi gezinin. Duyacaklarınızı şimdiden yazayım ki, sinirleriniz bozulmasın. (Müsait olmayanları yazmıyorum)
Geçen yıl Amerikalı eşim ve 2 Japon dostumla gezerken duyduklarım:
  • Bir esnaf diğer esnafa: "Abi bunlar faredir fareee" (Mal almadan gezen demek istiyor)
  • Bir esnaf malı pazarlık yaparak sattıktan sonra, Japon müşterinin suratına "Sen 10 bin Yeni para mı sanıyorsun?" diye bağırıyor.
  • Bir başkası, "Madem mal almayacaksın, niye dükkânıma bakıyorsun" diyor.

  • Sonunda iyi ki dostlarım ve eşim Türkçe bilmiyor dedim.
    Turizm geliri artmıyor diye konuşmakla bu iş olmaz. Türkiye'nin elindeki bu tarihi miras başka bir ülkede olsa neler yapmaz?
    Kapalıçarşı gibi İstanbul'a gelen her turistin mutlaka gittiği, ülkenin neredeyse sembolü olmuş bir yerde, Türkiye'nin imajına zarar verenlerin esnaflık yapmalarına nasıl izin veriliyor diye düşündüğüm bile oluyor bazen.
    Umarım, ses getirinceye kadar bu yazı dizinizin peşini bırakmazsınız. Bu da ülkemiz için yapılabilecek en iyi hizmetiniz olur. Bu önemli konuyu sizin dikkatinize getirdiği için Sami Kohen'e teşekkür ediyorum.
    Kaan Taşkıran / AMERİKA

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Varoşların isyanı ve türban
    FRANSIZ İhtilali'nin üç sloganı: Özgürlük, Eş...
    Çetin ALTAN
    Bize ne, size ne, onlara ne...
    Bayram tatilinin salaksal eziyetli ve sık sık...
    Melih AŞIK
    Bu nasıl yorum?
    Başbakan Erdoğan, Avrupa'daki karışıklıkları ...
    Fikret BİLA
    Çubukçu: Telefonum 24 saat açık
    Bayram süresince yakın takibe alınan bakanlar...
    Hasan CEMAL
    Birleşmek ama neye karşı?..
    Dünya artık yuvarlak değil, düz! Baş döndürüc...
    Güneri CIVAOĞLU
    O gece
    İstanbul'da yükselen kulelerden birinin 33. k...
    Abbas GÜÇLÜ
    AB için inek, öğrenciden önemli mi?
    Ekonomi sayfalarımızda, Türk tarımının AB'ye ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Paris'te ne oldu?
    Önceki hafta Paris'in banliyölerinde 1960'lı ...
    Nail GÜRELİ
    İdeoloji
    Muhataplarına adam diyen adam üniversitelere ...
    Sami KOHEN
    Hasta Fransa...
    Ne türban meselesi ile ilişkilendirilecek kad...
    Meral TAMER
    AB'ye uyumda turizmi öne alsak...
    Okurum Erol Ayvaz, turisti Türkiye'ye gelmekt...
    Ece TEMELKURAN
    Yeryüzü ayaklanacak!
    Yüzlerini göstermeyen gölgeler Paris'in getto...
    Osman ULAGAY
    Fransa'daki patlama ve Chirac'ın dramı
    Fransa'da hükümeti 50 yıl önce çıkarılmış bir...
    Güngör URAS
    2006'da da 'Böyle gelmiş böyle gider' bütçesi
    Bir yıl içinde üretilen mal ve hizmetlerin pa...
    M. Ali BİRAND
    Hadi artık, harekete geçmenin tam zamanı
    Dünkü yazımda, Avrupa Birliği ile ilgili olar...

    © 2005 Milliyet