Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Kasım 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Terim'in seçimi

Futbolda olmayacak şey yok gibidir... Başka sor dallarında olanaksız sayılabilecek sonuçları bu ayak oyununda gerçekleştirebilirsiniz...
Zor.. Hem de çok zor... Ama futbolun özellikleri bize böyle bir şeyi vaat ediyor.
İsviçre'yi 3-0 yenmek mucize sınırıda görsek de olasılıktır...
Futbol oynamamıza izin vermeyen İsviçre karşısında Emre, Hamit ve Yıldıray'la bugün oynayabileceğimizi düşünüyorum...
Terim, Emre ve Hamit'e görev vereceğini açıkladı...
Geri dörtlüde Serkan ya da Hamit'i oynatacak. Alpay, Toraman ve Ümit Özat'ı değiştireceğini sanmıyorum.
Sağ kanatta Nihat'ın hazır olmadığını gördük... O görevi Hamit ya da Serhat ütlenebilir.. Solda da Tümer ya da Tuncay...
Çift santrforla oynarsa Hakan Şükür'le başlamasını bekleyebiliriz... Hakan'ın partneri Halil mi olacak, Fatih Tekke mi ?
Bu soruların yanıtını sahada göreceğiz...
Benim asıl merak ettiğim, ön libero konusu...
Terim'in ön liberoda seçimi tek mi çift mi olacak?
Emre'nin ön libero oynayacağı kesin...
Çift ön liberoyu seçerse O'nu Selçuk'la (belki de Okan) eşleyebilir...
Ama Emre tek oynayacaksa, Yıldıray'a yer açılır ki, bu seçim daha yaratıcı, daha üretken, daha etkilidir... Savunma riskleri taşısa da hedefe daha uygun bi yoldur.
Terim'in seçimi zor...
Hocamız ve futbolcularımıza " kolaylıklar " dileyelim.

İki basın toplantısı

LİG TV'de önce Fatih Terim'in, sonra da Jakob Kuhn'un basın toplantılarını izledim..
Maalesef, bizimki yanlış, onlarınki doğruydu...
Türkiye Futbol Federasyonu, uluslararası bir maç öncesinde, önemi gündem nedeniyle daha da artan basın toplantısında simultane tercüme hizmetini sağlayamadığı için birbirini tekrarlayan sorularla zaman kaybına neden oldu. Sorular ve yanıtların tamamı bire bir tercüme edilmedi...
Ama en önemli olay, Teim'in yalnız bırakılmasıydı...
Türkiye Futbol Federasyonu adına yanıtlanması gereken futbol dışı sorulara TFF temsilcisi (Genel Sekreter Arıboğan , Başkanvekili Mosturoğlu gibi) yanıt vermeliydi... Bu tür soruları anıtlamak da Terim'e kaldı... Hocamızın zaman zaman çelişkiye düştüğünü, gazeteciyle birebir hesaplaşma yanlışı içine girdiğini görerek üzüldük..
Bir kader maçı öncesindeki doğal gerginliği sırf bu nedenle daha da arttı...
Kuhn'un basın toplantısında sadece futbol konuştuğunu gördük.. Futbolcuları sakin ve rahattı. İletişim olanaklarından yararlandılar.
Terim'in basın toplantısında verdiği en doğru mesaj, bugünkü maçın hakemi De Bleeckere'nin Temmuz'daki U 17 Şampiyonasında Milli Takımımız'a gösterdiği üç kırmızı kartın haklı olduğunu açıklamasıydı... Lubos Michel'in yanlışlarını sıraladıktan sonra Belçikalı'ya, " Sana güveniyorum , onun yanlışlarını tekrarlama !" dediğini duyar gibi oldum, haklıydı.

