|
 |
|
|
Şemdinli'deki Felluce
150 kilo patlayıcıyla düzenlenen saldırıdan sonra, Şemdinli'nin Kılıç Mahallesi harabeye dönüşünce, halk da ABD bombalarıyla sarsılan 'Felluce'nin adını verdi
İZLENİM - Tolga Şardan / Şemdinli
Şemdinli, Türkiye'nin en doğu ucunda olması, yoksulluğu, hayatın zorluğu nedeniyle mahkûm olduğu "unutulmuşluğunu", unutulmaya razı olacağı iki olayla aşabildi sadece.
Türkiye, 1984'teki ilk PKK baskınından sonra "neler oluyor" diyerek yüzünü çevirdiği Şemdinli'yi, 1 Kasım ve 9 Kasım'da ülke gündeminde de "bomba" etkisi yapan patlamalarla hatırlayabildi. Yıllardır faili meçhul cinayetin işlenmediği, bombaların patlamadığı Şemdinli, tam da her şeyin daha da iyiye gideceğinin hayal edildiği anda yapılan bombalı saldırılardan sonra, patlamanın yaşandığı yer itibarıyla, belki coğrafi yakınlığın da etkisiyle "Felluce"ye benzetiliyor. Artık Şemdinli'nin orta yerinde "Felluce Mahallesi" var.
Savaş alanı gibi
Şemdinlililer, Ramazan Bayramı'na iki gün kala, 1 Kasım'da yaklaşık 150 kilo patlayıcı taşıyan bir arabayla düzenlenen saldırıdan sonra, bayramın Türkiye'nin en ucuna kadar çok da kolay gelemeyeceğini anladılar. Hâlâ savaş alanı görüntüsü veren, patlamanın meydana geldiği yerdeki birçok ev ve işyeri harabeye dönüşürken, mahallenin görünümüyle birlikte ismi de değişti.
Şemdinlililer, Kılıç Mahallesi'ne ABD bombalarıyla sarsılan "Felluce"nin adını koydular. Saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen mahalleye gitmek zorunda kalanlar, sarı güvenlik bantlarından geçerek caddeyi aşabiliyorlar.
İlk ziyaret yeri
9 Kasım'da Umut Kitabevi'ne düzenlenen ve bir anda "JİTEM, PKK itirafçıları, provokasyon" odaklı tartışmalara dönüşen bombalı saldırıdan sonra ilçeye gelen siyasi heyetler de ilk olarak Kılıç Mahallesi'ni geziyorlar. Şemdinlililer de ilçeye gelenleri ilk olarak buraya getiriyorlar.
Mahalleye 200 metre mesafede yaşanan 9 Kasım olayı, Şemdinlililerin psikolojisini tamamen bozmuş durumda.
Yaz başında günlerin de uzun olması nedeniyle neredeyse gece yarısına kadar açık kalan işyerleri ve cıvıl cıvıl sokaklar, iki patlamadan sonra artık erkenden sessizliğe gömülüyor.
İkinci patlamadan sonra inen kepenklerin gündüz de kaldırılmaması, halkın sadece protesto gösterileri ve heyetleri karşılamak için sokağa çıkmasına neden oldu.
Kepenkler açıldı
Haftanın ilk mesai gününde temel ihtiyaçlarını kepenk altlarından sağlamaya çalışan ilçe halkı, Şemdinli'ye gelen DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk'ün "kepenkleri açın, öğrenciler okula gitsin" çağrısından sonra hayatın içine girmeye başladı.
Günlerce süren kepenk kapatma eyleminde sadece üç ekmek fırını açık kaldı. Eczacılar ise sadece telefonla ulaşılabildiklerinde ilaç sattılar.
İşyerlerinin açılması bölgedeki gerginliğin sükunete dönüşmesini sağladı. Hafta başıyla birlikte işbaşı yapan kentteki tek banka şubesi kepenklerin açılmadığı öğle saatlerine kadar boş kaldı, ancak kepenkler açıldıktan sonra para trafiği de başladı.
Çocuklar en önde
DTP heyeti, ilçede en coşkulu karşılanan siyasetçi grubu oldu. Orta yaşlı ve gençlerin yanı sıra 9-13 yaş arasındaki çocuklar da karşılama ve mitingin en önünde yer aldılar. Çocuklar, coşkulu kalabalık içinde ahenkli sloganlar atarak renkli görüntüler yarattılar.
Ancak havanın kararmaya başlamasıyla, ilçe aniden terk edilmiş kasaba görüntüsüne kavuşuyor. Son günlerde kendisini gösteren dolunay, ışığıyla dört yanı yüksek ve karlı dağlarla çevrili ilçedeki sokak lambalarının yanmamasından kaynaklanan karanlığı, biraz olsun kaldırıyor.
Kısa ana caddede seyrek de olsa hızla yol alarak gözden kaybolan araçlar, Susurluk skandalında olduğu gibi tencerelere vurularak yapılan protesto eylemleri, 18.00'den sonra el ayak çekilen ilçedeki sessizliği biraz olsun bozuyor.
'Kurtarılmış bölgeler'
İlçede iki ayrı bölge son olayların ardından adeta "kurtarılmış bölgeler" haline geldi. Halk, polis ve jandarma birimlerinin bulunduğu bölgeye; güvenlik güçleri de şehir merkezine giremiyor ve girmemeye özen gösteriyor.
