Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Kasım 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mükellefin dava açma hakkı yok


Emlak Vergisi'nde beyanname vermeye dayalı sistem 2002 başında kaldırıldı. Bu tarihten itibaren mükellefler sadece alım - satım, veraseten intikal, yeni bina inşa edilmesi v.b. nedenlerle mükellefiyetlerinin başlatılması için bina, arsa veya arazinin bulunduğu yerdeki belediyelere bildirim veriyor.
Daha sonraki yıllarda ödenecek Emlak Vergileri, mükellefler tarafından herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın belediyeler tarafından otomatik olarak hesaplanıyor.
2006 Emlak Vergisi mükellefleri için önemli bir yıl. Çünkü, bina, arsa ve arazi sahibi olan mükelleflerin 2006'da ödeyecekleri Emlak Vergisi, 2005'te takdir edilen ve Valilerin emriyle oluşturulan Merkez Komisyonu incelemesinden de geçen yeni asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri üzerinden yeniden hesaplanacak. Hesaplanan emlak vergileri 2006 başında otomatik olarak tahakkuk etmiş sayılacak. Önceki üç yılda vergiler yeniden değerleme oranının yarısı kadar artmıştı.
Bu hesaplamalarda kullanılacak asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, uzun bir süreç sonunda oluşturuldu ve İstanbul'a ait olan değerler, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde (www.ivdb.gov.tr) yayımlandı.

Takdirler abartılıyor
Emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerlerini belediyelerin ağırlıkta olduğu komisyonlar belirliyor. Gelir peşinde koşan belediyeler abartılı takdirler yapabiliyorlar. Ayrıca takdirler arasında adaletsizlik ve çelişkiler yaşanıyor. İşte bu çarpıklıkları gidermek için Merkez Komisyonları kuruldu, ancak bunlar da sorunları gidermekte yetersiz kalıyor.
Yüksek takdirler sadece Emlak Vergisi açısından can yakmıyor. Tapu harcı ile veraset ve intikal vergi matrahının bazını da yükseltiyor. Çünkü her iki vergiye de Emlak Vergisi değeri esas alınıyor. Belediyeler rayiç değere yakın, hatta bazı yerlerde üstünde değer tespit ediyorlar. Bunların tümü hatalı.
Takdir edilen değerleri sadece takdir aşamasında kendilerine karar tebliğ edilen ticaret odaları, ziraat odaları ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyeler dava konusu edebiliyor, mükellefler ise dava konusu edemiyorlar. Merkez Komisyonu kararları ise dava konusu edilemiyor.

Kararlar kesinleşti
Arsa ve arazi metrekare birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının önemli kısmına karşı dava açma süresi hemen hemen sona erdi, kararlar kesinleşti. Süresinde açılmış olan davalar, çeşitli aşamalarda devam etmekte.
Bu aşamada mükellefe dava açma hakkının verilmemesi mantıklı, çünkü takdirlerin bir an önce yapılıp kesinleşmesi gerekiyor. Ancak ödeme aşamasında da mükellefin dava açma hakkı kabul edilmiyor. Belediyeler hesaplağı Emlak Vergileri'ni mükelleflere bildirmiyor, otomatik olarak kesinleşen değerler üzerinden hesaplanan vergilerin ödenmesi gerekiyor. Bu aşamada da mükellefe dava açma hakkı tanınmamış.

Dava anayasal hak
Mükellefler adına hesaplanan vergilere karşı mükelleflerin dava açamamaları bir eksiklik. Takdir aşamasında açılmayan davaların ödeme aşamasında açılabilmesi lazım. Bu anayasal bir hak. Bu hak, mevcut düzenlemeler bahane edilerek yargı tarafından korunmuyor.
Takdirler arasındaki çarpıklığı gidermenin bir yolu, mükelleflere takdir edilen değerleri dava etme hakkının verilmesi. Diğer yolu ise dört yılda bir takdir uygulamasına son verilerek her yıl yeniden değerleme oranının yarısı kadar artışla yetinilmesi. Sorunların varlığı Merkez Komisyonları'nın işini tam olarak yapmamalarından da kaynaklanıyor. Bu konunun da üzerinde durulmalı.




erdogan.saglam@bdodenet.com.tr








Taha AKYOL
Baykal, Erdoğan, kimlik...
20 Ekim 2002, CHP lideri Baykal Balıkesir ve ...
Çetin ALTAN
Çakmak...
Dikdörtgen biçiminde, kapaklı madeni bir çakm...
Melih AŞIK
Alkol polisleri...
AKP'li belediyeler, içki satış ruhsatı vermey...
Fikret BİLA
Org. Cömert: F-16'lardan gurur duymaları gerekirdi
Şemdinli'den sonra Yüksekova'da çıkan olaylar...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa...
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Yılmaz ÇETİNER
İslam Ansiklopedisi'nde ulema
Başbakanımız türbana hassastır ya! AİHM'nin k...
Güneri CIVAOĞLU
Ata'nın dönüşü
Son zamanların "en üzücü" haberi, Kara Kuvvet...
Can DÜNDAR
Acımak
Hurşit GÜNEŞ
Merkel'in işi çok zor
Nihayet Almanya'da dört haftadır süren koalis...
Doğan HEPER
Türkiye'de isyan provası var
ŞEMDİNLİ olayları bir kez daha ortaya koydu. ...
Semih İDİZ
AB, AKP'nin daha az Müslüman olmasını bekliyor
Washington temsilcimiz Yasemin Çongar'ın paza...
Sami KOHEN
Farklı benzerlik!
KEŞKE Irak'taki olaylar, Bosna'dakiler gibi g...
Hasan PULUR
Alt kimlik, üst kimlik derken...
DİYARBAKIR'da "Kürt sorunu benim sorunumdur!"...
Erdoğan SAĞLAM
Mükellefin dava açma hakkı yok
Emlak Vergisi'nde beyanname vermeye dayalı si...
Derya SAZAK
Özkök'ün süresi
Şemdinli sonrası tartışmaları -bugünkü manzar...
Meral TAMER
Bir pilottan "Türk halkına" uyarılar
15 yıl kadar önce rahmetli Sakıp Sabancı'nın ...
Yaman TÖRÜNER
Abdüllatif Şener'in satır araları
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener son iki ...
Güngör URAS
Kredilerin toplamında artış % 44, bireyselde % 93
Geçen eylül ayından bu eylül ayına banka ve ö...
M. Ali BİRAND
Ankara'da ince ayar arayışı var...
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt...

© 2005 Milliyet