|
 |
|
|
Mortgage'ı define sananlar var
Hükümetin 'aykırı sesi' Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, mortgage ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şener, 'Define avcısı gibi düşünenler var. Ooo, mortgage gelecek, her şey bitecek diye düşünülüyor' dedi
KADİFE ŞAHİN
Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, hükümet içinde, zaman zaman farklı görüşleri dile getirmesi, farklı bir tutum alması ile de öne çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde de, AKP'li belediyeler alkol alınan yerleri, kentin dışına çıkarmak, veya belli bölgelerle sınırlama girişimlerini sürdürürken, ortaya çıkarak, şarap üreticilerinin bağcılık kongresine katıldı ve sanayii desteklediğini açıkladı.
Bankacılıkta yabancı sermaye tartışılırken aynı şey oldu. Bir sınır 'gerekebileceğini' ifade etti. Hükümetin büyük önem verdiği Galataport ihalesinde, imzayı atmadı ve 'Bir inceliyeyim' dedi. Hâlâ da inceliyor.
Bakan Şener, farklılıkları bir arada tutmanın kendisi için bir 'misyon' olduğunu söylüyor. Bağcılık kongresindeki sözlerinin anlamını konuşurken, 'Bilinçliydi' diyor. Mesajın, alkolle ilgili sınırlamaları gündemine almış AKP'li belediyelere olduğu anlaşılıyor.
'Herkes ev sahibi olacak' beklentisi yaratan mortgage ile ilgili de çarpıcı değerlendirmeler yaptı: "Mortgage'ı define sananlar var. Yok öyle şey!"
Şener'in sorularımıza yanıtları şöyle:
Mortgage yasası, büyük beklenti yarattı. Büyük hayal kırıklığı da yaratır mı?
Hayret ediyorum. Bir kere ben define bulma kültürüne karşıyım. Hayatın gerçeklerinde define yok. Definecilikten vazgeçmek lazım. Terlemeden, yorulmadan, sıkıntı çekmeden düzlüğe kimse çıkamaz.
'Ooo mortgage geldi herkes konut sahibi oldu.' Böyle bir şey olamaz. Bunu niçin söylüyorum, çünkü bir kere herkes 'mortgage'tan ev alacağım' dediği zaman piyasada bu kadar ev yok.
Arz olmayıp talep çok yüksek olursa fiyatlar yükselecek. Dolayısıyla burada bazı varsayımlar altında bir takım değişkenleri sıfır sayıp ev almak isteyenin ev aldığı bir yapı gibi düşündüğün zaman bir hayal dünyasına girersin. Mortgage'te sistem arz ve talebe göre yerleşecek. Sistem istikrara kavuştuğunda ekonomi için büyük bir hazinedir. Ama hemen kısa sürede bütün dengeleri değiştirecek, herşey günlük gülistanlık olacak diye bir hesap yapmamak lazım.
Mortgage sisteminde menkul kıymetlere Hazine garantisi verilmesi isteniyor...
Bu konuda yasada bir değişiklik olmayacak. İnsanlar nedense sektörle bağlantılı işlerde hep sırtını devlete dayamak istiyor. 'Aman olur ya bir şey olursa devlet bizim paramızın tamamını ödesin' diye hemen Hazine garantisi tutturmaya çalışıyorlar. Ancak piyasa hâlâ bazı açılardan rasyonelleşmiş gibi görünmüyor. Hazine'ye yıkılmış bu tür maliyetlerin sonunda vatandaşın sırtına yıkıldığını görmüş durumdayız.
Çarşıda, pazarda insanlar alım gücünün arttığını hissetmediklerini söylüyor...
Bir rahatlama olduğu, algılanmıyor diye yok olmaz. Keşke şu anda Ankara'da olsaydık size 2002 ile 2005 arasında asgari ücretlinin daha önce kaç ekmek alabildiği, şimdi ne kadar alabildiğini söyleyebilseydim.
Beyaz eşya fiyatları üç sene öncekinin yarısı düzeyinde. Elektrik hiç değişmemiş. Buna rağmen 'algılamıyorum' denirse bu değişim olmadığını göstermez.
