Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Kasım 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyükanıt Paşa...


Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'la ilgili ilk yazım değil bu. Daha önce de birkaç kez yazmıştım. Büyükanıt Paşa'nın siyasal içerikli bazı konuşmalarını eleştirmiş, demokratik rejim açısından sakıncalarına işaret etmiştim.
Bu yazım da aynı konuda.
Büyükanıt Paşa yine konuştu.
Ve yine yanlış konuştu.
Üstelik bir değil, iki defa yanlış konuştu Büyükanıt Paşa. Bir başka deyişle hatada inat etti.
Evet, öyle.
İlk hatayı, Şemdinli'deki kitabevine bomba atılmasının hemen ertesinde yaptı. Bomba olayında bazı suçüstü kanıtları olayı jandarma unsurlarıyla da ilişkilendirdi. Bu çerçevede olay yerinde yakalanan ve kimliği ele geçen bir jandarma astsubayının adı da kamuoyuna hemen yansıdı:
Ali Kaya.
Ve Büyükanıt Paşa, bir resepsiyonda gazetecilere açıklamasını yapıverdi. Ali Kaya'yı tanıdığını, onun iyi bir asker olduğunu söyleyiverdi.
Soruyorum:
Bu bir mesaj değil midir?
Mesaj olarak algılanmaz mı?
Büyükanıt Paşa'nın niyeti ya da kastı farklı olabilir. Konuşmasının arkasında önünde şu ya da bu olabilir.
Ama sonuç değişmez.
Kara Kuvvetleri Komutanı olarak sıcağı sıcağına böyle bir açıklama yapınca, Şemdinli'dekiler ne düşünmüşlerdir acaba? Kaymakamı, yargıcı, savcısı, emniyet müdürü, jandarma komutanı, yani Şemdinli'de devlet, Büyükanıt Paşa'nın bu açıklamasından hiç mi etkilenmemiştir?
Bunu söyleyebilir misiniz?
Komutan'ın iyi askeri ile ilgili olarak sorgu, soruşturma başlarken patlayan böyle bir açıklamanın Şemdinli'deki devleti etkilemeyeceğini düşünmek için, ya çok saf, çok naif ya da çok içten pazarlıklı olmayı gerektirir.
Paşa'nın bu konuşması yanlıştı.
Ama o kabullenmedi.
Üstelik medyayı eleştirdi bu konuda.
Bununla da yetinmedi. Hatasında ısrar etti. Eleştiriler üzerine dünkü Hürriyet'te Nur Batur'a yaptığı uzun açıklamaların bir yerinde Büyükanıt Paşa yine demiş ki:
"Astsubay Ali Kaya'yı geçmişten tanıyorum. Ben onu iyi bir astsubay olarak tanıyorum. Bunu da söylerim ama iyi bir astsubay olarak günün birinde suça karışırsa cezasını alır. Ben karışırsa diyorum, belli olana kadar korurum."
Ne yapıyor Büyükanıt Paşa?
İlk açıklamasında ısrar ediyor. Komutan'ın tavrında değişen bir şey yok. İlk söylediğini yineliyor. Gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı bir tavır mı bu?
Hayır, değil.
Kasıt olsa da olmasa da Büyükanıt Paşa'nın bu iki konuşması yanlıştır, talihsizlik örneğidir ve yargı sürecini etkileyici niteliktedir.
Bir başka nokta:
Varsayalım Şemdinli Kitabevi olayı bir 'PKK komplosu'dur.
Diyelim, yargı süreci sonunda da bunun böyle olduğu ortaya çıktı. Ne kadar inandırıcı olabilir, söyler misiniz? Büyükanıt Paşa'nın bu iki açıklamasından sonra yargının böyle bir kararı gölgelenmiş olmayacak mı? Yargı kararı bu yüzden yara almış olmayacak mı?
Tersini savunmak kolay değil.
Bir başka nokta:
F-16'ların uçuşu...
Yüksekova'da cenazeler kaldırılırken, on binlerce kişi gösteri yaparken, provokasyona en hazır haldeyken, tepelerinde iki tane F-16 savaş uçağının uçurulması yani...
Doğru mu olmuştu?
Bence hayır.
Büyükanıt Paşa da doğru olmuştur diyemiyor dünkü Hürriyet'te yer alan açıklamalarında. Söylediği şu:
"Tamamen bir tesadüf. Rutin eğitim uçuşlarını yapıyorlar. Profil diyorlar. Sanki bir yere taarruz ediyor gibi hareketler yapıyorlar. Tamamen rutin. O olay için görevlendirilmiş değiller."
Peki ama rutin olan acaba bir günlüğüne ertelenemez miydi? Rutin olanın uçuş yeri acaba bir günlüğüne değiştirilemez miydi? Nüanslara, 'ince ayarlar'a her zaman son derece düşkün olan komutanları eğer isteseler, eminim, bu noktayı atlamazlardı.
Bir başka nokta daha:
Büyükanıt Paşa'nın açıklamaları yine yer yer görev alanının dışına taşıyor. Yakın geçmiştekiler gibi bunları da demokratik rejim açısından sakıncalı buluyorum. Çünkü seçilmiş siyasal otoritenin görev ve yetki alanını zorlayıcı açıklamalardan asker kişilerin sakınması gerektiğini düşünüyorum.
Öteden beri bu görüşteyim.
Bu bakımdan son nokta:
Siyasete asker müdahalesi için yanıp tutuşan birtakım çevrelerin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ü neredeyse Fethullahçı ilan edecek kadar pervasızlaştıkları bir ortamda komutanların daha dikkatli olmalarında yarar var diye düşünüyorum.
Ve nihai olarak:
Büyükanıt Paşa, kan dökülmeden çözüm istiyor. Ben de buna gönülden katılıyorum. Ancak Komutan'ın bu son tavrını bu açıdan olumlu bulduğumu söyleyemem.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Baykal, Erdoğan, kimlik...
20 Ekim 2002, CHP lideri Baykal Balıkesir ve ...
Çetin ALTAN
Çakmak...
Dikdörtgen biçiminde, kapaklı madeni bir çakm...
Melih AŞIK
Alkol polisleri...
AKP'li belediyeler, içki satış ruhsatı vermey...
Fikret BİLA
Org. Cömert: F-16'lardan gurur duymaları gerekirdi
Şemdinli'den sonra Yüksekova'da çıkan olaylar...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa...
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Yılmaz ÇETİNER
İslam Ansiklopedisi'nde ulema
Başbakanımız türbana hassastır ya! AİHM'nin k...
Güneri CIVAOĞLU
Ata'nın dönüşü
Son zamanların "en üzücü" haberi, Kara Kuvvet...
Can DÜNDAR
Acımak
Hurşit GÜNEŞ
Merkel'in işi çok zor
Nihayet Almanya'da dört haftadır süren koalis...
Doğan HEPER
Türkiye'de isyan provası var
ŞEMDİNLİ olayları bir kez daha ortaya koydu. ...
Semih İDİZ
AB, AKP'nin daha az Müslüman olmasını bekliyor
Washington temsilcimiz Yasemin Çongar'ın paza...
Sami KOHEN
Farklı benzerlik!
KEŞKE Irak'taki olaylar, Bosna'dakiler gibi g...
Hasan PULUR
Alt kimlik, üst kimlik derken...
DİYARBAKIR'da "Kürt sorunu benim sorunumdur!"...
Erdoğan SAĞLAM
Mükellefin dava açma hakkı yok
Emlak Vergisi'nde beyanname vermeye dayalı si...
Derya SAZAK
Özkök'ün süresi
Şemdinli sonrası tartışmaları -bugünkü manzar...
Meral TAMER
Bir pilottan "Türk halkına" uyarılar
15 yıl kadar önce rahmetli Sakıp Sabancı'nın ...
Yaman TÖRÜNER
Abdüllatif Şener'in satır araları
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener son iki ...
Güngör URAS
Kredilerin toplamında artış % 44, bireyselde % 93
Geçen eylül ayından bu eylül ayına banka ve ö...
M. Ali BİRAND
Ankara'da ince ayar arayışı var...
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt...

© 2005 Milliyet