Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Kasım 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beyzbol milli takımı Balkan Turnuvası'nda

Bu yılın başında kurulan Türk Milli Beyzbol Takımı 26 Kasım'da Yunanistan'da düzenlenecek Balkan Turnuvası'na katılmaya hazırlanıyor. Takım oyuncuları kamuoyundan bu spora destek verilmesini istiyor

YAPRAK ARAS

Çoğumuzun beyzbol ile alakası, Amerikan filmlerinden gördüğümüz kadardır. Ama aslında 2001 yılında kurulmuş bir beyzbol federasyonumuz ve bu yılın başında oluşturulmuş bir milli takımımız var. Takımın çoğunu Almanya'daki beyzbol liglerinde profesyonel beyzbol oynayan Türk gençleri oluşturuyor. Türkiye ayağı ise ABD'de okuduğu yıllarda bu sporla ilgilenenler sayesinde kurulmuş.
Tuncay Bender'in başkanlığını yaptığı federasyon, Amerikan futbolu ve softbol'dan da sorumlu. 2004 yılında işbaşı yapan yönetim, beyzbolun tanınması için öncelikle fark edilmesi gerektiğini düşünmüş ve milli takım kurulmuş. Türkiye'de daha çok altyapı oyuncuları olduğu için de gözler yurtdışındaki liglerde oynayan Türklere çevrilmiş.
Beyzbol milli takımımız ilk kampını geçtiğimiz mart ayında Almanya'da yaptı. Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp "Kampta iki maç yaptık, ikisini de kaybettik ama kazanıp kazanmamak önemli değildi" diyor. Zaten daha sonra Avusturya'da düzenlenen Finkstonball turnuvasında dört maçın ikisini kazanarak yedinci olmuşlar. Yeni kurulan ve birbirini tanımayan bir takım için aslında bu da önemli bir başarı olarak kabul ediliyor. Milli takım 26 Kasım'da da Yunanistan'a gidiyor. Romanya, Moldova, Yunanistan ve Türkiye takımları arasında düzenlenen özel bir turnuvaya katılacak milliler için Alp, "Artık bütün turnuvalarda şampiyon olmak için oynayacağız. Takım bu niteliklere sahip. Almanya'dan gelen oyuncularımız orada birinci ligde oynayan sporcular" diyor.
Almanya'daki milliler kendi aralarında çalışabiliyor. Türkiye'deki oyuncular da ayda bir onlarla buluşarak kamp yapıyor. Ancak Türkiye'de yaşayan oyuncuların antrenman yapması biraz zor. En büyük sorunu saha konusunda yaşıyorlar. İzmir Amerikan üssünde ve Ankara Bilkent'teki saha dışında beyzbola müsait 100x100 metre genişliğinde sahalar yok. Bu yüzden de soluğu 100x60 metrelik futbol sahalarında alıyorlar.

Lig, 2006'da başlayabilir
Alp milli takımın olabildiğince çok maç yapmasını ve uluslararası yarışmalara katılmasını istiyor. Yurtdışındaki turnuvaların antrenörlere yeni taktikler kazandırdığını söylüyor. Federasyonun öncelikli hedefi de altyapıdan bir milli takım oluşturmak. Bunun için de çalışmalara çoktan başlanmış. Bir yandan kurslarla hakem ve antrenör yetiştiriliyor, diğer yandan altyapı ekipleri çalıştırılıyor. Alp 2006 sonunda beyzbol liginin başlayabileceğinin müjdesini de veriyor.

Kübalılardan destek
Milli takım yurtdışındaki organizasyonlarda çok olumlu tepkiler alıyor. Avrupa Beyzbol Federasyonu'nun yanı sıra bu sporda ABD ve Japonya kadar iddialı olan Küba da millilere destek veriyor. Küba Büyükelçiliği'nden yetkililer federasyonu ziyaret ederek Türkiye'de beyzbol oynanmasından çok memnun olduklarını belirterek malzeme, antrenör, Küba'da kamp isteklerini severek karşılayacaklarını belirtmiş.
Alp "Türkiye'de hayal olan bir şeyi gerçekleştirdik" diyor. Peki beyzbol, Türk kültürüne ne kadar uygun bir spor? Alp beyzbolun bir aile sporu olduğunun altını çiziyor. "İnsanların çocuklarını alarak, piknik yaparak keyifle seyredebileceği bir spor. Çok basit kuralları var. Biraz ilgisi olan kolaylıkla oynanabilir. Beyzbol genellikle çelikçomak oyununa da benzetilir" diyor.



Özgür Öztürk (33 yaşında, jeoloji yüksek mühendisi)
"Takımda bulunmak ayrı bir keyif"

"Beyzbol oynamak bir yana milli takımda bulunmak ayrı bir keyif. Yurtdışına gittiğimizde bizi eşofmanlarla gören gurbetçiler, beyzbol takımı olduğumuzu duyunca çok şaşırıyor. Hoşlarına da gidiyor."



Orhan Ertanhan (Federasyon başkan vekili)
"Lisedeyken de oynuyorduk"
"Beyzbola ilgim İzmir Maarif Lisesi'nde başladı. Bizim zamanımızda İzmir'de NATO üssü vardı. Onlar malzemelerle bize destek sağlardı, biz de beyzbol ve Amerikan futbolu oynardık. Sonra Fox TV'den takip etmeye başladım. Şu anda federasyonun başkan vekiliyim. Altyapıya önem veriyoruz. Pilot okullar seçtik, onlara malzeme desteği vererek sporun gelişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Beden eğitimi hocalarına dersler veriyoruz."



Görkem Elverici (29 yaşında, bankacı)
"Bize uygun bir spor"
Elverici hem yönetim kurulu üyesi hem de oyuncu. Beyzbola 1995'te ODTÜ'de başlamış. 2003'ten beri federasyon üyesi. "Başladığım dönemde herkes komik buldu, 'Türkiye'de beyzbol oynanıyor mu ki?' dedi" diye konuşuyor. "Ama bir şekilde içine giren herkes etkilenip kendileri de oynamak istiyor. Türkiye'de yaygınlaşacağına inanıyorum çünkü bize uygun bir spor. Doğu ve Güneydoğu'da benzer oyunlar var. Şırnak'ta yüzyıllardır oynanan guhşek oyununun kuralları beyzbolla tamamen aynı."



Malzemeleri pahalı

Beyzbol malzemeleri yüzünden pahalı bir spor. Yurtdışından getirilen malzemeleri üç-dört şirket satıyor. Ancak federasyon, malzeme ihtiyacı olan okullara malzeme sağlayabileceklerini belirtiyor. Toplar 1 ile 10, eldivenler 40 ile 350, sopalar 70 ile 400, kasklar da 40 ile 150 YTL arasında değişiyor.




PAZAR
"Hiçbir eksiğimiz yok, neden ikinci ligde oynayalım ki?"
Sistemle derdi olan ustalar
Beyzbol milli takımı Balkan Turnuvası'nda
Bulutlar üstünde moda
Eski Safran'a yeni şef
"Uzayda beraber çalışan ülkeler savaşmaz"
Beton ormandan yeşil yapraklar
"36 senedir annemi görmedim, hâlâ arıyorum"
Karlar düşer!
Gece boyu sipariş
Pasta ustalarından çocuklara kurs
Acil gereksinim: Tasarım!
Her kasımda Şikago
Siyasetten sonra hayat var mı?
Yıldızlara geri dönmek
Sadece lokanta!
Endülüs notları (2)
Enerjik kalmamızı etkileyen faktörler
Dikkat, büyülenebilirsiniz
"İkinci on" da kitapçı raflarında





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2005 Milliyet