Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Kasım 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dün yok bugün var

Bence / Fatih Tanfer

Altay'ın son yıllarda en fazla seyirci topladığı müsabakada, Siyah Beyazlılar Bursaspor'a kendi evinde mağlup olup, ilk iki şansını zora soktuğu müsabakayı çok yönlü olarak incelemekte yarar var düşüncesindeyim. Ayrıca bu müsabaka sonucunda hem Altay hem de İzmir futbolu adına çıkarılacak bir sonuç vardır. Öncelik Altay seyircisinin tribünleri doldurması Altay adına olumlu bir gelişmeydi. Yalnız, Altay taraftarı değil artık İzmir'de Süper Lig takımı olsun, İzmir birlik olsun düşüncesiyle birçok futbolsever de statta ki yerini almıştı. Alınan sonuç ve oynanan futbol için aynı olumlu cümleleri kullanmak kesinlikle mümkün değildi. Altay'ın kazanma mecburiyeti olan bu müsabakada oyun kurgusu ve sahaya sürülen oyuncu yapısı kesinlikle kendi sahasında oynayan ve kazanma mecburiyeti olan bir takım yapısına uygun değildi.
Tek santraforlu düzende Ufuk ileride yalnız kalırken, Ali Ölmez ve Yasin ile forvete verilen destek yetersizdi. Fatih, Mehmet Deliorman orta alanda büyük bir çaba içindeydi. Metin Depe ve Sancak'ın takımda olmayışı önemli etkendi.

Sağlıklı ve derinlikli bir takım
Bursaspor'da Fresineau, Serkan Rençber, Orhan orta alanda ayağa pasla rakip defansın üstüne gidiyorlardı. Daha canlı ve yaratıcı idiler. Belli sistemlerini bozmadan oynuyorlardı. İyi pozisyon alıp orta sahada üstünlüğü sağlamaya çalışıyordu.
İkinci yarı ile birlikte Altay daha iyi olmasına rağmen, pozisyon bulmak Bursaspor'a nasip oluyordu. Hele anlaşılmaz bir şekilde Mehmet Deliorman oyundan çıkınca herhalde en çok Bursaspor Teknik Direktörü Raşit Çetiner sevinmiştir.
Çünkü onu tutmakla görevli olan Orhan ve Fresineau markaj görevinden kurtulup başladı resitale (Yanımda oturan Bülent Buda abime ne söylediğimi Levent Eriş sorabilir). 45 dakikada Haydar, Mehmet ve Niyazi'nin görevleri en az üç defa değişti. Hücum etkisizliğine çözüm ise Fazlı ile 80. dakikada giderilmeye çalışıldı! Geç kalınmıştı... Ufuk ikinci yarı 5 hava topu indirdi. Orta alandan destek gelmeyişini, Levent Eriş'in yanına kadar giderek anlattı. Levent Hocaya nasıl saygı duyduğumu kendiside iyi bilir. Ancak hiç olmazsa ilk 6'ya girmek için tedbirlerini almak zorundadır. Bundan sonraki amacı sağlıklı ve derinlikli bir futbol takımı yaratmak olmalıdır. Çünkü futbolda dün yok, hep bugün vardır.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
"Mümkün mü unutmak?"
Kocaoğlu'ndan yardım bekliyoruz
Türkiye'nin birinci sorunu adalettir
Dün yok bugün var





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2005 Milliyet