Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Kasım 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuklar, Picasso İstanbul'da!


Paris'te o çocukları ne kadar kıskanmıştım. Onların ne kadar şanslı, ne kadar ayrıcalıklı olduklarını ve hayata ne kadar önde başladıklarını düşünmüştüm.
Yıllar öncesi.
1993 baharı olabilir.
Pompidou'da Matisse sergisi.
Çocuklar, cıvıl cıvıl...
Onların arasına katılıyorum. İlkokul çocuklarının şen şakrak halleriyle daha çok keyif alıyorum Matisse'den.
Sanki hüznü hiç tatmamış bu adam. Sanki hep yaşama sevinci içinde geçmiş bütün hayatı.
Renkler öylesine çarpıcı ki.
Çocuklar, cıvıl cıvıl...
Matisse'in, o renk cümbüşünün önünde başka nasıl olabilir ki insan? Ne kadar çok sevmiş yeşili, kırmızıyı. Kavuniçini, pembeyi. O göz alıcı sarısı ne kadar çarpıcı. Hele o kırmızı, kıpkırmızı balıkları. Kavanozların içinden hiç eksik olmayan o tek göz balıkları...
Hatırlıyorum o günü.
Matisse'den sonra Van Gogh.
Yine çocuklarla birlikte...
Bu kez d'Orsay Müzesi.
Çocuklar, Van Gogh'nun önünde yere yayılmışlar öğretmenleriyle. Van Gogh, kendi odasının resmini yapmış. Bir köşede tahta yatağı, basit tahta masası ve iki hasırdan iskemlesi. Odanın sadeliği, yoksulluğu insanın yüreğini burkuyor.
Çocukları izliyorum.
Van Gogh'nun odasını çiziyorlar, ellerinde karakalem. Odanın derinliğine yatağı yerleştirmeye çabalıyorlar. Zorlandıkça, öğretmenlerine koşuyorlar, etrafa neşe saçarak.
Kıskanıyorum çocukları...
Matisse'i, Van Gogh'u o yaşta tanımalarının, daha o yaşta o renk cümbüşü içinde yüzmeye başlamalarının ne büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum.
Paris'te çocuklarla geçirdiğim o günü, geçen çarşamba akşamı hatırladım, Sakıp Sabancı Müzesi'nde Picasso İstanbul'da sergisini gezerken.
Ve Güler Sabancı, serginin ilk altı haftasında 'çocuk programları'nın dolu olduğunu söyleyince seviniyorum, Paris'te geçirdiğim o günü hatırlayarak...
Güzel şeyler de oluyor bu memlekette.
Picasso İstanbul'da, çocuklar!
Gidin, gezin, tanıyın.
Hiç kolay olmadı buralara gelmek, böyle bir sergiyi İstanbul'da gerçekleştirmek. İstanbul, bu sergiyle sanat ve kültür çıtasını biraz daha yükseltti.
Rahmetli Sakıp Sabancı'ya, ailesine, sevgili Güler Sabancı'ya ve zoru başaran sevgili Nazan Ölçer'e teşekkür ediyorum.
Çocuklar,
Türkiye'nin geleceğinden umutsuzluğa kapılmayın.
Bakın, Picasso İstanbul'da!
Ailenizle, öğretmenlerinizle Emirgân'a, Atlı Köşk'e gidin, Picasso'yla, bu büyük ressamla tanışın, onun yapıtlarını, o güzellikleri hissetmeye çalışın.
Ve unutmayın, sizler çok daha güzel bir Türkiye ve dünyada yaşayacaksınız.
Tekrar ediyorum:
Türkiye'nin geleceğinden sakın umutsuzluğa kapılmayın.
Eminim, Picasso'dan sonra Matisse'e de, Van Gogh'a da, Chagall'a da, Rodin'e de ev sahipliği yapacak İstanbul...
İyi pazarlar!

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Tıkla...
Her evden çıkışta, numarası belirsiz tek bir ...
Melih AŞIK
Günün tartışması
Bir kimlik tartışmasıdır gidiyor... Başbakan ...
Fikret BİLA
Bu millet ne milleti?
Soru, CHP lideri Deniz Baykal'a ait. Başbakan...
Hasan CEMAL
Çocuklar, Picasso İstanbul'da!
Paris'te o çocukları ne kadar kıskanmıştım. O...
Güneri CIVAOĞLU
Pablo rüzgârı
Adı sanı bilinmeyen, yoksul ama özgüveni -tam...
Can Dündar
Aşk filmlerinin kötü adamı: Yılan
Ergenlik çağında ya da arifesinde çocuğu ola...
Abbas GÜÇLÜ
MEB, hukuk ve kariyer sınavı
AKP iktidarı, hukuku, zaman zaman önünde bir ...
Hasan PULUR
Siyasi vasiyet!
HİKÂYEYİ bilenleriniz vardır...
Derya SAZAK
Liderlik farkı
Almanya'daki iktidar değişikliği, AB sürecind...
Meral TAMER
Kriz varsa, sosyal bilimler rağbettedir!
Uludağ Üniversitesi'nin 30. kuruluş yılı, Bil...
Ece TEMELKURAN
'Derin kilitler' ne zaman açılır?
İstanbul'dan giderken Yüksekova ve Şemdinli'y...
Tamer HEPER
Gençlik bu kadar kolay harcanamaz (2)
Azmettirmenin dışında suça yardım dahi cezala...
Osman ULAGAY
Tehlikeli hesaplar 2006'yı karartır mı?
Son haftalarda Türkiye'de yaşanan kimi gelişm...
Güngör URAS
YKB'de 'dönemsel zarar' yok, 'yapısal zarar' var
Yapı Kredi Bankası'nda yeni yönetim, "halının...
Serpil YILMAZ
Cahit Çetin: Jeopolitik alan tarımdır
Yeryüzü şekillerinin politik önemi (jeopoliti...

© 2005 Milliyet