Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Danıştay Başkanı Çetinkaya: Tartışılmaz bile


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) türban hakkındaki kararıyla ilgili yorumu hem hukuk hem siyaset dünyasında yankı buldu.
Erdoğan'ın, "Mahkemenin de bu konuda söz söylemeye hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır" sözleri, "Türbanla ilgili düzenleme pozitif hukukun mu dinin mi konusudur?" sorusunu gündeme getirdi.
Bu soruyu yönelttiğimiz Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, bu konunun tartışmaya bile gerek olmayacak biçimde hukukun, dolayısıyla mahkemelerin konusu olduğunu vurguladı.

'Kararımızla konuştuk'
Çetinkaya, bir polemiğe girmek istemediğini belirterek, konuyu hukuki açıdan şöyle değerlendirdi:
"Yargı organları kararlarıyla konuşur. Biz de türbanla ilgili kararımızla konuşmuş olduk. Bu tür düzenlemelerin pozitif hukukun, mahkemelerin konusu olduğu tartışılmaz bile. Bunda bir kuşku yok. Eğer, mahkemenin konusu olmasaydı biz zaten karar vermezdik. Karar verdiğimize göre belli ki mahkemenin konusudur. Kararımızın gerekçesi de okunursa, bu kararın laiklik ve üniversitelerin özerkliği gerekçelerine dayandığı da görülür."
Danıştay 8. Dairesi, türban kararının gerekçesinde, yükseköğretim dersliklerinde ve ilgili yerlerde dinsel inançları simgeleyen belirtilerden ve yükseköğretimde karışıklık ve karmaşa yaratan, huzur bozan durumlardan uzak kalınması zorunluluğu bulunduğunu belirtmiş ve üniversitede türban takılmasını laik eğitim kurallarına ve yükseköğretim ilke ve amacına aykırı bulmuştu.

Baykal: Aydın'a sor
CHP lideri Deniz Baykal ise, Erdoğan'ın yorumunun laiklik ilkesine ve bu ilkeyi düzenleyen Anayasa'ya aykırılık oluşturduğunu vurguladı. Baykal, Erdoğan'ın sözlerinin din devleti özlemi yansıttığını kaydederek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu sözler, demokratik laik Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın ağzından çıkmamalıydı. Mahkemenin söz söyleme hakkı yokmuş, din ulemasının varmış. Ulemaya sormalıymışız. Bu ne biçim bir anlayış? Bu nasıl bir özlem? Ulemaya başka ne soracağız? Dört eşli olmayı mı soracağız? Recmi mi soracağız? Miras hakkını mı soracağız? Kadın haklarını mı soracağız? Sonra kime soracağız? İran'in Şii ulemalarına mı? Suudi Arabistan'ın Vahabi ulemalarına mı? Başbakan'ın atadığı bürokratlara mı? Kime soracağız? İslamda ruhban sınıfı mı var? Bu sözler Başbakan'ın kafa yapısını ortaya koyuyor. Nasıl bir devlet düzeni istediği anlaşılıyor."
Baykal, Erdoğan'ın, "Dinde bunun yeri var, bu alanda mürekkep yaladım" sözlerini eleştirirken de şöyle konuşuyor:
"Başbakan biliyormuş, dinin emriymiş, bu konuda mürekkep yalamış. Hiç uzağa gitmesin, yanı başında Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın var. Bu alanda bir bilim adamı olarak Sayın Aydın'a sorsun, öğrensin."
CHP lideri, Başbakan'ın bu sözleriyle değişmediğini bir kez daha kanıtladığını vurgulayarak, şu yorumu yaptı:
"Sayın Erdoğan daha önce referansım din diyordu. Sonra değiştim dedi. Demokrasi benim için amaç değil, araçtır dedi. Sonra yine değiştim dedi. Amacıma ulaşmak için papaz elbisesi bile giyerim demişti. Şimdi anlaşıldı ki, amacına ulaşmak için papaz elbisesi değil, başbakan elbisesi giymiş."
Baykal, "Bu zihniyetin Çankaya'ya çıktığını düşünün" derken, kastettiği zihniyetin Başbakan'ın bu sözlerine yansıyan zihniyet olduğunu vurguladı.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çağdaş üniversite
YÖK iki günlük uluslararası bir konferans düz...
Çetin ALTAN
'Posta koyma' açlığı sürüp giderken...
Günler kısalmayı sürdürecek 5 hafta daha... ...
Melih AŞIK
Şemdinli - Hakkâri
Şemdinli olayı, kimi askeri görevlilerin kend...
Fikret BİLA
Danıştay Başkanı Çetinkaya: Tartışılmaz bile
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Avrupa İnsa...
Hasan CEMAL
Ulema, hangi ulema?
Türban takıntısı ile ilgiliydi geçen günkü ya...
Yılmaz ÇETİNER
Güneydoğu'da ajan provokatörler oynuyor!
Devletin, vatandaşları korumakla görevlendird...
Güneri CIVAOĞLU
Iska
Başbakan Erdoğan, Danimarka Başbakanı Rasmuss...
Can DÜNDAR
Türkler kindar mıdır?
Çocukken bir tekerleme dolaşırdı dilimizde: ...
Hurşit GÜNEŞ
Bundan böyle kuru, sıcak para değil, yabancı sermaye belirleyecek
Dünkü yazımızda Merkez Bankası'nın (MB) piyas...
Doğan HEPER
Masumu hapset, sabıkalıyı sal
ADALET Bakanı işine geldiği gibi konuşuyor. İ...
Semih İDİZ
Taahhütlerin aksine davranmak şeref getirmiyor
Orhan Pamuk ve Hrant Dink aleyhine açılan dav...
Sami KOHEN
Şam sürprizi
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül'ün dün Şam'a ya...
Hasan PULUR
Kent Kullanma Kılavuzu
KOLAY mı şehirde yaşamak, kentte yaşamak ve d...
Derya SAZAK
Sadrazam gibi
Baş döndürücü uçak yolculuklarının sonunda bö...
Meral TAMER
Türk zinciri dünyayı nasıl fethetti?
Hüseyin H. Şedele 56 yaşında, meslek lisesi m...
Yaman TÖRÜNER
Patlamanın sonu nereye varacak?
Gayrimenkul sektöründe büyük bir patlama yaşa...
Güngör URAS
Her şey 'döviz fiyatının artmamasına' bağlı
Türk ekonomisinde bugün "denge dışı" durum va...
Serpil YILMAZ
İSO sosyal sorumluluk karnesi verecek
Çin'de de, Malatya'da da görmüştüm; Adidas, N...
M. Ali BİRAND
Danimarka'ya bunu anlatmak zor
Danimarka'nın Roj TV konusundaki tutumu, Türk...

© 2005 Milliyet