Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Kasım 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gençlerin şansı...

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Bugün artık herkes kendi çapında ekonomist. Teorik altyapısı güçlü olmasa bile pratikten yetişme pek çok uzmanımız var. Ne de olsa otuz yıldır enflasyon baskısı altında inim inim inlerken küreselleşmeye cevap vermeye çalışan bir milletiz.
* * *
Kolay iş değil. Ne krizler, ne darbeler, ne dalgalanmalar yaşadık. 70'lerdeki benzin kuyruklarından 2005 yılındaki 200 milyar dolara yaklaşan dış ticaret hacmine gelene dek çok şey öğrendik, epey bedel ödedik. Ekonomi konusunda "iş başında yoğunlaştırılmış eğitim" aldık. Hem de ne yoğunlaştırılmış! O yüzden YTL'ye hala güvenmiyoruz.
* * *
Ama şimdi nefesleniyor gibiyiz. AB ve ABD bize arka çıkıyor. Tabii ki kara kaşımız kara gözümüz için değil. Yine de bu sayede uzun süredir ilk kez enflasyon yıllık %10'nun altına iniyor ve ilk kez yabancı sermaye girişi bu miktarlara ulaşıyor, Türkiye varlıkları bu kadar ilgi çekiyor. Batıya açılan pencere olarak da İzmir geleceğe uzun zamandır ilk kez daha bir gülümseyerek bakıyor.
* * *
1975'ten sonra doğanlar, ki onlar nüfusumuzun yarısına yakınını oluşturuyorlar, çok şanslılar bu anlamda. Henüz iş hayatlarının başında, hırslı, enerjik, çalışkan ve hevesliyken, yerel ekonomik atmosfer hiç olmadığı kadar olumlu görünüyor. Düşük enflasyon ortamına geçmekten öte mali sistem eskisine göre çok daha sağlam duruyor.
* * *
Uluslararası ölçekte daha fazla itibar görüyor, ciddiye alınıyoruz.
Her şey güllük gülistanlık değil elbet. Enflasyon kültüründen gelip enflasyonsuzluğa alışmanın zorlukları var. Hala halledilmeyen yapısal zaaflarımız var.
Zor bir coğrafyada yaşıyor olmanın geçmişte bize öğrettikleri var. Küresel rekabet, ufukta görünen çeşit çeşit orta vadeli siyasi riskler var.
* * *
Ayrıca AB ve ABD'ye, yani dış güçlere bağlı bir iyilik bu. Ama olsun nispeten dengeli gibi bir ekonomik ortamda yaşamak bir ayrıcalık bizim gençliğimizi düşününce.
Gençler fırsatları görmeli, yarınki risklerin farkında olmalı, o riskleri iyi yönetmeli ve geleceğe biraz daha iyimser bakabilmeli. Mesela alkolden, sigaradan, uyuşturucudan uzak kalıp sağlıklı yaşayarak, sağlıklı beslenerek akıllı cevaplar verebilmeliler bugünkü dünyaya.
Ya da ana akışı ıskalamadan ama ana akışa esir olmadan yaşayabilmeliler.
* * *
Küresel boyutta da en önemli öncelik ekonomik iyilik. Başka önceliklerin hakim olduğu dünya ne zaman kurulur bilinmez. Kaygan ve ilkesiz bir ortamın kilit ülkelerindeniz. Olmayacak birliktelikler oluveriyor, yan yana gelmezmiş gibi duranlar geliveriyor. Örneğin, ABD'nin verdiği dış ticaret açığı Çin'in dış fazlası oluyor. Çin Hazine'si ABD tahvillerine yatırım yapıyor. Rusya AB ile flört ediyor. Bundan çok değil yirmi yıl önce böyle öngörümler yapılsaydı kim inanırdı? Şimdi de hayal et, edebildiğin kadar.
* * *
Şimdiki gençler şanslı yine de. Tüm yerel ve küresel pisliklere rağmen ufukta daha yaşanır bir Türkiye görünüyor. En azından önümüzdeki onbeş yirmi yıl için. En azından geçmiş onbeş yirmi yıla göre. Bir de riskler iyi yönetilibilirse...
ege@milliyet.com.tr







EGE
Romantizmin etkisinde
Emeklilik hakkında her şey
Yeşil alan çamur deryasına döndü
Gençlerin şansı...
Vizyon böyle bir şey





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet