Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Kasım 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İZMİR'İN MARKA İSMİ IŞILAY SAYGIN:
Artık siyasete nokta koydum

Henüz 25 yaşında iken belediye başkanı oldu. Beş dönem İzmir'i parlamentoda temsil etti. Bakanlık yaptı. Son seçimden sonra politikayı bıraktı. Yaşamını eğitime adadı

Banu Şen



O henüz 25 yaşında iken Buca Belediye Başkanı oldu. Işılay Saygın, o günden bu yana 30 yıllık siyaset yaşamında Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Devlet Bakanlığı yaptı. Onlarca derneğin, sivil toplum örgütünün üyesi... Adı İzmir ve özellikle de Buca ile özdeşleşen Saygın'ın Bucalıların yaşamında çok farklı bir yeri var. Bakan veya milletvekili olmadığı halde hala sokakta gezerken herkes ondan yardım istiyor... Kimi elini öpüyor, kimi iş bulması veya tayin için yardım talebinde bulunuyor. Kimi ise beni babamla veya karımla barıştır, ya da "Filancanın kızını benim için ister misin" diyor. Bu isteklerin ardı arkası kesilmiyor. Her gün posta kutusuna onlarca mektup yağıyor. Politikaya geri dönmesi için ısrarlar sürse de o "Büyük söylemeyeyim ama şimdi yaşadıklarım beni daha mutlu ediyor" diyor. Artık kendini eğitime, konferanslara,derneklere adadığını söylüyor.
Saygın şöyle konuşuyor:
"Bugüne kadar Belediye Başkanı, Milletvekili, Çevre Bakanı, Turizm Bakanı, Devlet Bakanı oldum. Ama beni en mutlu eden annemin adını taşıyan Fatma Saygın Anadolu Lisesi'nin açıldığı gündü."
Buca'da 4 okul ve binlerce öğrenci onun ilgisi, şeftakiyle büyüyor....
İşte Saygın'a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları:

Bütün partilerden davet var

Türk siyasi hayatında önemli kadın politikacılarından birisiniz. Hatta İzmir için bir marka Işılay Saygın... Siyaseti neden bıraktınız? Tekrar geri dönmeyi düşünmüyor musunuz?
Büyük söylemeyeyim ama düşünmüyorum. Artık konferanslara gidiyorum. Önümüzdeki günlerde Yakındoğu Üniversitesi'nde Atatürk ve Kadın konulu bir konferansta konuşmacı olacağım. Ondan sonra da Almanya'ya gideceğim. Orada da uyuşturucu ile ilgili konferans vereceğim.

Dönseniz hangi parti olurdu? En son ANAVATAN Partisi'nde idiniz. Ayrıldınız. Erkan Mumcu Milliyet Ege'yi ziyaretinde kapılarının herkese açık olduğunu söylemiş, sizi de eklemişti?
DYP'den ANAP'tan bütün partilerden teklif var. Hepsi istedi ama ben politikayı düşünmüyorum. Zaten ANAP'tan da kendim istifa etmiştim... Kimse bana git dememişti. Bu yaptığım işler artık bana yetiyor.

Hayatımı eğitime adadım

Siyasete geri dönmediğinize göre, kendinizi eğitime mi adadınız?
Biraz öyle oldu. Annemin adını taşıyan Fatma Saygın Anadolu Lisesi'ni yeni bitirdik. Bu ikinci yılı. Benim adını taşıyan Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü de "Bize sahip çıkın" dedi. Oraya da el attık. Yatakhane kısmını düzene soktuk, yemekhane açtık. Güzel bir bahçe tanzimi yaptım. Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ okul arkadaşım, o destek verdi. Büyükşehir Belediyesi de bahçe tanziminde destekte bulunacak. Benim himayemde Buca İlköğretim Okulu, Buca Lisesi, Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi ve Fatma Saygın Anadolu Lisesi olmak üzere 4 okul var.Fatma Saygın Anadolu Lisesi'nin mimari projesi bana ait. Mardin'in Ömerli ilçesinden bir hayırsever geldi. O da okul yaptırmak istiyormuş, "bu okulun aynısını yapalım" dedi.Aynı proje oldu. 27 Kasım'da okulun açılışını yapmak için Mardin'e gideceğim. En büyük ağırlığı eğitime, okullarıma verdim. Ama başka şeyler de yapıyorum. Babamın adına bir külliye yani Osmanlı camisi yaptırıyorum. O mahallede hiç cami yoktu. Bunlar bana yetiyor.

Bakan iken çok işler yaptım

Bir anlamda politikada hizmet vermesem de ben halka hizmet etmeye devam ediyorum mu diyorsunuz?
Evet. Bunlar bana yetiyor. Politikanın içinde bulunduğum zamanlarda çok kanun teklifi verdim. Madde değişiklikleri yaptırdım. Kadınlara Karşı Şiddet Yasası, nüfus cüzdanlarında dul ibaresinin kalkıp, evli-bekar yazılması, aile mahkemelerinin kurulması gibi çalışmalarım oldu. Medeni Kanun'u ilk defa parlamentoya ben getirdim.Ama kimse onları bir anda hatırlamıyor.
Ancak bu okulu görünce, "Aa okul yaptırmış" diyorlar. İçinde çocuklar eğitim görüyor. Hepsi pırıl pırıl, onları birarada görünce mutlu oluyorum. Çaba harcadığım bir de TAPDİ (Türkiye Aile Planlaması Derneği İktisadi İşletmesi) Buca Tıp Merkezi var. Temelden yaptık orayı. Adım adım takip ettim herşeyini.
Ortaya güzel birşey çıkınca insan mutlu oluyor. Şimdi Buca'ya önemli hizmeti var buranın. Türkiye Aile Planalaması Derneği'nin Onursal Başkanıyım. 'Nerede yapalım' diye düşünülürken 'İzmir'de yapalım' dedim. Binayı bulduk. Sağ olsun bina sahibi ucuz fiyata verdi. Emekli Sandığı'na bağladık.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı da ambulans verdi. İnsanlara hizmet etmeyi kutsal bir görev olarak görüyorum. Faal olarak Zihinsel Özürlüler Derneği ve Alper Çizgenakat Hastanesi'nde de çalışıyorum. Kadınlara yönelik günlerde konferanslara katılıyorum. 30 yıllık bir kadın politikacı olarak bunu yapmak istiyorum. Işılay Saygın'lar artsın istiyorum. Erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Erkekler bir çalışıyorsa kadınlar beş çalışmalı ki onlarla eşit seviyeye gelebilelim. Ülkelerin tümünü kadın erkek eşit temsil ettiği zaman kadın erkek eşitliğinden söz edilebileceğine inanıyorum.

Bugünlerde en çok ne sizin tepkinizi çekiyor?
Son günlerde televizyonlardaki bazı programlara çok sinirleniyorum. Hatta bazılarından iğreniyorum. Devlet Bakanı'nın müdahale etmesi gerek. Bakanların ışık tutması gerek. Bazıları tam anlamıyla rezalet.

Işılay Saygın kimdir?

1 Nisan 1946 İzmir doğumlu Işılay Saygın Y.Mimar. Dokuz Eylül Üniversitesi Mezunu. 1973-80 iki dönem İzmir Buca Belediye Başkanlığı yaptı. Buca Belediye Başkanlığı yaparken 1980'de ihtilal ile görevden ayrıldı. 2 yıl serbest mimar olarak görev yaptı. 1983-87-91-95-99 beş dönem İzmir Milletvekilliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi İlk Kadın Bayındırlık-İmar-Ulaştırma-Turizm Komisyonu Başkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Divanı Üyeliği görevlerinde bulundu. 51'nci ve 52'nci T.C Hükümetinde Devlet Bakanı ve İlk Kadın Çevre Bakanı , 53'ncü T.C. Hükümetinde İlk Kadın Turizm Bakanı, 54'ncü ve 55'nci T.C. Hükümetinde ise Devlet Bakanı olarak görev yaptı.

Üyesi olduğu dernekler
Yetiştirme Yurtlarında Bulunan Çocuklara Yardım Derneği, Kalp ve Göğüs Hastalıkları Yardım Derneği, Göztepe Soroptomistler Derneği, Zihinsel Özürlü Çocuklara Yardım Derneği, Türk Kadınlar Birliği, Türk Kadınlar Konseyi, Türk Kadınlar Derneği, Türk Anneler Derneği, İzmir Hastaneleri Gönüllü Anneler Derneği , Kadın Birliği ve Dayanışma Derneği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, Türkiye Aile Planlaması Derneği, Koruma Vakfı, Yerel Yönetim ve Dayanışma Derneği, Demokrasi Kültürünü Geliştime ve Yaygınlaştırma Derneği.

