|
 |
|
|
Her şey dönebilir
Futbolda rakip, rakiptir. Küçüğü, büyüğü olmaz! Böyle bir ayırıma girerseniz vay halinize.
Tıpkı geçmişteki Letonya gibi! Rakibi küçümsedik, sahamızda onları deviremedik, faturası ağır oldu, Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne gidemedik. Denizleri geçtik, derede boğulduk misali! Baraj maçları oynamak makus talihimiz sanki. İşte bir baraj daha.
İsveç, torbadan çıkabilecek dişimize göre bir ekip. Ama dişli çıktılar, kelimenin tam anlamıyla 'taş' gibi bir takım. Ama asla elenmeyecek, ya da yenilmeyecek bir takım değil. Ne var ki tansiyonu yüksek maçlarda iyi değiliz. Elimiz-ayağımıza dolaşıyor!
Stattaki gösteriyi anlatmak istemiyoruz, mükemmel. Müthiş bir seyirci desteği vardı. Böylesi bir avantajı İsviçre çok iyi kullandı. Buna paniğimizi, rakibin kanat bindirmelerindeki etkinliği ve sert ortalarını eklersek, sonuç kaçınılmazdı dün akşam.
Taktik belli... 4-5-1... Tüm umutlarımız Hakan Şükür'e endeksliydi. O yüksek topları indirecek, orta alandan çıkan oyuncularla gol arayacaktık. Evet, Hakan Şükür ilk yarıda sadece bir topu indirdi Tuncay'a... İkinci yarıda ise tartışmalı pozisyonda, bir de Tümer'in ortaladığı topta görebildik, hepsi o kadar.
Düşünün koskoca ilk yarıda Alpay ve Tuncay'la rakip kaleye sadece iki şut atabildik. İlk otuz dakikayı mahkum oynayarak geçirdik. İsviçre hem oynadı, hem de ay-yıldızlı futbolcuları sinirlendirmek ve oyundan düşürmek için her yolu denedi. Amacına da ulaştı !
Risk aldık
İlk golü yedikten sonra ikinci yarının son yirmi dakikasında tüm riskleri göze aldık, çok adamla rakip kaleye yüklendikçe yüklendik, ancak topu sürekli havadan oynamamız bırakın gol bulmamızı, ikinci golü de kalemizde gördük, yıkıldık. Biraz topu yere indirdiğimiz anlarda etkili olduk, ama dedik ya panik bize göre değil, son vuruşlarda sinirlerimize hakim olamadık. İsviçre'nin etkili oyununa bir de hakem faktörü eklenince, işimizin ne denli zor olduğunu anladık. 61'de Hakan Şükür'ün girdiği pozisyonda faul yoktu, hakem yarattı, elle oynama vardı, penaltıydı, vermedi.
Neyse...Çarşamba günü bizi zorlu bir doksan dakika daha bekliyor... Bugünden daha da zor olacağı kesin. Emre Belezoğlu'nu gözlerimiz çok aradı. Tam ona göre bir maçtı, cezalıydı. Hasan Şaş'ın belinin tutulması da bu maça mı denk geldi. Açıkcası skora baktığımız zaman işimiz zor... Ama futbol bu, çarşamba günü herşey tersine dönebilir.
bmese@milliyet.com.tr
|
|
|

|