|
 |
|
|
Ninni albümünü Batu sevdi, biz daha çok sevdik
Batu sakince CD'den ninni dinliyor, ev halkı işine bakıyor. İdeal ürün diye ben buna derim
igursoy@milliyet.com.tr
Birkaç gündür işyerinde yürürken ya da bilgisayar başında vakit öldürürken kendimi şu dizeleri mırıldanırken buluyorum: "Benim annem, güzel annem / Beni al kollarına / Kucağında okşa beni / Ninniler söyle bana". Repertuvarım hep geniş olmuştur, gün içinde dilime Coldplay şarkıları da takılır Kutsi şarkıları da. Ama ninni benim için yeni dönemin marşı...
Tabii zihnimdeki şarkı listesindeki bu genişlemenin sebebi açık (Hayır, anne şefkati aramıyorum). Batu sabah uyandıktan, sütünü emdikten ve yepyeni bir güne hazırlığını yaptıktan sonra bir süredir müzik dinlemeye başladı. Karım Begüm onu kendi kucağından indirip "ana kucağı" denen (bizim kendi aramızda "televizyon koltuğu" olarak anmayı tercih ettiğimiz) zımbırtıya koyuyor ve ninni albümünü CD çalara yerleştiriyor.
Bu mesele geçen haftanın ilk günü başladı. Gün içinde evden aldığım bilgilere göre Batu ninnilerden hoşlanmış, annesi kendi işine bakarken o da huzur içinde dinlemiş ve hiç sesini çıkarmamıştı. Halinden, hareketlerinden sevdiği anlaşılıyordu. Hatta CD bitince hafifçe "eeah" demişti. Tercüme edelim: "Yeniden başlatabilir misiniz?"
Bu ninni mesaisi sabah 09.00-10.00 civarında gerçekleştiği, benim de hem zevk alıp hem para kazandığım işime gitmem gerektiği için tecrübe etmem hafta sonunu buldu. Batu gerçekten de albümün başından sonuna kadar uslu kaldı, bizim uzun bir kahvaltı yapacak kadar vaktimiz oldu.
Bu ninni albümlerinden piyasada onlarca var, işi düşenler bilir. Üç aylık bir bebeğin "Keşke şu ninniyi de koysalardı" gibi tercihleri ya da "Bu albümdeki şarkıcı detone oluyor" gibi saptamaları olmayacağı için, sonuç birbirine yakın olacaktır diye tahmin ediyorum. Bizdeki, Aslıhan Erkişi'nin "Ninni" adlı albümü.
Tabii her yenilikte olduğu gibi CD'den ninni dinlemede de muhalefetle karşılaştık. Kimi fazla mekanik buldu, kimi de bizim çocukla yeterince ilgilenmediğimizi ima eder biçimde "Kendiniz söylesenize" diye müthiş bir öneri getirdi. Bunlara cevabı bir örnekle vereyim. Çarşamba gecesi "Hırsız-Polis" dizisinde Mavi'nin ninni söyleyişini duydunuz mu? Çok iyi giden dizinin şu ana kadarki "en zayıf halka"sı, en düşük performansı değil miydi? İşte biz onun onda biri kadar bile söyleyemeyiz. Neden çocuk daha el kadar bebekken kötü işlerle muhatap olsun ki?
Vivaldi'ye bayılmadı
Karım Begüm hamileyken de müzik konusunda bir girişimde bulunmuştuk biz. Yararlı olacağını düşündüğümüz için anne karnındayken bebeğe klasik müzik dinletelim istemiş ancak kendimiz sıkıldığımız için vazgeçmiştik. Yeniden denedik. "Beethoven For Babies", "Beatles For Babies" vs. diye bir seri var. Hani şu CD kapağında değil de yuvarlak teneke kutular içinde satılanlar... İşte onlardan "Vivaldi For Babies" aldık. Neden? Çünkü ben bir yerlerden duymuşum ki, bebeklere en iyi gelen müzik Vivaldi'ninki. Onu da dinlettik Batu'ya. Sonuç, eh işte. Ninniler kadar sevmedi. Sorun çıkarmadan dinliyor, "sanatçının büyüklüğünü takdir ediyor" ama onsuz da yaşayabiliyor. Oğlum benim, tıpkı babası.
|
|
|

|