Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Kasım 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Borçlar silinse ne olur?


Geçen hafta ABD Başkanı Bush Latin Amerika ülkelerini ziyaret etti. Ancak karşılaştığı durumlar onu pek memnun etmedi. Çünkü beş silahşörler diye bilinen Venezüellalı solcu Chavez'in başını çektiği, Brezilyalı Lula'nın da destek verdiği (Uruguay, Paraguay ve Arjantin'in de katıldığı) blok, ABD önerisini 11'inci yılında da hüsrana uğrattı: Amerika Kıtaları Serbest Ticaret Bölgesi.
Meksika dahil, diğer 29 ülkeye rağmen, beş büyük ülke bu öneriye karşı. Çünkü serbest ticaret bu ülkelerin aleyhine ticaret açıkları doğururken, borçlanma zorunluğu artacak ve daha borçlu ve sorunlu ülke haline gelecekler.
Ancak sadece Türkiye gibi hızlı gelişen ve bunu büyük ölçüde borçlanarak yapan ülkeler sıkıntıda değil. Çok fakir ülkeler de borç batağında. Afrika'nın birçok fakir ülkesi borçtan kımıldayamıyor. Üstelik bu borçlar uluslararası mali piyasalardan değil, bin bir minnet ve ricayla devletlerden elde ediliyor. Şimdi bazı ülkeler (örneğin İngiltere) bunların silinmesini istiyor. Zaten tahsil etmeleri de mümkün değil. Hiç olmazsa ağalık onlarda kalacak.
Borçlar silinse ne olacak? Bu soru önemli. Çünkü işin olumlu tarafı ağırlıklı olsa da, olumsuz tarafları da var. ABD gibi ülkeler bunun moral çöküntü yaratacağını, zaten şimdiye dek verilen borçların zalim ve yolsuzluğa batmış liderlerin İsviçre'deki hesaplarına gittiği kanısında. Kısacası, borçlar silinirse herkes elini yıkamış ve yolsuzlar da köşeyi dönmüş olacak.
Öte yandan, borçlar silinirse bu ülkelerde ekonomik büyüme üzerindeki baskılar kalkmış olacak. Özellikle de faiz ve borç servisi baskısı. Ekonometrik çalışmalar da dış borçların milli gelir içindeki payının yüzde 30-37 sınırını geçtiğinde, büyüme hızlarında gözle görülür düşüşler meydana geldiğini gösteriyor. Kısacası, büyüme modelleri içinde en etkili değişken borçlar.
Yatırım modellerinde de durum net: Borç servisinde yüzde 6'lık bir düzelme, yatırımlarda yüzde 1'lik bir artış sağlıyor. Yani, daha ucuz ve daha uzun vadeli borçlanılabilse ya da borç yükü düşse, servis de kolaylaşacak ve yatırımlar hızlanacak. Bu rakamlar bu yıl yayımlanan (B. Clements, R. Bhattacahrya ve T. Quoc Nguyen: Borçtan kurtuluş fakir ülkelerin büyümesini patlatır mı?) bir araştırmadan.
Geçmişte yapılan bir başka araştırmada ise borç yükü ihracatın yüzde 160'ını ya da milli gelirin yüzde 40'ını geçtiğinde büyümenin düşmeye başladığını gösteriyor. Yani, borcun azalması kadar ihracat da önemli. Beş silahşörlerin ihracatlarını dolaylı olarak olumsuz etkileyecek bir öneriye tepki göstermesi böylelikle daha iyi anlaşılıyor.
Ya Türkiye borçlarını sildirebilir mi? Ne yazık ki bu mümkün değil! Çünkü Türkiye daha zengin bir ülke. Bu tür ülkeler gündeme bile girmiyor. Kaldı ki borcun meblağı çok yüksek. Yani silmek hiç mümkün değil. Nihayet ödemede geciktirme de mümkün değil, çünkü bir daha hiç borç bulunamaz.
Milli gelirin yüzde 6-7'si gibi bir net kamu tasarrufuyla kamu borcu belli bir düzeye çekilebilir. Bush yönetimi de yoksul ülkelere bu tür bir mali disiplin ve serbest ticaret öneriyor. Oysa bu, yoksul kesimin daha da yoksullaşması demek. Çünkü ortaya çıkan dış açıklar borçla karşılanacak, borçlar da tasarruflarla ödenecek.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve dönemler
PROF. Cemil Koçak saygın bir tarihçimizdir. Ç...
Çetin ALTAN
Ölümcül bam bumlar ve fırında makarna...
Palmiyeleri, muz ağaçları, bol dökümlü salkım...
Melih AŞIK
Bröve meselesi
Belki olağan bir dönemde böylesine yankı yapm...
Fikret BİLA
'Hakkâri'ye gidecek bir Allah'ın kulu yok mu?'
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, önceki Şemdinl...
Hasan CEMAL
Fransa kendini sorgulamak zorunda!
Fransa, işsizlik açısından yüzde 10'la Avrupa...
Güneri CIVAOĞLU
Gene '5+5'
Cumhurbaşkanı görev süresi için "5+5" formülü...
Abbas GÜÇLÜ
Türbanda son raunt
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Leyla Şahin d...
Hurşit GÜNEŞ
Borçlar silinse ne olur?
Geçen hafta ABD Başkanı Bush Latin Amerika ül...
Sami KOHEN
Herkese 'ev ödevi'
AB Komisyonu'nun yayımladığı İlerleme Raporu ...
Faik ÖZTRAK
2005 yılı cari açık öngörüsü bir ayda aşıldı
İlk dokuz aylık dış denge rakamları dış açığı...
Hasan PULUR
Türban, içki ve Taksim'de cami
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan Paris'teki ayaklanmay...
Derya SAZAK
Şemdinli yanıyor
Hakkâri-Şemdinli, Türkiye'nin üyeliğinin gerç...
Meral TAMER
Gecenin en yakışıklı erkeği Atatürk'tü
Londra'ya gidip de dünyaca ünlü Madame Tussau...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü ayaklanacak! (2)
Bu yazının başlangıcı olan çarşamba yazısını,...
Güngör URAS
İhracat ithalatı artırıyor
İhracat artışı neden önemlidir? Çünkü ihracat...
M. Ali BİRAND
Kızmayı bırakın, gerekeni yapın
Tam tahmin ettiğim gibi oldu.

© 2005 Milliyet