Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Kasım 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çıldırmak gerek


Her işi sonuna kadar yanlışlarla, tutarsızlıklarla götürüp, son dakikada ayağa kalkan ve mucizelerle çözüm arayan kültürümüz işte nihayet dünkü Play-Off maçında da futbolumuzla bize pahalı bir fatura çıkardı.
Stade De Suisse'deki ilk ayağı resmen kokuttuk. Ev sahibi takım kendi liginden üç, lejyonerlerinden sekiz futbol oynatırken, elbette uluslararası standartlara göre daha ağır basıyordu. Milli Takım'ın lejyonerlerinden sadece ikisi (Nihat ve Alpay) sahadaydı. Öteki dokuz oyuncu ligimizden görev alarak sahaya çıktılar. Emre'yi,Yıldıray'ı ve Hamit'i çok aradık. Fatih Terim'in eldekilerden oluşturduğu kadro ile oyuna yaratıcı rolle, şutla, gol pozisyonunu ile katılamadık. Nihat, Tümer ve Tuncay ilk yarım saatte etkisiz, verimsiz ve telaşlıydı. 30.dakikada Nihat ile Tuncay'ın yerini değiştiren Terim oyuna biraz hareketlilik kattı, ama o kadar...
Tek santraforlu, Hakan Şükür'ün kariyerine dayanılarak oluşturulan hücum planı çalışmadı. Hakan Şükür toplarla buluşamıyor, eski hareketli ve etkili günlerinin uzağında yalnızlıktan bunalıyordu. Hakçası iyi servis yapılamadı kendisine. Terim'in bu etkisizliği gidermek için her türlü riski alarak, çift santrfora dönmesini bekledik. Çok geçikerek Halil'i Hakan'la eşledi. Ancak savruk oyun anlayışımız yine üretkenliğe dönüşemiyordu. Kaldı ki, o hücum bölgesine girdiğimiz her bölümde baskıdan kurtulup topu tutamadık, pozisyon oluşturamadık. Kaybettiğimiz toplar etkili kontralarla kalemize döndü. Volkan, dayanabildiğince dayandı, direndi. Ama fazlası beklenemezdi.
İsviçreliler ilk golü ölü toptan, ikinci golü inanılmaz çalışan kanat kombinezonu ile buldular.Sağdan koştular, soldan vurdular.
Lubos Michel benim güvenmediğim bir hakem olduğunu gösterdi. Hakan Şükür'ün ceza alanındaki pozisyonda İsviçreli rakibinin topla el teması penaltı olmalıydı.
Dünkü talihsiz oyun ve acı skordan sonra Almanya bizim için 'ırak' oldu. Hedef duygumuz gerçeklikten mucize ötesine taşındı. Bu mucizeyi gerçekleştirmek için peş peşe üç gol atacak, kalemizi de duvar örerek kapatacaksınız.
Bunun için Fatih Terim ve ekibinin çıldırması gerekiyor. Tıpkı ŞU ÇILGIN TÜRKLER örneğindeki kahramanlık ve mücize rollerine soyunmaları icap ediyor.
Böyle bir mücize beklemeye hakkımız var mı?
Asla yok...
Hatırlayın bakalım, eleme grubu maçları başladığından beri kendinizi hangi spekülasyonlarla oyaladık, hangi kavgalarla tükettik, bir futbolcu uğruna hangi savaşları, hangi kurbanları verdik?
Ulusca elimize yüzümüze bulaştırdığımız şu eleme sürecinin sonunda Terim ve oyuncularından mücize bekliyoruz...
Ne hakla!

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Hatalı baraj!
Federasyonun delisi
500 euroya bilet
Ağır bombardıman
Alex manşetlerde
Hesapta bu yoktu!
Aktuğ: Camia bizi korusun
'Turu geçmedik'
İspanya beşledi
Macarlar ders verdi
Kartal dört köşe: 86-79
Fener göz alıyor: 3-1
Mehmet büyülüyor
Ülker'e teselli: 73-58
Haber turu...
Teknik yetersizlik
Çok kötü
Çıldırmak gerek
Her şey dönebilir
Kimbilir
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Teknik yetersizlik
Terim, Galatasaray'ı çalıştırırken 2-0'dan 2-...
Rıdvan DİLMEN
Çok kötü
İsviçre dünyanın en medeni ülkesi. İstiklal m...
Atilla GÖKÇE
Çıldırmak gerek
Her işi sonuna kadar yanlışlarla, tutarsızlık...
Bilal MEŞE
Her şey dönebilir
Futbolda rakip, rakiptir. Küçüğü, büyüğü olma...
Erdoğan ŞENAY
Kimbilir
Bern'deki ölüm - kalım maçı gibi 90 dakikaya ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet