Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Kasım 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuklar ve gençler uyuşturucu batağında mı?


Yarın, Dünya Çocuk Hakları Günü. Böyle bir günde, keşke onlarla ilgili çok güzel haberler yayımlayabilseydik. Ama her şey öylesine onların aleyhine ki, bugün bile onları sevindirecek müjdeler yerine SOS veren haberler akıyor.
Okuldan, derslerden, sanattan, spordan ve ülkeden soğuyan öğrencilerimizin, maalesef sigara, içki,uyuşturucu ve benzeri bağımlılıklarının giderek arttığı ortaya çıktı. Hem de tehlike sinyalleri veren boyutlarda.
Türk Eğitim Sen tarafından gerçekleştirilen araştırmada çarpıcı bulgular var. Araştırmayı gerçekleştiren sendikaya göre çocuk ve gençlerimiz, uyuşturucu batağında. Buna gerekçe olarak da, 40 ilde gerçekleştirdikleri anketi gösteriyorlar. 09-17 yaş grubundan, 13 bin 430 öğrenci ve 2 bin 748 sokak çocuğu üzerinde yapılan, uyuşturucu kullanımına yönelik ankette elde edilen verilere göre sigara, alkol ve uyuşturucu kullanım oranı hızla artıyor.
Peki bu konuda alınan önleyici tedbirler ne? Neredeyse hiçbir şey yok. Yılda bir ya da birkaç kez düzenlenen konferansla var, hepsi o kadar. Çoğu okulda o bile yapılmıyor.
Dünyanın gelişmiş ülkelerinde, özellikle de kendimize hedef olarak belirlediğimiz AB ülkelerinde, çocukları ve gençleri, benzeri alışkanlıklardan uzak tutmanın en yaygın yolu, onları olabildiğince spor ve sosyal aktivitelerin içerisine çekmek.
Eğitim onlarda gün boyu sürüyor ve bu sürenin özellikle öğleden sonraki bölümü araştırmaya, spora, sanata ve diğer etkinliklere ayrılıyor. Dolayısıyla boş kalmayan öğrenci yeni arayışlar içerisine de giremiyor ya da çok az giriyor.
Oysa ülkemizde, her şeyden önce okula gidilmeyen gün sayısı, gidilen günlerden daha fazla. Onun da ötesinde gün içerisinde okulda geçen saatler, okul dışındaki saatlere göre çok çok az.
Okullarda genelde yarım gün eğitim yapılıyor ya da dersler, 14.30, 15.30 saatleri arasında bitiyor. Bu yüzden öğrenciler ya sabahtan öğleye kadar boş kalıyor ya da öğleden sonra. Yapabileceği farklı bir etkinlik olmadığı için de zamanı genelde sokakta geçiyor.
Sokaklar ise her türlü melanete açık. Zaten yapılan araştırmalar da bunu ortaya koyuyor. Çocuklar ve gençler, sigaradan uyuşturucuya kadar her türlü kötü alışkanlıkları, evde ya da okulda değil, sokakta kazanıyor.
İşte bu yüzden çocuklarımızın sokakta geçen saatlerini olabildiğince azaltmamız gerekiyor.
Peki bu nasıl olacak?
Daha önceki iktidarların gençlik merkezleri, gençlik kampları ve benzeri projeleri vardı. Okul dışı saatlerin daha iyi değerlendirilmesi yönünde.
Oysa bu iktidar döneminde ne gençliğin adı geçiyor ne de onlardan sorumlu bir bakan ortalıkta görünüyor. Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin bu işten sorumlu bakan gibi görünse de bu güne kadar bu konuda fazla bir şey yaptığına şahit olmadık.
Ayrıca gençlerimizi her türlü olumsuz davranışlardan uzak tutma, sadece devletin görevi değil. Zaten tek başına devletin ya da hükümetlerin altından kalkmasını beklemek de yanıltıcı olur.
Okul aile birliklerine, yerel yönetimlere ve sivil toplum örgütlerine bu konuda büyük görevler düşüyor. Çocuklarımızı sokaklardaki zararlı alışkanlıklardan kurtarıp topluma ve kendilerine yararlı etkinliklere yöneltmek için henüz çok geç kalınmış değil. Başka günler neyse ama en azından yarın Dünya Çocukları Günü'nde bunun enine boyuna düşünülüp tartışılmasında sonsuz yarar var.
Özetin özeti: Gelinen nokta ortada. Eğer çocuklarımız, geleceğimiz ise daha fazla zaman kaybetmemeliyiz. Bir harcayarak kurtaracağımız çocuklarımızı, beş harcayarak yeniden hayata kazandırma yanlışından vazgeçip onlara zamanında sahip çıkmalıyız...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hükümet, asker ve Güneydoğu
GAZETELER 40 bin kişinin yürüdüğünü yazıyor! ...
Çetin ALTAN
Fenerbahçe Parkı'nda lodos dalgaları patlarken...
Lodosta Marmara'nın, kıyılara yaklaştıkça bey...
Melih AŞIK
Kürtlerin planı...
Kürtler geçen cuma günü Kürdistan'ın başkenti...
Fikret BİLA
Şemdinli olaylarının siyasi boyutu
Şemdinli'de bir kitabevine bomba atılması son...
Hasan CEMAL
Hangisi?
Çok eskiden kâğıtla kalem vardı. Kimi zaman "...
Güneri CIVAOĞLU
Ders almak
Şemdinli, Yüksekova, Hakkâri, Diyarbakır olay...
Can DÜNDAR
Entel yorum
Gazeteler bazen, yaptıkları kadar yapmadıklar...
Abbas GÜÇLÜ
Çocuklar ve gençler uyuşturucu batağında mı?
Yarın, Dünya Çocuk Hakları Günü. Böyle bir gü...
Semih İDİZ
'Hazmetme kapasitesi' aslında Türkiye'nin sorunu
Avrupa Birliği, Türkiye'ye dönük "hazmetme ka...
Sami KOHEN
Renkli rüyalar
Şubat 2003'te hayata geçirilen bir projeyle i...
Hasan PULUR
Taktik: İki ileri, bir geri!
"NİÇİN yazmıyorsun?" diyenlere cevabımızdır. ...
Erdoğan SAĞLAM
Bono tahvil istisnası 191.88 YTL
Bakanlar Kurulu yetki kullanmazsa bazı vergi ...
Derya SAZAK
Terim meselesi
Gündem yoksulu bir ülkeymişiz gibi onca tartı...
Meral TAMER
Türk eliyle sentetik DNA üretimi
Moleküler biyoloji ve genetik, tüm dünyada so...
Tamer HEPER
Bahtsız şehir İstanbul
"İstanbul'u hiç bu kadar yeşil gördünüz mü?" ...
Yaman TÖRÜNER
Siz de yılda net % 118 faiz alabilirsiniz
Asgari bir milyon yeni Türk liranız varsa, bu...
Güngör URAS
Eskişehir'de müzik - tiyatro festivali
Eskişehir'deyim. Eskişehir'e 11'inci Uluslara...
M. Ali BİRAND
Kızmayalım, önlem alalım
İsviçre milli maçıyla ilgili gelişmeler kamuo...

© 2005 Milliyet