Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Kasım 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ölümcül bam bumlar ve fırında makarna...


Palmiyeleri, muz ağaçları, bol dökümlü salkım söğütleriyle, koskocaman yüzme havuzu da olan ıssız bir otel bahçesi... Masmavi bir gök ve uzaklara doğru uzanıp giden kavaklar, söğütler, çınarlar, günlük ağaçları ve okaliptüsler...
Bahçedeki zakkum demetleriyle palmiyeler arasından, kıyıdaki gölün kırışıksız mavilikleri görünüyor.
Otelin sahibi Alman dostun, İtalya'dan özel getirdiği şarap da enfes...
Kimsecikler yok otelde; sadece servis yapan genç dostlar...
***
Ürdün'dün başkenti Amman'da, intihar bombacılarının peş peşe patlattığı 3 lüks otelde ölenlerin sayısı 57'yi bulmuş; 300'ü aşkın da yaralı...
Onu bunu öldürüp, ortalığa dehşet saçmak hırsıyla intiharı göze almak; nereye varmak için?
Kimi:
- Bu bir İslami cihat, diyor; tüm dünyaya hak dinini kabul ettirmek için...
Kimi:
- Tüm dünyaya İslamın gücünü göstermek için, diyor.
Kimi:
- İslam ve Arap âleminden, ABD ile yandaşlarını ayıklayıp kovmak için, diyor.
***
Bütün bu şiddet eylemlerini kimlerin; hangi çıkarlar uğruna, hangi kaynaklardan finanse ettiğini bilemiyorum...
Bildiğim bu tür eylemleri gördükçe kentlileşmiş ülkelerin, henüz daha köylülüğü aşamamış İslam ülkelerine karşı duyduğu öfkeyle kuşkunun arttığı...
Bir de, aynı tür eylemlerin, modern silah endüstrisine yeni model silah üretmeleri için, gerekçe sağladığı...
***
Cinayetlere harcanan milyarlarca dolar, keşke İslamın da yaşam standardını yükseltmeye harcansa...
Ne var ki, yaşam standardı yükseldikçe, -dinsel görünümlü olsun, olmasın- siyasetçi hegemonyası da azalır. Şeyhlerin, aşiret liderlerinin, mezhep politikacılarının, ne kadar işine gelir ki bu?
***
Köyceğiz'deki komşu otel bahçesi, rahat, huzurlu ve şiirsel...
Bir gün önce oteldeki dostlara, öğle yemeği için fırında makarna rica etmiştim.
Derken AB'nin Türkiye ile ilgili İlerleme Raporu ve Katılım Ortaklığı Belgesi yayımlandı.
Özeti şuydu:
Henüz daha politik yapınızı, "yönetici çıkarları"ndan, "yönetilenlerin çıkarları"na doğru yeterince değiştirememişsiniz...
Özellikle yargı alanında, Hazine'den geçinmeli kesimin ayrıcalığına dikkat çekiliyor ve bürokrasiyle, parlamenterlerin; yani atanmışlarla seçilmişlerin, yargı erkine karşı giyindikleri zırhlar eleştiriliyordu.
***
Fırında makarnanın yapımı, politik tatavaların çok ötesinde gerçekçi bir özen ister.
Önce en kalın türünden bir paket makarna alırsınız... Tuzlu suda bir güzel haşlarsınız makarnaları...
Sonra orta boy bir tepsiyi, şöyle bir yağlarsınız... Hazine'den geçinenlerin birbirlerini yağlamasına benzemeyen bir yağlamadır, fırında makarna tepsisinin yağlanması...
***
Burjuva sınıfı, çeşitli ülkelere bölünmüş de olsa; gerek yaşam düzeyi, gerek zevk ve lezzet ortaklığı açısından, tek bir sınıftır.
Alman burjuvazisi de sever Chopin'le Flaman ressam Brugel'i, Macar burjuvazisi de...
Köylü sınıfı ise,dağıldığı ülkelere göre, değişik özellikler gösterir; ne yaşam düzeyleri, ne de zevkleriyle lezzetleri ortaktır.
***
İslam âlemi, henüz daha köylülüğü aşıp, yeterince kentlileşememiş olduğu için; ayrı bir medeniyetmiş gibi değerlendirilmekte... Yeterince burjuvalaşmış olsa, evrensel burjuvaziyle sanatta da, bilimde de, yaşam lezzet ve zevklerinde de bütünleşiverirdi.
***
Cumhuriyet, emirle burjuvalaştırmaya çalıştı köylü yığınlarını. Sadece Hazine'den geçinmeliler, burjuvalaşmış gibi bir imaj yarattılar...
Oysa tarıma dayalı ekonomik yapı, olanak sağlamıyordu köylü yığınlarının kentlileşmeye başlamasına...
Şimdi Avrupa Birliği, bu yapıyı değiştirme peşinde; evrensel ekonomi de öyle...
***
Makarnalarımız haşlanırken, tepsimizi de yağladıktan sonra; büyükçe bir kapta süt, yumurta, peynir ve birkaç kaşık yağla, bir kaşık da unu, tuz da ekleyerek, kıvama gelinceye dek karıştırıp çalkalarsınız...
***
Vahşi Batı etiketli kovboy filmleri, çok güzel anlatır Amerikalıların da, köylülükten kentliliğe geçişinin kolay olmadığını...
Türkiye'de de "cami" parfümlü siyaset, köylü geleneklerini henüz daha aşamamış yığınlara; "kışla" parfümlü siyaset, bir oranda kentlileşmişlere hitap etmekte...
"İlerici-gerici" türü kavram karışıklığı da, bundan doğmakta...
***
Haşlanmış makarnalarınızı süzüp, yağlanmış tepsinizin içine boca eder ve üstüne de ayrı bir kapta çalkaladığınız sütlü, yumurtalı, peynirli, yağlı, hafif unlu özel iç mayayı dökerek, iyice harmanlarsınız. Arkasından hepsini tuğla kalıbı gibi, şöyle kalınca biçimlendirerek fırına sürersiniz...
***
21. yüzyıl, Türkiye de dahil, dünya köylülüğünün burjuvalaşmaya doğru değişeceği bir yüzyıl...
Enerji kaynaklarıyla,teknolojideki değişimler; evrensel değişimlerin de zembereklerini kuruyor...
Ne yazık ki, her zaman ölmeli öldürmeli ve bir hayli çalkantılı oluyor bu değişimler...
Dileriz Türkiye, daha ılıman yaşar böylesi bir dönüşümü...
***
Makarna fırındayı, bendeniz anlatmaya çalıştım ama; yapıp pişirenler komşu otelin değerli aşçıları Yüksel Hanım'la, Kemal'di...
Gerçekten de enfes olmuştu...
Ve bir kadeh İtalyan şarabı...
Köyceğiz'de her yer sakin, sessiz ve güneşli bir yeşillikte... Çınarlarla günlük ağaçlarının sararıp kızaran sonbahar yaprakları...
***
Pakistan'da depremlerde ölenler, bayramlarda yollarda ölenler, Irak'ta saldırılarda ölenler, Ürdün'de canlı bomba eylemlerinde ölenler...
Uzay çağı, kendini pahalıya ödetiyor köylülüğü aşamamış ülkelere...
***
Enseyi karartmayın, "Yüz Yıl Savaşları" döneminde yaşamak daha mı iyiydi sanki?
Günümüzde hem mercimeği fırına vermek daha kolay, hem de fırında makarna yemek...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve dönemler
PROF. Cemil Koçak saygın bir tarihçimizdir. Ç...
Çetin ALTAN
Ölümcül bam bumlar ve fırında makarna...
Palmiyeleri, muz ağaçları, bol dökümlü salkım...
Melih AŞIK
Bröve meselesi
Belki olağan bir dönemde böylesine yankı yapm...
Fikret BİLA
'Hakkâri'ye gidecek bir Allah'ın kulu yok mu?'
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, önceki Şemdinl...
Hasan CEMAL
Fransa kendini sorgulamak zorunda!
Fransa, işsizlik açısından yüzde 10'la Avrupa...
Güneri CIVAOĞLU
Gene '5+5'
Cumhurbaşkanı görev süresi için "5+5" formülü...
Abbas GÜÇLÜ
Türbanda son raunt
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Leyla Şahin d...
Hurşit GÜNEŞ
Borçlar silinse ne olur?
Geçen hafta ABD Başkanı Bush Latin Amerika ül...
Sami KOHEN
Herkese 'ev ödevi'
AB Komisyonu'nun yayımladığı İlerleme Raporu ...
Faik ÖZTRAK
2005 yılı cari açık öngörüsü bir ayda aşıldı
İlk dokuz aylık dış denge rakamları dış açığı...
Hasan PULUR
Türban, içki ve Taksim'de cami
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan Paris'teki ayaklanmay...
Derya SAZAK
Şemdinli yanıyor
Hakkâri-Şemdinli, Türkiye'nin üyeliğinin gerç...
Meral TAMER
Gecenin en yakışıklı erkeği Atatürk'tü
Londra'ya gidip de dünyaca ünlü Madame Tussau...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü ayaklanacak! (2)
Bu yazının başlangıcı olan çarşamba yazısını,...
Güngör URAS
İhracat ithalatı artırıyor
İhracat artışı neden önemlidir? Çünkü ihracat...
M. Ali BİRAND
Kızmayı bırakın, gerekeni yapın
Tam tahmin ettiğim gibi oldu.

© 2005 Milliyet