Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Kasım 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ata'nın dönüşü


Son zamanların "en üzücü" haberi, Kara Kuvvetleri brövesinden "Atatürk Kocatepe'de" siluetinin çıkarılmasıydı.
Dün yayımlanan Genelkurmay bildirisiyle "Bu uygulamanın toplumdan gelen tepkiler ve Atatürk'e ulusça sahiplenilmesi" nedeniyle yeniden inceleneceği açıklandı.
Atatürk'ün silah arkadaşlarının yürekleri üzerindeki yerini -yeniden- alacağının güzelliği bir umut ışığı...
Ancak... "İncelemeye almakla" yetinilmesi, umudun ışıltılarını gölgeliyor mu yoksa?
Bu incelemeyi, "daha sade olan yeni bröveye, Atatürk siluetinin yerleştirilmesi için estetik çalışmalar" diye algılamak istiyorum.
.....................
Bir süredir başka üzücü olaylar da yaşadık.
Örneğin... Şemdinli rezaleti...
Devletin sinir uçlarına sızmış, yuvalanmış iltihapların verdiği acıdır bu.
Türkiye'nin etnisite çatışmalarına girmesi için kör parmağın gözüne bombalamalarla yöre halkı ve devletin karşı karşıya gelmesi için karanlık tezgâh kuşkularını veriyor. "Hainlik değilse de budalalık..."
Başbakan Erdoğan'ın "ulemaya danışmak" kelamı da taşları yerinden oynattı.
Uluslararası mahkemede açılan bir davayı Türkiye'nin kazanmış olması, devleti yöneten Başbakan'ı nasıl öfkelendirir; bunu da hayret ve üzüntüyle izledik.
......................
Bütün bunlar, çıkışı olabilen "korku tünelleridir."
Oysa... Atatürk'ün en güvenli yerini, yüreklerdeki "iç kalesini" yitirmesi, dehşet vericiydi.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni dik tutan omurgadır.
Onun yetiştiği ve hâlâ harp okulunda "1 numara" olarak yoklamalarda anıldığı ocaktan uzaklaştırıldığı sanısı, Türkiye belkemiğine ağır darbe etkisi yaptı.
Gösterilen tepki de bunu ortaya koyuyor.
Okyanus dalgaları gibi vuran öylesine tepki ki, kararın "yeniden gözden geçirilmesini" sağlıyor... Büyük olasılıkla brövedeki yerini yeniden alacak...
.......................
Türkiye'yi yeterince bilmeyen, devlet kurumlarındaki Atatürk fotoğraflarının, heykellerinin kaldırılmasını istemek gibi bir zibidilik taslayan ve bunu demokrasi adına yaptığını, Atatürkçülüğün baskı olarak dayatıldığını sanan AB'li "allame", herhalde bu sivil toplum tavrından bir ders çıkaracaktır.
Atatürk sevgisinin, ulusun yüreğindeki ve beynindeki köklerini algılamasına "bröve dosyası"ndaki demokratik tavır katkıda bulunabilir.
Ancak... Daha derinlerdeki titreşimler de hissedilmeli.
Genelkurmay'ın son "yeniden inceleme kararında" TSK gönül titreşimlerinin ve nabız atışlarının da etkili olduğunu düşünüyorum.
Orduevlerinde, kantinlerde, subayların kendi aralarındaki sohbetlerinde bu konunun hiç konuşulmadığını sanmak mümkün mü?
......................
TSK'nın -ne yazık ki- "yıpranma sürecinde" olduğu kuşkuları var.
Bir süredir en üst düzeye kadar çıkan "suiistimal" davaları...
Gerekli gereksiz konuşmalar...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün siyasi iktidarın desteğiyle cumhurbaşkanı seçileceği yolundaki spekülasyonlar ve bunların cevapsız kalışı... Son olarak Şemdinli olaylarında askere uzanan parmak izleri... Ve benzeri başka görüntüler, TSK'ya gölgeler düşürüyor.
AB ile uyum sürecinde TSK'nın sağduyulu ve demokratik tutumuyla topladığı puanlar olumlu karşılanırken, yukarıda sıraladığım talihsizlikler üzüyor. İşte tam bu süreçte bir de Atatürk siluetinin brövelerden çıkarılışı, zamansız ve izahı anlaşılmaz bir uygulamaydı.
Diğer kuşkuları ayrıştıracak, renklerini netleştirecek -diliyoruz ki yanlış olsun- "turnusol kâğıdı" gibi yorumlanmıştı.
Atatürk'ün silah arkadaşlarının kalpleri üzerindeki yerini yeniden alması, simgesel olarak önemlidir.
Atatürk'ün söylemiyle "damarlardaki asil kanın" laboratuvar deney tüplerinde testten geçirilmesine gereksinim olmamalı.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Baykal, Erdoğan, kimlik...
20 Ekim 2002, CHP lideri Baykal Balıkesir ve ...
Çetin ALTAN
Çakmak...
Dikdörtgen biçiminde, kapaklı madeni bir çakm...
Melih AŞIK
Alkol polisleri...
AKP'li belediyeler, içki satış ruhsatı vermey...
Fikret BİLA
Org. Cömert: F-16'lardan gurur duymaları gerekirdi
Şemdinli'den sonra Yüksekova'da çıkan olaylar...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa...
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Yılmaz ÇETİNER
İslam Ansiklopedisi'nde ulema
Başbakanımız türbana hassastır ya! AİHM'nin k...
Güneri CIVAOĞLU
Ata'nın dönüşü
Son zamanların "en üzücü" haberi, Kara Kuvvet...
Can DÜNDAR
Acımak
Hurşit GÜNEŞ
Merkel'in işi çok zor
Nihayet Almanya'da dört haftadır süren koalis...
Doğan HEPER
Türkiye'de isyan provası var
ŞEMDİNLİ olayları bir kez daha ortaya koydu. ...
Semih İDİZ
AB, AKP'nin daha az Müslüman olmasını bekliyor
Washington temsilcimiz Yasemin Çongar'ın paza...
Sami KOHEN
Farklı benzerlik!
KEŞKE Irak'taki olaylar, Bosna'dakiler gibi g...
Hasan PULUR
Alt kimlik, üst kimlik derken...
DİYARBAKIR'da "Kürt sorunu benim sorunumdur!"...
Erdoğan SAĞLAM
Mükellefin dava açma hakkı yok
Emlak Vergisi'nde beyanname vermeye dayalı si...
Derya SAZAK
Özkök'ün süresi
Şemdinli sonrası tartışmaları -bugünkü manzar...
Meral TAMER
Bir pilottan "Türk halkına" uyarılar
15 yıl kadar önce rahmetli Sakıp Sabancı'nın ...
Yaman TÖRÜNER
Abdüllatif Şener'in satır araları
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener son iki ...
Güngör URAS
Kredilerin toplamında artış % 44, bireyselde % 93
Geçen eylül ayından bu eylül ayına banka ve ö...
M. Ali BİRAND
Ankara'da ince ayar arayışı var...
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt...

© 2005 Milliyet