|
Şemdinli olayı!
Oynanan oyun nedir? Şemdinli'de neye karşı komplo kuruluyor? Kundaklanmak istenen nedir? Bunun yanıtı iki sözcük olabilir:
Huzur!
Barış!
Huzur ve barışı bu ülkenin insanına çok görenler, çatışma çıkarmanın, çatışma ortamını derinleştirmenin peşindeler.
Öyle anlaşılıyor.
Bunun için düğmeye basılıyor.
Önce, Şemdinli'deki askeri garnizonun önüne bomba yüklü bir araç getirilip patlatılıyor bu ay başında.
Sonra, sıra sivil hedefe geliyor, bu kez çarşıda patlatılıyor bomba...
Senaryo karmaşık değil.
İlk hedef, askeri...
İkinci hedef, sivil...
Amaç, ortalığın karışması!
Kimler, hangi güçler?
PKK mı?
Derin devlet mi?
Devlete rağmen kendi başına buyruk davranabilen, devlet çizgisinin dışına çıkabilecek kadar pervasızlaşan ve devlet dışındaki bazı sivil güçlerle gizli partileşmeye çalışan derin devlet odakları mı?
Son üç aydır Şemdinli-Hakkâri-Yüksekova üçgeninde patlamış olan tam 18 bomba bu soruları ister istemez akla getiriyor.
Yanıtlara gelince...
Bu konuda iz sürmek isteyenler için önemli gösterge, Şemdinli çarşısındaki Umut Kitabevi'nin bombalanmasıdır.
Çünkü bazı ipuçları var.
Kitabevine el bombasını atan bir PKK itirafçısı... Bu itirafçıyla bağlantılı olarak bir ara gözaltına alınan jandarma astsubay ve uzman çavuşlar var. Ve bazı kanıtlar, silahlar, külahlar var.
Nedir bu olay?
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, hakkında "Çok iyi bir askerdir" dediği, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Astsubay Ali Kaya'nın olaydaki rolü nedir?
Bir başka soru:
İkinci Susurluk mu?
Bütün bu sorulardan ortaya çıkan durum, çok ciddi bir durumdur. Tüm boyutlarıyla aydınlatılması gereken bir olayla karşı karşıya bulunduğumuz açıktır.
Bu nedenle hukuk devleti diyorsak...
İnsan hakları diyorsak...
Demokrasi diyorsak...
Huzur ve barış diyorsak...
Şemdinli olayı aydınlatılmalıdır!
Ciddi suçüstü kanıtları var.
Ve bunlar, olayı bir yanıyla jandarma odaklarına götürüyor.
Ciddi iddialar söz konusu.
Bu iddialar arasında, "Yoksa suçlanan jandarma mı, soruşturmayı da yürüten?.." sorusu da yer alıyor.
Şemdinli olayı aydınlatılmalı!
Mutlaka çözülmeli.
Bunun için hükümet sağlam durmalı. Savcısıyla, yargıcıyla adalet kurumu yürekli davranmalı. Ve Genelkurmay Başkanlığı, gereken titizliği göstermeli...
Medya da görevini yapmalı!
Karanlığa değil, aydınlığa ihtiyacımız var. Bu ülkede barış ve huzurdan yanaysak, başka çaremiz yok.
Dün Yüksekova'da yaşanan ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar da, karanlığın hangi güçlerin değirmenine su taşıdığını apaçık ortaya koymuyor mu?
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|