Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Kasım 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çin oyuncakları


Cocuk dergilerinde oyuncağın, ya da bugünkü söyleniş biçimiyle promosyonların kullanılmaya başlaması, ülkemizde 1982'li yıllara rastlar. Bu uygulama Avrupa ülkelerinde 1978 yılında başlamış, daha sonra da tüm dünyada, özellikle çocuk dergilerinde yaygınlık kazanmıştır. Ülkemiz çocuk dergilerinde kullanılan oyun ve oyuncakların pek çoğu Fransa ve Almanya kaynaklıdır. Bu dönem, ne ilginçtir ki, ülkemizde haftalık çocuk ve yetişkin dergilerinin aylık dergilere yerini bıraktığı zamana rastlar. Yine, kâğıt sıkıntısının ayyuka çıktığı, farklı gramaj ve renkte kâğıtlarla kitapların basıldığı sıralardır.
***
Avrupa'da, oyuncaklı çocuk dergilerinin başını Fransa'da "Pif" dergisi çekerken, Almanya'da da "Yup" dergisi onu izlemiştir. Bu yeni uygulama kısa sürede her yerde yaygınlık kazanmış, haftada 1.5 milyon adet satan Amerikan çizgi roman dergilerine kadar uzanmıştır. Günümüze gelinceye kadar promosyon öylesine uzun bir yol kat etmiştir ki, artık yumurta çikolatalar içinde oyuncaklar saklayarak, gazoz kapaklarının mantarları altına armağanlar koyarak, fast-food mönüler de kendini yiyenleri ödüllendirecek kadar ilerlemiştir. Satışlar bunlarla sürdürülür hale dönüşmüştür. Artık ana ürün, pazarda bir şeyler vermeden tüketicisini yakalayamaz olmuştur.
***
Bugün, okuruna hiçbir şey vermeden, salt içeriğiyle satabilen bir tek basılı ürün yoktur. İster çocuk, isterse yetişkinler için olsun, bu değişmez. Televizyonda yarışma programları bile katılımcılarını ve izleyenlerini çeşitli armağanlar vererek kendilerine bağlamaya çalışıyorlar. Günümüzde okur da, tüketici de promosyonsuz; yani ödülsüz kazanılmıyor. Oysa "Pif" dergisi ilk oyuncaklarını okurlarına sunduğu dönemlerde yaptığı çalışmayı şöyle anlatıyordu: "Çocuklar bütün gün okuldalar. Anne ve babalar, çalışma hayatının zorluğu ve evlerine gidinceye kadar yollarda kaybettikleri zaman yüzünden onlarla yeterince ilgilenemiyorlar. Birlikte, masa başında bir şeyler üretmenin tadına varamıyorlar. İşte bu maket oyuncaklarla biz, çocuğun ebeveynleriyle birlikte evde bir şeyler üretmesini, bunlarla oynayarak aile içindeki sıcak iletişimin kurulmasını sağlamak istiyoruz. Elbette zaman zaman da onları bilgilendirmeyi."
***
"Pif"in verdiği oyuncak örnekleri incelense içinde yapılmış bir tek ürün bulmak mümkün değildir. Bunlar genellikle bir şablon içine oturtulmuş pek çok parçadan oluşan, dergi içinde verilen yapım planlarıyla (demonte denilen) maket oyuncaklardır. Hepsi bir mühendislik harikasıdır: Bir uçak maketinden balonla giden tekerlekli yarış arabasına, hatta bir akrebin kırk parçadan oluşan iskeletine kadar zenginlik içeren oyuncaklar. "Milliyet Çocuk" dergisinin pek çok okuru bu oyuncaklarla büyümüştür.
Sonraki yıllarda artan talepler, yerli üreticilerle karşılanmış, bu boşluk uzun bir süre onlar tarafından doldurulmuştur. Öylesine ki, bu dönem üreticileri ülkemiz oyuncak piyasasını bile beslemişlerdir. Bugün yerli üretici ne yazık ki, parmakla sayılacak kadar azdır. Bu yalnız bizim ülkemizde değil, Avrupa, Amerikan piyasasında da böyle. Bugün bütün büyük markalar lisans karakterli oyuncaklarını, onların sevimli biblolarını Uzakdoğu ülkelerinde, Çin'de üretiyorlar. Avrupa'nın ünlü oyuncak firmaları da.
***
Çin'den gelen oyuncakların eğitim, sağlık, yararlılık açısından ne denli bir uygunluğa sahip olduğuyla ilgili bir bilgimiz yok. Bu konuda bir araştırma yapılıp yapılmadığını da bilmiyoruz. Şekerlemelerden sakıza, sürpriz kutulardan çikolatalara kadar kullanılan bu küçük oyuncakların ne denli büyük bir plastik dağ oluşturduğundan da habersiziz. Ama öylesine bir havuç, öylesine itici bir gücü olduğu gerçek ki, artık ürünlerin satış lokomotifi olarak "olmazsa olmaz"lar arasında yerini aldı oyuncaklar. Elbette çocuklar oyun ve oyuncaksız olamazlar. Ama büyüdükleri zaman çocukluk günlerini onlara anımsatacak bir tek oyuncakları olmayacak. Anılarında yalnızca, torbalarla çöplere atılan ölü çizgi kahramanlardan oluşan koca bir plastik yığını olacak. Sahi, sizin evinizde çocukluğunuzdan kalma bir oyuncağınız var mı?

yural@milliyet.com.tr



CUMARTESİ
"Futbol oynamak burada daha zor"
"Biz pırıl pırıl cumhuriyet kızlarıydık"
10 bin yıldır bira içiyoruz
"Hayatım paratoner gibi"
En moda En yeni
Telefonlar çiçek açtı
Arabada güvenlik için





Cengiz Eren
R. Hakan Kırkoğlu
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet