Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Kasım 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Mümkün mü unutmak?"

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Bir "Vedâ konseri"nin havasını solumak, hiçbir zaman sıradan olmamıştır. Râkım Elkutlu'nun Nihâvend şarkısıyla başladı gece: "Mümkün mü unutmak güzelim, neydi o akşam?/Rüya gibi, hülya gibi bir şeydi o akşam..." Güfte, Rıfat Ahmet Moralı'ya ait.
Geçtiğimiz pazar akşamı, TRT İzmir Radyosu sanatçılarından Mualla Şentop Hanımefendi'nin onuruna toplandı müzikseverler. Konseri, Şef Selim Öztaş yönetiyordu ve alkışlanacak bu organizasyon, yine kendisi ve birkaç gönül dostunun elinden çıkmıştı.
Fark ettik ki, sesini ve yorumunu özleyeceğimiz İzmirli sanatçının hayatında bir dönem kapanıyordu. Ve ustalar gözden uzaklaştıkça meydan, boyalı medyanın iteklediği isimlere kalıyordu.
Beyazıt Özdemir'in "Bu tizlere ne diyorsun?" sorusuna, Kadir Çöpdemir'in "Pes diyorum..." cevabı, kulaklarımızda bir daha yankılandı.
* * *
Konser konser içindeydi adetâ... Genç sanatçıların, Türk Musik'sinde "yorum"u, "usûl ve makama sadık kalmadan her istediğini yapabilme özgürlüğü" zannettiklerini gördük; kılık kıyafet yerindeliğine gösterilen özen, zaman zaman biraz daha fazlaydı.
İşin kalp acıtan tarafı ise, seyirci de artık daha azına razı gibi geldi bana..."Cesaret verici alkış" kısmını anlarım da, beğeni de giderek zayıflıyor galiba.
Saz heyetinin vasatın üzerindeki icrası, uyum ve yorumu, hakkı teslim edilecek türdendi. Özenle hazırlanmış repertuvar, "Gülten Yeğin'in Nihâvend Saz Semaisi" ile kıvılcımlandı. Selim Öztaş'ın "Leylâ'nın öğrencisi" bestesini, ilk kez Ahad Uruk'tan dinledim; keyif verdi. Ve ikinci bölüm "Ustalar"a ayrılmıştı.
* * *
Firdevs Tezcanlı'dan Necla Özmen'e, Azeri ustası Mihriban Sayın'dan Gülşen Paykoç'a kadar görkemli bir fener alay... Kutlu Payaslı'nın "Hoca" olduğunu hissetmemek mümkün değildi. Sahneyi ve mikrofonu kullanma biçimi, gecenin derslerine dahil olmalı.
Bir de genç sanatçılara, "Şarkı söylemenin bağırmak olmadığını, yorum becerisinin ise ancak kalpten dudağa akarsa fark yarattığını bir daha göstermesi" gerekiyordu ve gereken yapıldı diye düşünüyorum.
Son dakikalarda İsmet Yazar'ı gördük sahnede. "Deneyim" işte bu demekt.... "Kalamış"ı bir bilenin sesinden tekrar dinlemek, geceyi cilalayan bir ayrıntı oldu.
Sanatıyla, hâlâ "delikanlı" olduğunu gösterdi ve ayakta alkışlandı. Ama sahneye de "delikanlı" tiradıyla çıkmasa, Usta'ya daha çok yakışırdı diyorum.
Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Mualla Şentop'a mutlu bir emeklilik diliyorum. Biz sizi unutmayız; siz de dinleyicilerinizi unutmayın.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
"Mümkün mü unutmak?"
Kocaoğlu'ndan yardım bekliyoruz
Türkiye'nin birinci sorunu adalettir
Dün yok bugün var





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2005 Milliyet