Zor bir kültür sınavı

Şükrü Saraçoğlu'nda bugün gerçek bir kültür sınavına çıkıyoruz.. Türkiye İsviçre, 2006 Dünya Kupası'nın eleme sürecinde son play off maçını oynayacaklar...
Neresinden bakarsanız bakın, eninde sonunda bir oyun bu...
Oyunun adı futbol...
...Ve bildiğimiz bir gerçek de şu ki " futbol asla sadece futbol değildir! "
Sahadaki oyunu biçimlendiren, sonucunu etkileyen o kadar çok şey var ki... Özellikle şu İsviçre maçı sırasında...
Öncelikle, sahada oynanan ilk oyunun öncesi ve sonrası, tümüyle " antisportif " olaylar ve tepkilerle özel bir gündem oluşturdu...
Play off'ta İsviçre ile eşleşmemiz, haklı kuşkularımıza neden olduÖ Hakem atmalarından, rakibimizin lobi etkinliklerine ve kulis gücüne kadar...
Çok haksız olmadığımızı grdük...
Maç içinde yaşananlar canımızı sıktı, öfkelenmemize neden oldu... Futbolcuların sert ve haşin tavırları... Kulübeye tehditler, maç içinde yaşananlar canımızı sıktı, öfkelenmemize neden oldu... Futbolcuların sert ve haşin tavırları... Kulübeye, özellikle Terim'e dönük çirkin davranışları... Hakemin, Müller'in topu elle çelmesine vermediği görmezden geldiği penaltı pozisyonu...
Bazı Türk seyirci gruplarının, ellerinde biletleriyle stad girişinde yağmur altında iki saate yakın bekletilmesi...
Basın toplantısı sırasında lafı uzatan Kobi Kuhn'u gerekçe göstererek Fatih Terim'in toplantı salonuna girişini engellen bayan polis memurunun görev sınırları dışına taşan antipatik tutumu...
İsviçre basınının, özellikle Blick gazetesinin kendine göre belirlediği saldırı stratejiyle futbolcularımıza özellikle Volkan'a dönük meslek etiği ile bağdaşmayan aşağılayıcı ve önyargılı yayını...
Bir de İstiklal Marşı sırasında azımsanmayacak sayıda seyircinin yaptığı saygısız ıslık gösterisi var...
Tüm bunlardan öfke ürettikÖKınadığımız davranışlardan ve olaylardan, kınanılacak biçimde kısasa kısa tepki ve protesto biçimleri çıkarttık...
Hakçası, hiç de hoş olmadı!
Dahası, akılla, sükunetle, bilinçle, özel çabalarla oynanması ve kazanılması gereken zor bir maçı daha da oynanamaz ve içinden çıkılamaz bir kriz yumağı haline getirdi...
İsviçreliler yanlış davranmış, çirkinlikler yapmış olabilir... Ölçülü ve tek ağızdan yapılacak soğuk bir kınama ile gerilimden uzak durur, futbola yoğunlaşabilirdik... Olmadı... Havaalanında karşılama organizasyonu bize hiç yakışmadı... Verdiğimiz mesaj, "Siz çirkinlik yaparsanız, biz de daniskasını beceririz" yanlışından başka bir şey değildi... Kültürümüzü yeniden sorgulamamız, kaybettiğimiz, unuttuğumuz ya da yok saydığımız temel değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı görebiliyor musunuz?
Almanya 2006 hedefinden uzaklaşmak bir futbol sorunudur... Belki bugün çözümlenebilir, belki de yakın bir gelecekte...
Maçı kazanmak güzeldir. Kaybetmek de felaket değildir...
Asıl felaket, kültür kaybıdır...
Futbolun da o kültür kayb

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Sahayı ıslatalım
Türk dostu Appiah!
Hasan Şaş üzdü
Köstebek aranıyor
Kuhn kendinden emin
Kartal kendini yaktı: 87-93
Halterde ağır fatura çıktı
Düşmek var dönmek yok
Yalçınkaya balyoz gibi
Memo mola verdi
Haber turu...
Terim'in seçimi
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Terim'in seçimi
Futbolda olmayacak şey yok gibidir... Başka s...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet