|
 |
|
|
Benim gizli dergim
yural@milliyet.com.tr
ocukların, ders kitapları arasına çizgi roman saklayarak kendilerine ders çalışıyor süsü vermeleri çok eskiden kalma bir numaradır. Artık günümüzde sınıfta kalmak kalktığına göre, bu kandırmacanın da geçerliğini kaybettiğini düşünüyorum. Ama benim için bu yöntem hâlâ geçerli. Çünkü ayda bir de olsa, en sevdiğim çocuk dergileri arasında yer alan "National Geographic Kids"i, ben de bizim çocuklara çaktırmadan işyerinde okumaya çalışıyorum.
***
Geçmişte National Geographic'in çocuk dergisi World'ü, Türkiye'de yayınlayabilmek için uzun görüşmeler yapmış, ama yayıncının kendisi de, "Dünyada İngilizcenin dışında test edilmediği için World'ün, Japonya'da basılan örneğine gösterilen ilgiden sonra düşünebileceğini," söylemişti. Hatta o örnekten bir kopya da bana vermişti. Sanırım arşivimde bir yerlerde duruyordur.
Ülkemizde Kids yayınlandığında, farklı bir dergi görünce, ne yalan söyleyeyim biraz şaşırdım. Ama altyapının zenginliğinin getirdiği görsel, bilimsel ve yazınsal zenginlik yine ortaya harika bir çocuk dergisi çıkarmıştı. Bu bizim çocuklarımız için gerçekten önemliydi: Edebiyat ve çizgi roman ağırlıklı dergilerden sonra, farklı bir dergiyle tanışacaklardı. Bu örnek bizim çocuk dergiciliğine de bir ışık tutacaktı.
***
Kids, yayınlanmaya başladığı günden beri hiç aksamadan, her ay masamın üzerindeki yerini alıyor. Sanırım onlar da benim bir Kids tutkunu olduğumu iyi bildikleri için, beni dergiden yoksun bırakmıyorlar. Teşekkür ederim. Ama söylemek istediğim de bazı şeyler var. Hani, "ama"yla başlayınca arkasından taşlar gelecek sözler vardır ya, biraz benimkiler de öyle olacak: Biz aşureyi çok severiz. İçinde kırk çeşit zenginlik vardır. Ama bu çeşitliliği her yerde uyguladığımız zaman; o zaman da eleştiri olarak bize, "Aşureye benzedi," derler. Aşure hem olumluluk, hem de olumsuzluk içerir. Örneğin, bazı balık restoranlarında kebapla balığın aynı mönüde olması gibi, baklavayla pastayı da bir arada yiyebilen bir seçkisizliğimiz var. Doğrusunu isterseniz, sözüme kızabilirsiniz, ama bu benim bakış açım.
***
Kids, yaşama bilimin penceresinden bakan, teknolojiyi, doğayı, dünyadaki gelişim-değişimleri, hatta fay hatlarını, jeolojiyi, doğanın gücü olan kasırgaları; bu kasırgalardan korunmanın yöntemlerini anlatan bir dergi. Geçmişte World de, oyundan eğlence sayfalarına kadar her sayfasını, yine bilimin penceresinden bakarak şekillendirirdi. Ne hikmetse Kids, gün geçtikçe bir popülizm açmazı içine doğru sürüklenip gidiyor. Üstelik de, pazarda birbirini taklit ederek kişiliklerini yitirmiş dergilerin sayfalarına benzer; konuşan fotoğraflar, büyülü şapka gibi sayfalar oluşturarak. Kids gibi dergilerin, hiçbir zaman okur yakalamak gibi kaygıları olmamalı. O, genel çizgisiyle zaten kendi okurunu kendi oluşturan bir dergi: Çağdaş insanın ve geleceğin çocuğunun yaşama bilim penceresinden bakmasını sağlamayı amaç edinmiş bir dergi.
***
Kids gibi, World gibi dergilerin, bir yandan teknolojiyi, bilimi, doğayı, yaşamı, dinozorları bize öğretirken, bir yandan da, salt popüler bir malzeme, diye çocuğun yaşamına büyüyü, sihiri, cinleri, perileri sokarak, onun düş dünyasını bir çelişkiler yumağı haline getirmeye hakkı yok. Yetişme çağındaki çocukları gerçekle düş dünyası arasında bir dengesizliğe sürüklemek de onun yüklemi olamaz. Harry Potter'ları çocukların dünyasına taşıyan pek çok yayın organı var. Kids'in, onları gerçekçi olmayan düş dünyalarından kurtarmak gibi bir öncülüğünün olması gerekiyor. Bence, National Geographic'in dünya üzerindeki vakıf misyonu da bu; yani aydınlatmacılık. Doğrusunu isterseniz, bugün bile en sevdiğim dergiler arasında saydığım bir çocuk dergisinin, içinde futbola ve ünlü bir filme 10 sayfa ayırarak popülizme düşmesi, bir uzay gemisinin üzerine "Maşallah" yazmaya benziyor.
|
|
|

|