|
 |
|
|
İlk hedefiniz hakemler!
Fatih Terim İsviçre maçını kazanmamıza karşın Almanya'ya gidemeyişimizi Belçikalı hakemin kötü yönetimine bağlıyor.
Eleştiri oklarını acımasızca Frank De Bleeckere'ye yolluyor, 2006 macerasının hüsranla sonuçlanmasını bir hakem faciasına bağlıyor.
Canı fena halde yanmış, gerçekleşmesine ramak kalmış bir mucize ellerinin arasından kayıp gitmiş bir teknik adamın tepkisini anlamak mümkün.
Ancak futbolda her türlü başarısızlığı hakem yönetimine bağlamayı alışkanlık haline getirmiş bir toplumun, büyük sorumluluk gerektiren mevkideki insanları örnek alıp, tehlikeli davranış biçimleri geliştirebileceğini unutmamak gerek.
Hakemlerin, saha ortasında milletvekili tarafından dövüldüğü, her türlü taciz ve saldırıya maruz kaldığı bir ortamda Fatih hoca ya da milli takımdan sorumlu bir federasyon yöneticisinin namluyu çevirdiği hedef, yarın çok daha vahim olayların yaşanmasına yol açabilir.
Unutmayalım ki ay-yıldızlı ekibin Ersun Yanal ile başlayan Dünya Kupası mücadelesinde sonuca belki de en az etki yapan faktör hakemler olmuştur.
Yönetim zaafı, yanlış futbolcu tercihleri, hatalı oyun anlayışı, şanssızlık, beceriksizlik, takım içi huzursuzluk gibi gözardı edilen diğer unsurlar, yazık ki Türkiye'nin işini play-off'un son doksan dakikasına bırakmıştır.
Akıllarda kalacak son mesaj Fatih hocanın işaret ettiği gibi hakem Bleeckere ve yardımcıları olacak.
Bugün ligimize dönüyoruz. Yine biz bize kalıyoruz.
Korkarım şampiyonluk mücadelesi yapan da, kümede kalmaya çalışan da artık hakemlere acımasızca, daha insafsızca vuracak.
Kara gömlekliler bizi dünya kupası finallerinden etti ya!
Başımızı kuma gömüp nerede hata yaptığımızı sorgulamak, başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmek yerine kolay yolu seçip yine vuracağız abalıya...
Şifo Mehmet istifa etmeli...
Ali Tozkonmaz ağabeyin kulakları çınlasın. Galiba 1988 yılının baharıydı. Ali ağabey Şifo Mehmet'i kolundan tutup Milliyet'in Ankara'daki bürosuna getirmişti.
Mehmet'in mahcup, biraz da utangaç yüz ifadesini unutmuyorum.
Kahramanmaraşspor'dan Beşiktaş'a geçmiş, 100 milyon liralık bu müthiş transferin haberini yazmak da o gün bizim şansımız olmuştu.
Mehmet, siyah-beyazlı formayı bıraktığı jübile maçına dek beyefendiliği ile anıldı.
Pek çok gencin idolü oldu. Antrenörlük yaşamındaki ışıltı onu milli takıma taşıdı.
Tam anlamıyla örnek gösterilecek bir futbol emekçisiydi Mehmet.
Taa ki çarşamba akşamı Behrami'ye taktığı çelmeye dek.
Mehmet meşin yuvarlakla tanıştığı ilk günden bu yana hiç böyle bir öfke gösterisinde bulunmuş, kontrolünü böylesine yitirmiş miydi bilmiyorum.
İsviçreli oyuncuların tahrikine kapılıp, olayların fitilini ateşleyen isim Şifo Mehmet olacak deseler güler geçer, geçmezsem döner bunu söyleyenle kavga ederdim.
Görüntülere defalarca bakıyor, gözlerime inanamıyorum.
Futbolda yenilginin sızısını yüzlerce kez yaşamış bir insanın, milli sorumluluk üstlenmiş bir teknik adamın yapabileceği iş değildi bu.
Çok yazık...
Türk futbolu bir kez daha dünyaya rezil oldu.
Olurken de bizim Şifo Mehmet başroldeydi.
Diğerlerini de içime sindiremiyorum ama...
Mehmet'in çelmesini ve yol açtığı tahribatı hiç ama hiç kabullenemiyorum.
