Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Kasım 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Özker Özgür gerçekten hain miydi?


Kıbrıs sorununa çözüm arayışları "derin dondurucuda" olabilir. Ancak adada, Türkiye'de yakından izlenmesi ve doğru değerlendirilmesi gereken önemli gelişmeler oluyor. Bu çerçevede Kıbrıslı Türklerin sadece "Türk" olarak değil, "Kıbrıslı" olarak da kimliklerini koruma çabasında oldukları gözleniyor.
Burada, hafta başında vefat eden eski Cumhuriyetçi Türk Partisi başkanı Özker Özgür'den söz etmek istiyorum. Adı gibi yaşamaya alışık olan "eski tüfek" Özgür, "Kıbrıs Kıbrıslılarındır" ve "Türkiye iç işlerimize karışmasın" çıkışları nedeniyle hem Ankara'da hem de KKTC'deki milliyetçi çevrelerde "hain" olarak görülen bir siyasetçiydi.

KKTC bayrağına sarılıydı
Rum kesimindeki partilerin liderlerinin neredeyse hepsinin cenazesine katılmaları, AKEL lideri Hristofyas'ın ise Özgür'ün toprağa verilmesi sırasında gözyaşlarını tutamaması, bazıları tarafından kuşkusuz "Bu ihanetin teyidi" olarak görülecektir.
Oysa, burada bazı ayrıntıları gözden kaçırmamak lazım. Rum liderlerin KKTC topraklarında katıldıkları cenazede Özgür'ün tabutunun KKTC bayrağına sarılı olması, ayrıca çok sayıda Kıbrıslı Türk'ün de bu cenazede hazır bulunup gözyaşı dökmesi gibi.
Dün, başta Turkish Daily News gazetesi genel yayın yönetmeni olan yakın dostum Yusuf Kanlı olmak üzere, tanıdığım bazı Kıbrıslı Türk arkadaşlarımı, "Rahmetliyi nasıl bilirdiniz?" diye yokladım.

Kıbrıs evladını kaybetti
Yusuf, eski öğretmeni için (evet, Özgür aslen bir öğretmendi ve Öğretmenler Günü'nde toprağa verildi), "Kıbrıs büyük bir evladını kaybetti" dedi. Siyaseten ortanın sağında olan Yusuf'un bu sözü, konuştuğum Kıbrıslı Türk dostlarımın çoğunun ortak görüşüydü.
Çoğu, sosyalist olan Özgür'ü, "hain" olarak değil, "ülkesini seven alçak gönüllü bir insansever" olarak hatırlayacaklarını söyledi. Kıbrıslı Türklerin en çok sevdiğim yanlarından biri de zaten bu. Siyasi görüşleri ne olursa olsun, kendi aralarındaki çekişmeler ne olursa olsun, içlerinden yetişmiş olan şahsiyetlere her zaman sahip çıkmaları gerçekten de takdir edilecek bir şey.
Özetle, "Özker Hoca", Ankara'da olmasa bile, Kıbrıs'ta sevilen biriydi. Gerçekten de "hain" olsaydı, halk herhalde onun değil, kendisiyle aynı gün vefat eden ve aynı gün toprağa verilen Ulusal Birlik Partisi Genel Başkan Vekili Salih Miroğlu'nun cenazesine akın eder ve hissiyatını bu şekilde ortaya dökerdi.

Cenazede buruk görüntü
Oysa hem Özgür hem de Miroğlu için KKTC Meclisi önünde ortak tören düzenlendi. Kıbrıs gazetesinin yazdığı gibi, "İki farklı çizgiden iki siyasinin meclis önündeki törende yan yana katafalka konmaları buruk bir görüntü yarattı." Başka bir ifadeyle, Kıbrıslı Türkler önceki gün sadece bir değil, iki "değerli evlatlarını" vakur, kavgasız ve slogansız bir şekilde toprağa verdiler.
Bu cenazeler aynı zamanda, Kıbrıslı Türklerin "Kıbrıslı" olarak "siyasetüstü kolektif kimliklerini" de ortaya koydu. Türkiye'de işte bu "kimlik" yıllardır görmezlikten gelindi. Kıbrıslı Türklere sadece "Türk" gözüyle bakılarak bu insanların özel taleplerinin ve ihtiyaçlarının olabileceği düşünülmedi.
Oysa, Annan Planı sürecinin de ortaya koyduğu gibi, burada "Kıbrıslı Türk" olarak kimliklerini sadece Rumlara karşı değil, bir yerde Türkiye'ye karşı da korumaya çalışan bir kardeş milletten söz ediyoruz. Kıbrıslı kardeşlerimizin "bağımsızlıklarına" gerçekten inanıyorsak, buna kızmak yerine sevinmemiz lazım.


semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Askeri siyasete çekmek
GENELKURMAY Başkanı Org. Hilmi Özkök'ü yıprat...
Çetin ALTAN
Politika kulisleri ve hayatın kendisi...
Mümkün olsa da, kitlelerin tepesine kurulup, ...
Melih AŞIK
Ulusal bakanlık
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "ulusalcı ...
Fikret BİLA
Terör zirveleri sıklaşacak
Ankara, bir hafta sonra ikinci terör zirvesin...
Hasan CEMAL
Ekonomi, siyaset, iş dünyası!
Ekonomi iyiye gidiyor. Özellikle son üç yıldı...
Güneri CIVAOĞLU
Sıfır patinaj
Asker, "yabancılara toprak satışı" tasarısına...
Can DÜNDAR
Ulemaya Özgüneş danıştı. Hataydı
Salı günü bu köşede 12 Eylül yönetiminin başö...
Abbas GÜÇLÜ
Alternatif eğitim
Önümüzdeki hafta sonu İstanbul'da ilginç bir ...
Semih İDİZ
Özker Özgür gerçekten hain miydi?
Kıbrıs sorununa çözüm arayışları "derin dondu...
Sami KOHEN
Kuzey Irak için ince ayar
HAFTA içinde "Milliyet"te yer alan "Başarısız...
Hasan PULUR
Ekmek deyip geçmeyeceksin...
TÜRKÇE önemli bir kaynak daha kazandı:
Derya SAZAK
Picasso günleri
Sakıp Sabancı Müzesi, 'Picasso İstanbul'da' s...
Meral TAMER
Dünya, uzayı parsellemenin peşinde!
Bursa Uludağ Üniversitesi, kuruluşunun 30. yı...
Ece TEMELKURAN
'Derin Kürt' korkusu!
Hunhar florasanlarıyla "Şahintepesi Meyhanesi...
Tamer HEPER
Gençlik bu kadar kolay harcanamaz (1)
Gün geçmiyor ki ilköğretim yaşı seviyesindeki...
Güngör URAS
Antalya otellerinde 266 bin yatak var
Antalya'dayım. Kasım ayının sonuna yaklaştık ...
M. Ali BİRAND
FİFA'da ses tonu yumuşuyor
Zürih'te hala Türkiye-İsviçre maçı konuşuluyo...

© 2005 Milliyet