Kısa süre öncesine kadar, bir arada yaşayan devlet görevlileri ile halk arasında ise "mesafeli bir iletişim" var. İlçe halkının öncelikle beklentisi, başlatılan adli ve idari soruşturmaların bir an önce bitirilerek suçluların cezasının verilmesi. Havaların soğuduğu Şemdinli'yi "ağır" bir kış bekliyor.
Otel trafiği
Siyasi heyetler ve gazetecilerin akınına uğrayan ilçede konuklar için kalacak uygun yer olmaması, Şemdinli ile Yüksekova arasındaki yolda yoğun trafiğin yaşanmasına yol açtı. Gazeteciler, Şemdinli'de kalacak otel olmadığı için konaklama yeri olarak Yüksekova'yı seçtiler. Eski Hakkâri Valisi Orhan Işın'ın adını taşıyan otelin yetersiz olması nedeniyle tercih edilmemesi, ilçenin "günübirlik ziyaretçilere" ev sahipliği yapmasına neden oldu. Heyet üyeleri ve gazetecilerden çok azı ise Şemdinli'lerin konukseverliğinden yararlanmayı tercih etti.
Baykal: Şemdinli olayı uyarıdır!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şemdinli'de yaşanan olaylara, "Hukuku devlet düzenini yok sayarak mukabele etme anlayışı yanlıştır. Terörle mücadele, hukuki zeminde yürütülmelidir" diye tepki gösterdi. Baykal, "Terör yapanları ikna etmeye, onlara sempatik görünmeye çalıştılar. En büyük hata bu olmuştur. PKK terörü kıpırdamaya başladığında halk tepki gösterdi, ama bu iyi değerlendirilemedi" dedi.
Baykal, şöyle devam etti: "Terörle mücadele hukuki zeminde yürütülmelidir. Şemdinli, uyarı olarak alınmalıdır. Orada yaşayan insanların devlete, hukuka güveni sarsılmamalıdır."
Demirel: İki devlet var
Bu arada, NTV'de yayımlanan Basın Odası programında soruları yanıtlayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'de iki devletin olduğunu belirterek "Ufak bir zorlukla karşılaşınca sivil devlet devreden çıkıyor, derin devlet devreye giriyor" dedi.
Bakan Aksu'yu sıkıştırdılar
BÜLENT SARIOĞLU Ankara
Şemdinli olayında emniyet ve jandarma yetkililerine görevden el çektirmediği için AKP milletvekillerince eleştirilen İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, grup toplantısında da tepkilere hedef oldu. Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay şunları söyledi: "Başta Sayın Başbakan olmak üzere hükümet yetkililerimiz işadamlarına ayırdıkları vakit kadar istihbarat raporlarını okumaya ayırırsa tedbir alınabilir. Abdülhamit, istihbarata önem vererek 33 yıl tahtta kalabildi."
Trabzon Milletvekili Asım Aykan da, Refahyol hükümetini, Başbakanı Necmettin Erbakan'a gönderme yaparak, "Dönemin başbakanı Susurluk için 'fasa fiso' demişti. Bu kez öyle olmamalı, irademizi göstermeliyiz" dedi.
Büyükanıt: 'Ş'li soru sormayın
ANKARA Milliyet
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, KKTC'nin kuruluşunun 22. yıldönümü nedeniyle Sheraton Oteli'nde düzenlenen resepsiyonda, Şemdinli olaylarıyla ilgili sorular üzerine "Yargıya intikal eden bir konu, yorum yapamam. Bir şey söylemek mümkün değil, yasal da değil. Yargının üstünlüğünden bahsederken yorum yapmak yargıyı hor görmektir. Ama bu olaylardan sonraki aşamayı çok iyi takip edin ve çok iyi yorumlayın" dedi. Büyükanıt, "Olay size göre aydınlanacak mı?" sorusuna ise, "Ne bileyim. Ne hâkimim ne savcıyım" dedi. Büyükanıt, gazetecilerin konuyla ilgili ısrarını sürdürmesi üzerine, "Bana 'ş ile başlayan bir şey sormayın, Allah korusun, sonra yargıya müdahale ediyorlar derler" dedi.
Patlayıcılar yurtta kol geziyor
DHA
Yurdun çeşitli bölgelerinde yapılan operasyonlarda, teröristlerle birlikte toplam 25 kilogram plastik patlayıcı ele geçirildi. Muğla'nın Marmaris ilçesinde önceki gün eylem hazırlığı içerisinde olduğu iddia edilen 4 kişinin üzerinde 10 kilo 615 gram A4 patlayıcı ve 7 fünye bulundu. Patlayıcının, Türkiye genelinde bir kerede yakalanan en büyük miktarda olduğu ve Marmaris'in yarısını yok edebileceği açıklandı. Biri 13 yaşında bir kız çocuğu olan 4 zanlı tutuklandı. Güvenlik güçlerinin Hakkâri'de bir eve dün yaptığı baskında ise 7 kilo 350 gram plastik patlayıcı ele geçirilirken, 2 kişi tutuklandı. Diyarbakır'ın Bağlar semtinde baskın yapılan bir evde, 8 kilogram C-4 patlayıcı bulundu. Evde yaşadıkları öne sürülen 3 kişinin arandığı öğrenildi.
|
|
|

|