Nikahların kadrolu şahidiyim


Politikada vefa yok deniyor. Ama siz unutulmamışsınız? Hala insanlara karşılıksız yardım etmek için çalışmanız bunun nedeni olabilir mi? Size iletilen yüzlerce iş talebi, yardım talebi hala devam ediyor mu?
Olmaz mı? Günde 20-30 mektup geliyor posta kutuma. Ben politikanın vefasızlık gibi bir sıkıntısını yaşamadım. Tüm nikahlarda kadrolu nikah şahidiyim, nişan takıyorum, kız istemeler benden geçiyor. Açılışlar yapıyorum. Hiç bir cenazeyi kaçırmamaya çalışıyorum. İyi günde de kötü günde de hep yanlarında ben varım. 1995'te Devlet Bakanı'yken uyuşturucu konusunu gündeme ilk ben getirdim. Hala gittiğim bazı toplantılarda kadınlar yanıma yaklaşıyor, elime bir kağıt sıkıştırıyor. Bana yalvarıyor, 'Çocuğum esrar içiyor, beni dövüyor. Ne yapayayım?' diyor. Benzer şeyler başka yerlerde de oluyor. Ben ve üyesi olduğum derneklerdeki arkadaşlarım hep insanları, aileleri yönlendirdik. Bu tür konularda bilinçlendirmeye çalıştık. Hala da devam ediyorum. Ben insanlara değer verdim. Sahip çıktım. Sabah 06.00'da kapımın önü insanlarla dolmaya başlardı. Hala da öyle. İnsanların bir parçası olmuştum. Özellikle işi olmayan insanlara elimden geldiğince yardımcı oluyorum. Şimdiki idarecilerde bunu görmüyorum. 'Şimdi kıymetinizi anladık' diyorlar. Bu yüzden aranan insan olmaktan mutluluk duyuyorum. 'Neden milletvekillerinize gitmiyorsunuz' diye soruyorum. 'Neredee, telefon bile açamıyoruz' diyorlar. Artık insanların gerçek anlamda vekilleri yok. Seçim döneminde hem CHP hem AKP'liler "Işılay Saygın gibi olacağız" diye oy topladılar. Ama maalesef şimdi öyle değiller. Tevfik Ensari bir konuşmasında 'Kampanya döneminde Işılay Saygın'ı örnek aldım, kazandım' dedi. O makama geliyorsan, ona layık olmak için çalışmak lazım. Ben 25 yaşımda belediye başkanı oldum. 30 yıllık politikacıyım. Hep bunun için çalıştım.


İhtilal sonrası bir tek bana af çıkarıldı


Sizi bu kadar çok seven Bucalılar tekrar aday olmanızı istemiyor mu? Buca'nın yeri de sizin için özel...
Çook! Birçok Bucalı, belediye başkanı olmam için ısrar ediyor. Ama ne olacağını bilemeyiz. Ben şimdilik böyle mutluyum.
1982'de ihtilal döneminin ardından Kenan Evren bir tek bana af çıkardı. MDP İzmir İl Başkanı oldum. 25 ilçeyi teşkilatlandırdım. Daha sonra MDP'den milletvekili oldum. Benim Buca'nın ilçe olmasıyla ilgili kanun teklifim vardı. Rahmetli Özal, "ANAP'a geçersen yasayı çıkartır, yaparız" dedi. Ben de buradaki vatandaşlara sordum. Onların da desteğini aldım. ANAP'a geçtim. Özal sayesinde ilçe olduk.

Politika dışında, hizmet dışında başka nelerden zevk alıyorsunuz?
Bahçeyi çok seviyorum. Bahçeyle, çiçeklerle uğraşmaktan zevk alıyorum. Evim dışında bir de okullarımın bahçeleriyle uğraşıyorum.


Patlıcan oturtmayı iyi yaparım


Yemek yapmak?
Güzel yemek yaparım. Yemeklerimi dışarıda misafirlikte olmadığım zamanlarda kendim yapıyorum. Ama çoğunlukla dışarıdayım. Bütün sebze yemeklerini güzel yaparım. En iyi yaptığım yemek patlıcan oturtma. Çok severim. Ben Turizm Bakanı iken en büyük tanıtımın mideden geçtiğine inanıyordum. Bu yüzden de 5 yıldızlı otellere Türk mönüsü koydurtmuştum. Gelen turistlerin Türk yemeği yemesi lazım. Önce tatsın sonra da gidip anlatsın, "çok lezzetliydi" desin.

Kitap okumaya fırsat bulabiliyor musunuz?
Şu Çılgın Türkleri okuyorum. Ancak şimdi sıra gelebildi.








EGE
Artık siyasete nokta koydum
Korku fırsatçıları
Öğretmene en güzel hediye
Öğrenci mankenler ayakkabı tanıttı
Sokak berberi
Bağda hırsız nöbeti
Sokak hayvanları için işbirliği
Ustaya saygı
Beğenilen sergi
Dans ve müzik dolu geceler
AKP'den engelliye bilgi yarışması
DSP yaşgününe gidiyor
ABD yolcusu
Eski mezunlardan 25'inci yıl hediyesi
Teknolojik güzellik
Özel Türk'ün gururu
Hava Üssü'ne çıkarma
Ressamları tanıyalım
Gözlükçüler okullu oldu
Bebek dostlarına yenileri eklendi
İZMİR REHBERİ





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet