Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Kasım 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dış açık ve özel tasarrufların azalması


Bir ekonomide olanları incelemek bakımından milli gelir hesaplarından üretilen genel denge tabloları önemlidir. Bu tablolar DPT tarafından üretilir ve yıllık programlarda yayımlanır.
Ekonomide bir yıldaki üretiminiz karşılığı elde ettiğiniz gelir (GSMH) ile yurtdışından sağladığınız tasarrufların toplamı, harcayabileceğiniz toplam kaynaktır. Son yıllarda harcayabileceğimiz toplam kaynak içinde dış kaynağın payı hızla artmaktadır.
Dış kaynak veya dış tasarruflar aslında dış borçlanmadır. Bu nedenle de bu borcu nereye harcadığınız, geri ödeme gücünüzü ölçerken önemlidir.

Kamunun açığı azalıyor
Sağdaki tabloda dış kaynak kamunun ve/veya özel kesimin gelirinden tüketimi düşüldükten sonra kalan tasarruftan bunların yaptığı yatırımların çıkarılmasıyla elde edilen tasarruf yatırım farkına eşittir. Bir ekonomide tasarruflar yatırımdan az ise o ekonomi dış tasarruf kullanır. Eğer dış tasarruflar kamunun tasarruf yatırım açığını kapatmakta kullanılıyorsa bu, o ekonomide kamu açıklarından kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu ve borcu geri ödemenin radikal bir politika değişikliği yapılmadan zor olacağını gösterir.
Türkiye'de son beş yılda kamunun tasarruf yatırım açığı hızla azalırken özel kesimin fazlası hızla düşerek açığa dönüşmüştür. Dış açıktaki artışın özel kesimden kaynaklanması sürdürülebilirlik açısından yukarıdaki kritere göre rahatlatıcı bir durumdur. Kamudaki mali uyumun kalitesiyle ilgili tartışmalara burada girmeyeceğim.
Ancak dünyada yaşanan ödemeler dengesi krizleri, rahatlamak için özel kesimin de bu borcu nereye harcadığına bakmanın gerektiğini göstermektedir. Eğer para sabit sermaye yatırımlarının finansmanında kullanılıyorsa, özel kesimin üretme ve gelir elde etme, dolayısıyla borç ödeme kapasitesi artıyordur. Eğer açık tasarrufların azalmasından kaynaklanıyorsa bunun sürdürülebilirliği bu davranışın arkasında yatan nedenin gerçekçiliğine bağlıdır. Çünkü insanlar tasarruflarını ileride gelirlerinin artacağı beklentisiyle azaltır ve borçlanırlar. Bu beklenti gerçekleşmezse borç geri ödenmez. İnsanlar sahip oldukları gayrimenkul ve menkul değerlerin fiyatları arttığı için de tasarruflarını azaltabilirler. Bu değer artışları kalıcı değil ise borç ve burada köpük oluşuyorsa bu da tasarruf azalışını riskli hale getirir.
Aşağıdaki tablodan son yıllarda özel kesimin tasarruf yatırım açığının neden arttığını görmek mümkün. 2002-2005 arasında tasarruf yatırım farkındaki bozulma GSMH'nin yüzde 14,4'üne ulaşıyor. Bunun 7,6 puanı tasarruftaki azalıştan, 6,7 puanı da yatırımdaki artıştan kaynaklanıyor. Tasarruf azalışı, özel kesimin, geliri GSMH'den çok daha yavaş artarken tüketim harcamasını kısmamasından kaynaklanıyor.

Gerçekliği tartışmalı
Tüketim harcamasının borçlanarak sürdürüldüğünü tüketici kredilerindeki artışlardan izlemek mümkün. Gelir artışının üzerinde tüketme davranışı gelecekte gelir artışı beklentisinin yüksek olduğunu gösteriyor. Gayrimenkul ve menkul kıymetlerin değer artışı da bu davranışı destekliyor. Ekonomideki rekabet baskısı ve istihdam yaratmayan büyüme süreci ise bu beklentinin gerçekçiliğini tartışmalı hale getiriyor. Tabii bu aynı zamanda kamu kesimi fazlasını artırarak dış açığı kontrol etmenin güçlüğünü de ortaya koyuyor.
Yatırım artışının 2,5 puanı stoklardan geliyor. Stokların ancak kendi değeri kadar borç ödeme kabiliyeti yarattığını dikkate alırsak, özel kesim tasarruf yatırım farkındaki 14,4 puanlık bozulmanın sadece 4,3 puanı ödeme gücünü ileride artıracak sabit sermaye yatırımlarından kaynaklanıyor.
Bu rakamlar cari açığın sürdürülebilirliğinin yabancı sermayenin Türkiye iştahının artarak devam etmesine bağlı olduğunu ortaya koyuyor. 2006 programının da bu beklenti üzerine kurulduğu dikkati çekiyor.




foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
'Lozan'ı geniş yorumlamak'
AVRUPA Birliği'nin Ankara Temsilcisi HansJörg...
Çetin ALTAN
Futbol ve Picasso...
Fenerbahçe-Milan maçını evde Star TV'den izle...
Melih AŞIK
Ulusal ayıp...
'Prof. Halil İnalcık, Prof. Mümtaz Soysal değ...
Fikret BİLA
Org. Özkök noktayı koydu
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'le ...
Hasan CEMAL
Baykal'ın Türkçü muhalefeti!
Türkiye bir bakıma tımarhanedir! Yetmiş iki m...
Güneri CIVAOĞLU
Top ve seks
Seks, futbol, savaş, başarı... Hepsinde her ş...
Abbas GÜÇLÜ
Meğerse öğretmenlerimizi ne çok seviyormuşuz!
Öğretmenler Günü de olmasa öğretmenlerimizi h...
Hurşit GÜNEŞ
Sıfır enflasyona ne dersiniz?
Bu yıl enflasyon hedefi yüzde 8'di. Gelecek y...
Sami KOHEN
Frekans farkı...
BAŞTA Washington'da ve Kopenhag'da resmi ağız...
Faik ÖZTRAK
Dış açık ve özel tasarrufların azalması
Bir ekonomide olanları incelemek bakımından m...
Hasan PULUR
Haberlerden esintiler...
ADAM gibi adam diye bir deyim vardır.
Derya SAZAK
Özkök 2006'da emekli
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, 20...
Meral TAMER
İşverenlere göre kadın istihdamı nasıl artar?
Önümde ilginç bir araştırma var:
Ece TEMELKURAN
Şemdinli 'hudutta'!
"Biz terörist değiliz. Belki bizim yaşadıklar...
Güngör URAS
Kaçak petrol kamyondan çok gemiyle geliyor
Başbakanımız AKP grup toplantısında Güneydoğu...
Serpil YILMAZ
Versace, otel ve mağaza işine soyundu
Türkiye'ye bir dokunup gitmiyor "moda imparat...
M. Ali BİRAND
Sivilin askere ince ayarı
Genelkurmay Başkanı Org. Özkök'ün dünkü açıkl...

© 2005 Milliyet