'Bankalar standart oluşturmadı, yasa çıkar'
Kredi kartı yasasında, Bankalar Birliği sınırlamalara karşı çıkıyor...
Bakanlar Kurulu'nda bütün imzalar tamamlanmış durumda. Ben bu kredi kartları konusunu uzunca bir süredir piyasaya yansıyan olumsuzlukları ile birlikte inceliyorum. Bankalar arasında ortak standartların belirlenmemiş olmasını, farklı uygulamalar yapılmasının tüketicileri yanılttığını, şaşırttığını, hesabını yapamaz hale getirdiğini, bir yıla aşkın süredir söylüyorum.
Bunu söylediğime göre de Bankalar Birliği olarak oturup ortak standartlar belirler diye umutla bekliyorum. Hâlâ atılmış tek bir adım yok. O halde biz bu yasayı çıkarırız.
Asılında ben bunları telaffuz ederken biraraya gelip standartları oluştururlar diye umut etmiştim.
'Cansızlar ve Birsen'i buluşturdum, kapandı'
SPK ile İMKB arasındaki sorun giderildi mi?
SPK ile İMKB arasındaki konu doğrudan doğruya tasarruf genelgeleri kapsamında, SPK'nin İMKB'yi denetlemesi ile ortaya çıktı. Efendim, şimdiye kadar bu denetim yoktu. Şimdi niye var denebilir. SPK da diyor ki 'Bu benim görevim.' Başbakanlık Tasarruf Genelgesi'nde net bir tanımlama yapılmış.
İMKB cephesinde olay farklı görülmüştür ama biz geçen pazartesi günü SPK başkanımız, İMKB başkanımız ve ben Ankara Atlı Spor Klübü'nde biraraya geldik, yemek yedik, sohbetimizi yaptık.
Aslında sorun diye bir şey yok, herkes yoluna devam ediyor. Ama biraraya gelip tartıştıkça bu tip sorunlar ortak kültüre dönüşüyor, sorun olarak algılamıyorsunuz. Sorun diye bir şey kalmamıştır.
'İMKB, aracı kurumların değil, özelleştirilebilir'
Borsa özelleştirilecek mi? Yıllardır konuşuluyor...
Aracı kurumlar 'borsa bizim malımız, nesini özelleştiriceksiniz' diye karşı çıkıyorlar. Ben bu fikri benimsemiyorum. Çünkü bir kere kamu kaynağı ile kuruldu. Kamusal nitelikte gelir elde eden bir yer. Kamu otoritesinin gücüne dayanarak, milletin üzerine salma salarak veya belli işlemlerden tebliğ olarak belli paylar alıyorsanız, 'bu payları alarak biz buradan para kazanıyoruz, bu gelir bizim gelirimizdir' diye hiç bir özel şahıs bunu telaffuz edemez. Bu kamusal nitelikli bir gelirdir.
'Serdengeçti gidecek mi, hiç konuşmadık'
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin görev süresi bir dönem daha uzatılacak mı?
Önümüzdeki yıl martta Süreyya Bey'in görev süresi doluyor. Önümüzde 4 - 5 ay var. Şimdiden yerinde duracak mı gidecek mi diye düşünmek yanlış. Eğer gidecekse yerine kim gelecek gibi bir tartışma için erken... Üretilen isimleri telaffuz etmemek için Hasan, Hüseyin diyorum... Yoksa daha başka şekilde söylenirdi.
Şu anda hiç kimse kafasındakileri ortaya dökmüş bile değil. Karar sürecinde yer alacaklardan iki kişinin biraraya gelip konuştuklarını da zannetmiyorum.
'Galataport'u hâlâ inceliyorum, daha bitmedi'
Galataport'ta farklı düşündüğünüz anlaşılıyor. Ne yapacaksınız?
Bu mesele de çok tartışıldı. Yüksek Planlama Kurulu'na geleceği için de benim onayım, imzam lazımdı. Ne yapacaksınız sorusuna net bir cevabım var, inceleyeceğim. İncelemeleriniz bitmiyor mu diye sorarsanız, inceliyoruz, henüz bitmedi. Bazı konularda Danıştay'dan istişari görüş alınabilir. Ancak Danıştay kendisinde dava açılmış konularda görüş bildirmiyor.
|
|
|

|