|
 |
|
|
Erkekler nerede vakit geçirsinler?
Nedense kadınlar hep evde vakit geçiren erkeklere de sinirlenirler,işte vakit geçiren erkeklere de. Tam olarak nerede vakit geçirmelerini isterler pek merak ediyorum." Haziran Gecesi'nde Semih'ten Selen'e gönderme. Ben de merak ettim, kadınlar erkeklerin nerede vakit geçirmelerini ister tam olarak? Elektronik posta adresime bekliyorum.
***
"Beyaz Gelincik"te muhteşem bir sahne daha mevcudiyet buldu. Ömer Aslanbaş, malum Tarsus Amerikan Koleji'nden mezun olmuş, Amerika'ya gitmiş öğrenim görmüştü ya. Orada sanırım kaldığı evin bir alt sokağındaki barda caz müziğini de hatmetmiştir ve muhteşem piyano çalmaktadır. Son bölümde bu gerçeği öğrendik. Ceren ile gittikleri lokantada bir piyano vardır, (ne tesadüf ki). Ceren piyano çalmayı öğrenmek istediğini söyler. Ömer bu fırsatı kaçırır mı? Elinden tutar, onu piyanonun başına götürür. Öğretiyormuş gibi yaparken, Ceren aslında Ömer'in acayip caz çaldığını görür. Tabii etkilenir! Piyano çalmak her zaman etkili bir yoldur hatunlar üzerinde! Bu arada unutmadan "Aşka Sürgün"de aynı akşam Zilan, Hazar'a (Mahzun Kırmızıgül)piyano almıştır, o da tıngırtadır! Kıssadan hisse dizilerimizin postmodern ağaları piyano da çalan muhasır medeniyete ulaşmış ağalardır.
***
"Mİras" ta İbrahim Sadri, Kırmızı ve Siyah romanının yazarını sordu. Stendhal doğru cevap. Şıklar arasında Emile Zola, Victor Hugo da var. Sadri, soru ile ilgili açıklama yaparken Zola'dan "İngiliz yazar" , Victor Hugo'dan "Nobel ödülü kazanmış Alman yazar" olarak bahsetmiş. E iyi etmiş.
***
"Hayat Bilgisi"nin geçtiğimiz hafta yayınlanan bölümünde Afet Öğretmen, 10 Kasım nedeniyle öğrencileri Dolmabahçe Sarayı'na götürmek ister. Öğretmenler odasına konuşulur konu. Bir sonraki sahnede Din Bilgisi öğretmeni Amil Bey'in odasındadır. Bu gezinin gereksizliğini anlatır. Zaten cimri olan Amil Bey geziye izin vermez. O sırada Afet Öğretmen içeri girer ve durumu öğrenir. Sonra dışarıda, ne tesadüf, gördüğü Milli Güvenlik derslerine giren deniz subayına dert yanar. Subay, Amil Bey'in odasına gider. Fırçayı basar ve gezi gerçekleşir! Acaba bu hikaye bir yerden tanıdık gelmiyor mu size!
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|