Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Kasım 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gençlik bu kadar kolay harcanamaz (1)


Gün geçmiyor ki ilköğretim yaşı seviyesindeki birkaç çocuk suçlunun kapkaç yaptığı, hırsızlığa karıştığı haberi gelmesin. Küçük yaştaki çocukların suç işleme trafiği o kadar arttı ki toplum olarak bu olguyu da kanıksar olduk. İşte onlardan biri İstanbul'un emniyet müdürünün elini öptürüp yuvaya yolladığı küçük. Daha emniyetten çıkarken, "Yine çalacağım" dedi ve yuvadan kaçtı. Peki neler oluyor?
Neler olduğunu iki gün arka arkaya yazıp açıklamaya çalışacağım.
Türk Ceza Kanunu madde 31'den söz etmek istiyorum. Bu maddeye göre:
"Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir."
Görüldüğü gibi, çocuk 12 yaşından küçük ise elini kolunu sallayarak gider, her türlü suçu işler. Peki böyle bir özgürlük olur mu? Aslında olmaz. Ne yapılır? Öncelikle suça eğimli bu çocukların velayeti ana babasından alınır. Ondan sonra çocuğun tecavüze uğramayacağı, kolaylıkla kaçamayacağı, ehil ellerdeki eğitim kurumlarına mutlaka ama mutlaka konur. Eğitilmeyen her çocuk beş altı sene sonra bir mafya lideri olacaktır.
Neredeyse bebek yaştaki çocuklar hırsızlık veya sair suç talimatını nereden alıyor? Kendi kendilerine planladıklarını, kaptıkları paraları da kendi kendilerine harcadıklarını düşünmüyoruz değil mi? Elbette bunu yaptıranlar var. Bunlar da büyük çoğunlukla ailelerdir. Şimdi ceza kanunumuzdan bir başka madde:
"Bir başkasını suça azmettiren kişi, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır. Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak sureti ile suça azmettirme halinde azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz."

tamerheper@host.com








Taha AKYOL
Askeri siyasete çekmek
GENELKURMAY Başkanı Org. Hilmi Özkök'ü yıprat...
Çetin ALTAN
Politika kulisleri ve hayatın kendisi...
Mümkün olsa da, kitlelerin tepesine kurulup, ...
Melih AŞIK
Ulusal bakanlık
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "ulusalcı ...
Fikret BİLA
Terör zirveleri sıklaşacak
Ankara, bir hafta sonra ikinci terör zirvesin...
Hasan CEMAL
Ekonomi, siyaset, iş dünyası!
Ekonomi iyiye gidiyor. Özellikle son üç yıldı...
Güneri CIVAOĞLU
Sıfır patinaj
Asker, "yabancılara toprak satışı" tasarısına...
Can DÜNDAR
Ulemaya Özgüneş danıştı. Hataydı
Salı günü bu köşede 12 Eylül yönetiminin başö...
Abbas GÜÇLÜ
Alternatif eğitim
Önümüzdeki hafta sonu İstanbul'da ilginç bir ...
Semih İDİZ
Özker Özgür gerçekten hain miydi?
Kıbrıs sorununa çözüm arayışları "derin dondu...
Sami KOHEN
Kuzey Irak için ince ayar
HAFTA içinde "Milliyet"te yer alan "Başarısız...
Hasan PULUR
Ekmek deyip geçmeyeceksin...
TÜRKÇE önemli bir kaynak daha kazandı:
Derya SAZAK
Picasso günleri
Sakıp Sabancı Müzesi, 'Picasso İstanbul'da' s...
Meral TAMER
Dünya, uzayı parsellemenin peşinde!
Bursa Uludağ Üniversitesi, kuruluşunun 30. yı...
Ece TEMELKURAN
'Derin Kürt' korkusu!
Hunhar florasanlarıyla "Şahintepesi Meyhanesi...
Tamer HEPER
Gençlik bu kadar kolay harcanamaz (1)
Gün geçmiyor ki ilköğretim yaşı seviyesindeki...
Güngör URAS
Antalya otellerinde 266 bin yatak var
Antalya'dayım. Kasım ayının sonuna yaklaştık ...
M. Ali BİRAND
FİFA'da ses tonu yumuşuyor
Zürih'te hala Türkiye-İsviçre maçı konuşuluyo...

© 2005 Milliyet