Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Kasım 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Atatürk'ü okumak - 2
Atatürk ve dönemler


PROF. Cemil Koçak saygın bir tarihçimizdir. Çankaya arşivinde çalıştı, birçok belgeye ulaştı. Mesela, Atatürk'ün isteğiyle Selanik'te yapılan araştırmalarda, Osmanlı tapu ve vergi sicillerinde "Ahmed oğlu Ali Rıza" ile "Feyzullah kızı Zübeyde"nin mülkiyet kayıtlarına dair yazışmaları buldu.
Atatürk'ün ailesi hakkındaki iğrenç iftiraların sahteliğini kanıtlayan bir çok belgeden biri...
Prof. Koçak, Atatürk'ün, 27 Eylül 1932'de Amerikan Genelkurmay Başkanı MacArthur'la yaptığı görüşmenin tutanağını da arşivde buldu. Burada Atatürk, "önümüzdeki on yılda cihanşümul bir harbin hemen hemen imkânsız olduğunu" söylüyor. (1)
Halbuki resmi yayınlarda Atatürk'ün, Mac Arthur'a, İkinci Cihan Harbi'nin çıkacağını söylediği yazılıdır. (2)
1932 yılında Avrupa siyaseti çok sıkıntılıdır ama kimse bir genel savaş beklemiyordu. 1939 sonlarında çıkacak savaşı Gazi'nin 1932'de 'kehanet' ettiğini düşünmek hoşumuza gitmişti.

Kurgu ve gerçek
BU şekilde muhayyilemizi işleterek "Atatürkçü ekonomi" bile üretmişizdir! 1920'lerdeki sözlerini alarak Batı karşıtı bir Atatürk yaratmışızdır! Bugün de Avrupa Birliği'ni "Atatürk'ün hedefi" sayıyoruz! 1960'larda ise "Lenin dostu Atatürk" revaçta idi!
Atatürk üç ayrı dönemde ön safta yaşadı: Dünya Savaşı, Milli Mücadele, Tek Parti ve Devrimler... Elbette dönemlerin değişen sorunlarına ve şartlarına göre davrandı.
Bizim için en büyük okul, "tarihsel Atatürk"ü, yani bu muazzam tecrübeyi incelemektir, bir dâhinin değişen şartlar karşısında söylemini ve eylemini nasıl değiştirdiğini, nasıl yön tayin ettiğini, mesela "Serbest Fırka'yı kapatmakla iyi mi ettik?" diye kendi icraatını da zaman zaman nasıl sorguladığını araştırmaktır. (3)
Bu bakış tarzı, bizi "1938'den bugüne" şartların nasıl değiştiğini incelemeye ve "bugünkü muasır medeniyet"i, demokrasi ve piyasa ekonomisinin 1930'lara göre nasıl öne geçtiğini anlamaya götürür, ufkumuzu açar.
Ama Atatürk'ü insanüstü bir "efsane" halinde kurgularsak, 1938'de tarih donar, ondan sonrasını "karşı devrim" sayarız, çağın gerisinde kalırız.

Değişen şartlar
ATATÜRK, parti kapatma konusunda "İyi mi ettik?" diye kendi kararını sorgularken, bugün resmi "İnkılap Tarihi" kitapları hem 1925'te Terakkiperver Fırka'nın, hem 1930'da Serbest Fırka'nın kapatılmakla "iyi edildiğini", bu şekilde "yıkıcı faaliyetlerin önlendiğini" yazıyor! (4)
Evet, Karabekir, Cebesoy, Rauf Bey gibi Milli Mücadele liderlerinin Terakkiperver Fırka'yı kurarak muhalefete geçmelerini Atatürk "Nutuk"ta "hain" gibi ağır, öfkeli sözlerle suçlamıştı. "Nutuk"ta 1925-27 döneminin çok gergin, öfkeli dili hâkimdir.
Ama tarihi orada durmamalı, 'süreç'i izlemelidir. Devam eden süreçte, İnönü bu partiyi kapatmakla hata ettiklerini söylemiştir! (5)
Atatürk de bu silah arkadaşlarıyla barışmak istedi. Cebesoy'u Meclis'e aldı. Karabekir ve Rauf Bey'i davet etti ama görüşmeleri engellendi! Bu barışma ve Milli Mücadele kadrosunu yeniden birleştirme gibi çok insani ve kutsal işlevi İnönü tamamladı!
Bazı fanatikler bunun için İnönü'yü "karşı devrimci" diye suçluyorlar! (6)
Atatürk muazzam bir tecrübe kitabıdır. Onu "dogma" olarak değil, muazzam tecrübesinden dersler çıkarmak, ufkumuzu açmak için okumalıyız.
Onun ve tarihimizin bize bıraktığı iki muhteşem miras, vatanseverlik ve muasır medeniyetçiliktir!
1) Toplumsal Tarih, Kasım 2003.
2) Söylev ve Demeçler, III, sf.133.
3) A. H. Başar, Atatürk'le Üç Ay, sf. 27.
4) Hamza Eroğlu, Türk İnkılap Tarihi, sf. 241-243
5) F. A. Barutçu, Anılar, sf. 285.
5) Çetin Yetkin, Karşı Devrim, sf. 43, vd.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve dönemler
PROF. Cemil Koçak saygın bir tarihçimizdir. Ç...
Çetin ALTAN
Ölümcül bam bumlar ve fırında makarna...
Palmiyeleri, muz ağaçları, bol dökümlü salkım...
Melih AŞIK
Bröve meselesi
Belki olağan bir dönemde böylesine yankı yapm...
Fikret BİLA
'Hakkâri'ye gidecek bir Allah'ın kulu yok mu?'
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, önceki Şemdinl...
Hasan CEMAL
Fransa kendini sorgulamak zorunda!
Fransa, işsizlik açısından yüzde 10'la Avrupa...
Güneri CIVAOĞLU
Gene '5+5'
Cumhurbaşkanı görev süresi için "5+5" formülü...
Abbas GÜÇLÜ
Türbanda son raunt
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Leyla Şahin d...
Hurşit GÜNEŞ
Borçlar silinse ne olur?
Geçen hafta ABD Başkanı Bush Latin Amerika ül...
Sami KOHEN
Herkese 'ev ödevi'
AB Komisyonu'nun yayımladığı İlerleme Raporu ...
Faik ÖZTRAK
2005 yılı cari açık öngörüsü bir ayda aşıldı
İlk dokuz aylık dış denge rakamları dış açığı...
Hasan PULUR
Türban, içki ve Taksim'de cami
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan Paris'teki ayaklanmay...
Derya SAZAK
Şemdinli yanıyor
Hakkâri-Şemdinli, Türkiye'nin üyeliğinin gerç...
Meral TAMER
Gecenin en yakışıklı erkeği Atatürk'tü
Londra'ya gidip de dünyaca ünlü Madame Tussau...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü ayaklanacak! (2)
Bu yazının başlangıcı olan çarşamba yazısını,...
Güngör URAS
İhracat ithalatı artırıyor
İhracat artışı neden önemlidir? Çünkü ihracat...
M. Ali BİRAND
Kızmayı bırakın, gerekeni yapın
Tam tahmin ettiğim gibi oldu.

© 2005 Milliyet