Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Kasım 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hangisi?


Çok eskiden kâğıtla kalem vardı. Kimi zaman "Kalemi kâğıdı elime aldığım zaman..." diye başlanırdı yazıya. Sonra daktilo geldi. Daktilonun başına oturunca dedik uzun yıllar...
Şimdi bilgisayar var.
Dün öğle vakti bilgisayarın başına oturunca şaşırdım. O kadar çok konu birikmişti ki yazacak. Ya da bir daha, bir daha değinilecek konular...
Hangisi?..
Türkiye bu.
Olaylar sürekli köpürüyor.
Van'daki trajik gelişmeler... Enver Arpalı'nın intiharı... Tutukluluk hali devam eden Rektör Yücel Aşkın'ın durumu... Dünkü Milliyet'te Lube Ayar'ın haberine yargıyı sorgulayan bir başlık atılmış:
"Adalet aranıyor!"
Alt başlık şöyle:
"Bir tarafta aylardır beklediği davanın açılmasını göremeden canına kıyan bir insan, diğer tarafta 490 ecstasy hap, 3.5 kilo esrar ve bir Kalaşnikov'la yakalanan sabıkalının serbest bırakılması Türk hukukunu tartışmaya açtı."
Ya Roj TV olayı?..
Başbakan Erdoğan'ın Kopenhag'da Danimarka Başbakanı'yla ortak basın toplantısına katılmaktan kaçınması doğru muydu?
Farklı olabilirdi doğru tavır.
Basın toplantısına katılmak, Roj TV'den soru gelince yanıtsız bırakmak ve gereken tepkiyi o zaman göstermek bence daha doğru tutum olabilirdi. Bu vesileyle, Danimarka'nın bazı çifte standartlarını da haklı bir konumdan sergilerdi Başbakan diye düşünüyorum.
Roj TV, PKK'nın organı.
Bunu bilmeyen var mı?
Sanmıyorum.
Peki ya hukuki kanıt?..
AB'nin genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn, ortada hukuki delil olmadığı için yapacak bir şey olmadığını, bu yüzden Erdoğan'a değil, Danimarka Başbakanı Rasmussen'e hak verdiği söylüyor. Ama buna karşılık Amerikan yönetimi de, Roj TV'nin bir terör örgütünün organı olduğu için kapatılmasını talep ediyor Danimarka'dan...
Danimarka gibi bazı AB ülkelerinin Türkiye ve terör konusunda bazen çifte standart kokan, haksız çizgi izlediklerine kuşku yok.
Ama buna karşılık Türkiye'nin de ince oynaması lazım. Özellikle ifade özgürlüğü alanında özenli davranması şart.
Bu açıdan Başbakan Erdoğan'ın Kopenhag'daki bir sözü düşündürücü.
Soru şöyle gelmiş:
"Kutsallara (dine) saygıyı mı, yoksa ifade özgürlüğünü mü seçersiniz?"
Erdoğan'ın yanıtı:
"Hiç tereddütsüz kutsalı..."
Burada, ifade özgürlüğü arka plana mı atılıyor sorusu ister istemez akla takılıyor. Demokrasilerde kutsallar, dinsel ve ulusal simgeler hiç kuşkusuz korunur.
Hassas konudur bu.
Korumayla ifade özgürlüğü arasındaki sınırın nasıl çekileceği, kutsalın eleştirisinin hangi üslupla yapılabileceği elbette çetrefil bir meseledir.
Kutsal da eleştirilebilir.
Ama nasıl?..
Çizgi bazen şaşabilir. Onun için bu konularda çok kesin bir dille konuşmak bazen ifade özgürlüğünü zedeleyebilir.
Başbakan Erdoğan'ın Kopenhag'da kutsallar konusunda sergilediği duyarlığını anlıyorum.
Ama bu arada, benzer duyarlığın Türkiye'de de sergilenmesini gerektiren yayınlara Türk basınında da rastlanıyor. Özellikle Yahudi düşmanlığı, yabancı düşmanlığı çerçevesinde, kimi zaman ifade özgürlüğü sınırlarını aşan, zorlayan örnekler az değil bizde de...
