Geri adım atan Başbakanlık, "Başbakan, din bilginleri olmadan oluşturulacak görüşlerin 'eksik' kalacağına işaret etmek istedi, AİHM yetkisizdir denilmedi" açıklamasını yaptı
ANKARA Milliyet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "türban konusunda söz hakkının mahkemelere değil ulemaya ait olduğu" yolundaki sözleri yoğun eleştirilere neden olunca açıklama yapmak durumunda kaldı. Erdoğan; Milliyet'in "Yorumsuz" başlığıyla manşetinden duyurduğu, resmi haber kurumu Anadolu Ajansı'nın aynen verdiği, dün gün boyunca ekranlarda birebir yayımlanan sözleri konusunda, "yanlış izlenim yarattığı" iddiasıyla medyayı, bilirkişi görüşü almadan türban yasağını onayladığı için de AİHM'yi suçladı.
Erdoğan'ın tartışma yaratan sözleri, dün Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki tarafından yapılan yazılı açıklamayla yumuşatılmaya çalışıldı.
"Yayın organları okunduğunda, sanki Sayın Başbakan konunun AİHM'nin görev alanına girmediğini, yapılan bir başvuru ile ilgili olarak karar alma ve söz söyleme yetkisinin bulunmadığını söylediği şeklinde bir izlenim oluştu" denilen açıklamada, şu görüşler dile getirildi:
"Bu izlenim kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Sayın Başbakan, AİHM'nin uzmanlık gerektiren bir konuda 'bilirkişi' görüşüne başvurma gereği duymadan karar oluşturmasını eleştiri konusu yapmıştır. Dolayısıyla, başörtüsü yasağıyla ilgili uygulama söz konusu olduğunda, İslam dini bilginlerinden görüş istenmeden oluşturulacak kanaat ve görüşlerin 'eksik' kalacağına işaret etmek istemiştir. Mahkeme heyetinin, ihtisas gerektiren bir dosyada kendilerini konunun uzmanı yerine koyarak söz söyleyemeyeceklerine dikkat çekmiştir.
Sayın Başbakan'ın sözleri bu bağlamda değerlendirilmelidir. Aksi takdirde, dünyevi hukuk alanına giren bir düzenlemenin, din bilginlerine bırakılması gerektiğini söylemesi söz konusu değildir, olmamıştır da."
Mahkeme görevli
"Sayın Başbakan açısından, 'başörtüsü yasağına' ilişkin uygulamaların, mahkemelerin görev ve yetki alanlarına girdiği hususu açıktır. Ancak bireylerin dini inanç ve değerleri de dikkate alınmalıdır. Sayın Başbakan, değerlendirmesinde bunu vurgulamıştır. Yanlış yorum ve maksadı aşan haberlerden kaynaklanabilecek gereksiz gerilim ve tartışmaların önüne geçilmek amacıyla bu açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur."
Devletin ajansı nasıl vermişti?
Anadolu Ajansı, önceki gün Başbakan Erdoğan'ın büyük tepki yaratan sözlerini Kopenhag'dan aynen şöyle aktarmıştı:
"AİHM'nin son kararı var. Ben bu kararlara şaşıyorum. AİHM'nin verdiği bu karara ben yargı kararı olarak uyarım, ama haklar, özgürlükler noktasında doğru bakmam. Niye? Çünkü nasıl olur da bir insan başını örtüyor diye eğitim, din ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar? 'İnanç hiçbir zaman yasanın önüne geçemez' diyor. Benim bu kızımın böyle bir iddiası yok ki... İnancı böyle olduğu için başını örtüyor, o halde saygı duymak lazım. Mahkemenin de bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyansa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı? Varsa saygı duymak zorundasınız. Yoksa ayrı bir konudur, o zaman siyasi, ideolojik olur. O farklı bir olay. Dinde bunun yeri varsa saygı duymak zorundasınız. Ben diyorum ki, dinde bunun yeri var. Biraz bu alanda mürekkep yaladık. Bu alanda hiç alakası olmayanların, İslam dininin aydınlarına sormadan böyle bir kararı farklı bir yere çekmek suretiyle vermek yanlıştır diye düşünüyorum."
'Kutsalım, ifade özgürlüğünün önünde gelir'
İRFAN KURTULMUŞ Kopenhag
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kopenhag'da yaptığı konuşmada, bir Danimarka gazetesinde Hz. Muhammed karikatürlerinin yayımlanması konusuna da değindi. Danimarka Avrupa Hareketi tarafından önceki gün düzenlenen "Medeniyetler arası ittifak: Türkiye'nin rolü" konulu toplantıdaki konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Erdoğan, "Jyllands Posten gazetesinde yayımlanan Hz. Muhammed tasvirleriyle ilgili olarak Rasmussen'e ne diyeceği?" şeklindeki soruya şu cevabı verdi: "Kutsalım, ifade özgürlüğünden önce gelir diyeceğim. Biz Hz. İsa ve Hz. Musa'ya saygı duyduğumuz gibi, diğer dinlerde olanların da Peygamberimize saygı duymasını isteriz."