Yıllardır el üstünde tuttuğumuz, üzerine titrediğimiz Şifo Mehmet eğer hâlâ aynı Mehmet olduğunu söylüyorsa yapacağı iki şey var;
İlki Türk ulusundan özür dilemek, ikinci ise istifa etmek.
Emin adımlar...
Son dönemlerde Türk sporunda hiç bir iş yolunda gitmiyor.
Nereye baksak başarısızlık, hayal kırıklığı ve karamsar bir tablo var.
Futbolun popülaritesi ve gündemdeki ağırlığını gözönüne alırsak Bisiklet'te bir Avrupa şampiyonası organizasyonunun ilk kez Türkiye'de yapılacağı haberi insanları ne kadar ilgilendirir bilmiyorum.
Yıllardır Cumhurbaşkanlığı turu düzenlemek ve balkan şampiyonalarında nal toplamanın dışında bir faaliyeti olmayan Bisiklet Federasyonu, 2007'de Dağ Bisikletinde Avrupa'ya ev sahipliği yapacak.
Bugüne dek herhangi bir uluslararası organizasyona aday bile olmayan bu branşta işler sessiz sedasız, ama "Emin" adımlarla ilerliyor.
Darısı sporla politikayı birbirine karıştırıp yüzüne bulaştıran diğerlerinin başına!
Şimdi daha da öfkeliyim
Geçen hafta bu sütunlarda Türk halterinin geleceğinden duyduğumuz endişeyi dile getirirken Katar'da yapılacak duruşma öncesi, "Doping nedeniyle verilen cezaların parayla kaldırılması geleneğinin ilk kez Türkiye aleyhine bozulacağını" yazmış, genel müdür vekili Mehmet Atalay ve federasyon başkanı Hasan Akkuş'dan tepki almıştık.
Bu gerçeği dile getirdiğimiz için "kötü niyetli" olmakla suçlanmıştık...
Doha'da kaldığımız bir hafta boyunca gördük ki, Uluslararası Halter Federasyonu'nun Türkiye'ye bakış açısı kaygılandığımızdan çok daha betermiş.
Türk federasyonunu "dopingi teşvik etmek, cesaretlendirmek ve destek olmak" gibi çok ağır suçlarla itham eden IWF, Mayıs 2006 tarihine kadar verdiği men cezasıyla tavrını açıkça ortaya koydu.
Üstelik 30-40 bin dolar ödeyerek faaliyetlerin serbest bırakılacağını iddia eden genel müdür vekili Atalay ve başkan Akkuş'u tekzip edercesine, ekstradan yüz bin dolar da ceza keserek...
Kimse kimseyi kandırmasın!
Kimse IWF'nin tarihi kararını "Yaptığımız kulis faaliyetleri ve çalışmanın sonucu cezayı iki yıldan 9 aya indirdik" şeklinde yorumlayıp, kamuoyunu yanıltmaya çalışmasın. İnsana gülerler!
Türk halteri fiilen bir yıl yasak yedi. Gelecek Dünya şampiyonasına dek cezalıyız.
IWF başkanı Tamas Ajan'ın Türk heyetine selam vermekten bile kaçındığı Doha günlerinde yaşadıklarımız şimdilik bizde kalacak.
Genel müdür vekili Atalay ile otel lobisinde sohbet ederken Doha'ya gelmesinin eleştirileceğini söylemişti.
Evet. Ben 24 saatlik böyle bir seyahatin hâlâ Türk halterine nasıl bir yarar sağladığını anlamaya çalışıyorum.
Bırakın Tamas Ajan ile biraraya gelmeyi, tek bir IWF yetkilisi ile görüşmeyen sayın Atalay'ın orada bulunmasına haklı bir gerekçe bulmaya uğraşıyorum!
Beyler lütfen yapmayın...
Türkiye Halter Federasyonu tarihinin en ağır cezasına çarptırıldı.
Üç olimpiyat şampiyonu Halil Mutlu ile Sedat Artuç'un yanı sıra WADA kontrolünden kaçan 4 milli halterciye 2'şer yıl ceza kapıda.
100 bin doları kimin ödeyeceği kavgası şimdiden başladı bile.
Beceremediniz, bir yılda halteri zirveden dibe indirdiniz.
İyisi mi, size siyasi destek verdiği için istifanızı kabul etmeyenleri daha fazla zor durumda bırakmadan çekilin.
Ve en hayırlısını yapın!
cersen@milliyet.com.tr
|
|
|

|