Konu ifade özgürlüğünden açılmışken, bazı olumsuz gelişmelere şöyle bir değinmekte yarar var:
(1) Neşe Düzel hakkında Radikal'deki bir röportajından dolayı beş yıla kadar hapis isteniyor. (2) Prof. Baskın Oran ve Prof. İbrahim Kaboğlu hakkında da beş yıla kadar hapis isteniyor, bir 'azınlık raporu' dolayısıyla... Orhan Pamuk ve Hırant Dink davalarından sonra ifade özgürlüğü dosyası kabarmaya başladı ülkemizin.
Yazık!
Ulema konusu tekrar yazılabilir.
Güneydoğu da öyle.
Özellikle siyasal olgunlaşma açısından Güneydoğu'da son yaşananlar bir kez daha yorumlanabilir. Bazen sözün hükmü kalmıyor. Olgunlaşma için çaresiz daha büyük bedeller ödenmesi gerekiyor.
Demek ki yeterince acı çekilmedi!
Belki de, daha büyük bir fatura ödendikten, daha çok kan ve gözyaşı döküldükten sonra akıllanacağız. Barış ve huzur kalıcı biçimde ancak böyle bir faturadan sonra gelebilecek.
Şemdinli'de, Yüksekova'da, Hakkâri'de yaşananlara bakınca, daha hâlâ doğru dürüst olgunlaşamadığımızı düşünüyorum.
İnşallah yanılıyorumdur.
Yazı uzadı.
Oysa, 'futbol'a da değinmek istiyordum. Sportmenliğe, spor kültürüne ve bu açılardan Bern ve İstanbul'da yaşanan bazı rezillikleri eleştirmek istiyordum.
Yarına kaldı.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hükümet, asker ve Güneydoğu
GAZETELER 40 bin kişinin yürüdüğünü yazıyor! ...
Çetin ALTAN
Fenerbahçe Parkı'nda lodos dalgaları patlarken...
Lodosta Marmara'nın, kıyılara yaklaştıkça bey...
Melih AŞIK
Kürtlerin planı...
Kürtler geçen cuma günü Kürdistan'ın başkenti...
Fikret BİLA
Şemdinli olaylarının siyasi boyutu
Şemdinli'de bir kitabevine bomba atılması son...
Hasan CEMAL
Hangisi?
Çok eskiden kâğıtla kalem vardı. Kimi zaman "...
Güneri CIVAOĞLU
Ders almak
Şemdinli, Yüksekova, Hakkâri, Diyarbakır olay...
Can DÜNDAR
Entel yorum
Gazeteler bazen, yaptıkları kadar yapmadıklar...
Abbas GÜÇLÜ
Çocuklar ve gençler uyuşturucu batağında mı?
Yarın, Dünya Çocuk Hakları Günü. Böyle bir gü...
Semih İDİZ
'Hazmetme kapasitesi' aslında Türkiye'nin sorunu
Avrupa Birliği, Türkiye'ye dönük "hazmetme ka...
Sami KOHEN
Renkli rüyalar
Şubat 2003'te hayata geçirilen bir projeyle i...
Hasan PULUR
Taktik: İki ileri, bir geri!
"NİÇİN yazmıyorsun?" diyenlere cevabımızdır. ...
Erdoğan SAĞLAM
Bono tahvil istisnası 191.88 YTL
Bakanlar Kurulu yetki kullanmazsa bazı vergi ...
Derya SAZAK
Terim meselesi
Gündem yoksulu bir ülkeymişiz gibi onca tartı...
Meral TAMER
Türk eliyle sentetik DNA üretimi
Moleküler biyoloji ve genetik, tüm dünyada so...
Tamer HEPER
Bahtsız şehir İstanbul
"İstanbul'u hiç bu kadar yeşil gördünüz mü?" ...
Yaman TÖRÜNER
Siz de yılda net % 118 faiz alabilirsiniz
Asgari bir milyon yeni Türk liranız varsa, bu...
Güngör URAS
Eskişehir'de müzik - tiyatro festivali
Eskişehir'deyim. Eskişehir'e 11'inci Uluslara...
M. Ali BİRAND
Kızmayalım, önlem alalım
İsviçre milli maçıyla ilgili gelişmeler kamuo...

© 2005 Milliyet