|
 |
|
|
Pablo rüzgârı
Adı sanı bilinmeyen, yoksul ama özgüveni -tam- bir ressam olarak İspanya'dan trenle gelip, Paris garına ayak bastığında Picasso -rivayete göre- kuşağından çeker tabancasını 'Fransa, Pablo seni teslim almaya geldi' diye bağırır. Sadece Fransa'yı mı?
Tüm dünyayı tutsak aldı.
Ama... Siyah saten İspanyol kuşağından sıyırdığı altıpatlar tabancayla değil, fırçası ve paletiyle...
Son 72 saat içinde İstanbul'u da tutsaklar coğrafyasına kattı.
......................
Sabancılar'ın Atlı Köşkü'ndeki müzede "Picasso şöleni" var.
10 binler akıyor. Bu harikulade "renkler gezegeninin" gurusu önünde saygı geçidi yapılmakta sanki...
......................
Güler Sabancı, elbette bu sergiyle bir "iletişim örnek dosyası" oluşturdu.
Kısaca durum şu:
II. Dünya Savaşı sonrası yıkılmış Avrupa'da kapitalizm, ne üretirse "yok" satıyordu. Öylesine açtı ki piyasa, sadece üretmek yeterliydi. Ne kalite, ne fiyat... "Mal" bulabilmekti önemli olan.
Bir sonraki aşamada "marka" dönemi başladı.
O süreçte "marka" aslında sadece bir basit "etiketleme" idi.
Sonra... Ardından "gerçek marka" dönemi geldi.
Artık "ürün" değil, "marka" satıyordu.
Peki ya onlarca, yüzlerce markaya egemen olan gruplar?
Onların "iletişimi?"
İşte orada artık "sosyal sorumluluk" ilkesi devreye girdi.
Zaten "markalar" da artık üretim sürecinden çekilmekteydiler. Üretimi Çin, Hindistan, Malezya gibi, emek ucuz coğrafyalara bırakırken, kendileri sadece "imaj" satmaya başlamışlardı.
Marka imajları, grup imajlarının şemsiyesi altına girmeliydi.
"Sosyal sorumluluk projeleri" kapitalizmin burçlarında dalgalanacak saygınlık flamalarıydı.
Yurtlar, okullar, burslar, üniversiteler, ödüller, sponsorluklar.... Ve kültürel katkılar...
İşte Güler Sabancı'nın gerçekleştirdiği Picasso'nun çok değerli yapıtlarından oluşan "Picasso" sergisi bu merceklerle görülmelidir.
Başarıdır.
....................
Picasso'yla devam edelim...
Picasso, Malaga'da doğdu ama sanat rüştünü Barcelona'da kanıtladı.
Paris sonradır.
Barcelona, sisteme başkaldırının kentidir.
Büyük isyancılar, büyük sanatçılar yetiştirmiştir.
Picasso'nun yanı sıra, ünlü ressam, "deli dahi" Salvador Dali Barcelonalıdır.
Çağdaş mimarinin mehdisi Gaudi de Barcelona'nın onurudur.
İspanya bayrak renkleri üzerine naif güneş deseni ile İspanya logosunu yaratan efsane ressam Miro da Barcelonalı.
Hepsi de başkaldırı isimleri...
Onların bir tarikat kadar içine kapalı sol entelektüel yapısında "sanatçı mahkemeleri" kurulur, yargılama yapılırdı. Sapmış olanlar dışlanırdı.
Picasso, "klasik resimde" zaten harikulade bir olgunluk sürecini yaşarken, görüneni değil, hissedileni tuvale yansıtan kübizme geçmişti.
Bu, onun doğasında olan ama Barcelona havasıyla yelkenlerini dolduran "başkaldırı" rüzgârlarının sonucuydu.
..................
Picasso, -sanırım- 80'inde genç kadınla evlenmiş, o yaşında çocuk sahibi olmuştur.
Torununun çocuğu yaşında bebeği vardı.
Ve hiç de komik değildi görüntüsü...
Genç karısı, ona gerçekten âşıktı.
Hâlâ kadınların paylaşamadığı erkekti.
Picasso, bu ilişkisiyle doğaya da başkaldırmıştı.
...................
Bir ulusu oluşturan değerler, elbette tarihi, dili, dini... Ortak tasaları ve kıvançlarıdır.
Ancak...
"Sanat" ve "kültür" harcı, "mozaik" denilen farklı unsurları bir arada tutar.
"Alt" ve "üst" kimlikler, "anayasal yurttaşlık" gibi deyimler hukukidir.
Toplumu bir arada tutan, hukukun ötesinde, kendi coğrafyalarından çıkan küresel değerlerdir.
Ortak kültürdür.
Bir federasyon olan İspanya'nın bütünlüğü bu temel ilkeyle sağlanıyor.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Tıkla... Her evden çıkışta, numarası belirsiz tek bir ... | |  | Melih AŞIK | | Günün tartışması Bir kimlik tartışmasıdır gidiyor... Başbakan ... | |  | Fikret BİLA | | Bu millet ne milleti? Soru, CHP lideri Deniz Baykal'a ait. Başbakan... | |  | Hasan CEMAL | | Çocuklar, Picasso İstanbul'da! Paris'te o çocukları ne kadar kıskanmıştım. O... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Pablo rüzgârı Adı sanı bilinmeyen, yoksul ama özgüveni -tam... | |  | Can Dündar | | Aşk filmlerinin kötü adamı: Yılan Ergenlik çağında ya da arifesinde çocuğu ola... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | MEB, hukuk ve kariyer sınavı AKP iktidarı, hukuku, zaman zaman önünde bir ... | |  | Hasan PULUR | | Siyasi vasiyet! HİKÂYEYİ bilenleriniz vardır... | |  | Derya SAZAK | | Liderlik farkı Almanya'daki iktidar değişikliği, AB sürecind... | |  | Meral TAMER | | Kriz varsa, sosyal bilimler rağbettedir! Uludağ Üniversitesi'nin 30. kuruluş yılı, Bil... | |  | Ece TEMELKURAN | | 'Derin kilitler' ne zaman açılır? İstanbul'dan giderken Yüksekova ve Şemdinli'y... | |  | Tamer HEPER | | Gençlik bu kadar kolay harcanamaz (2) Azmettirmenin dışında suça yardım dahi cezala... | |  | Osman ULAGAY | | Tehlikeli hesaplar 2006'yı karartır mı? Son haftalarda Türkiye'de yaşanan kimi gelişm... | |  | Güngör URAS | | YKB'de 'dönemsel zarar' yok, 'yapısal zarar' var Yapı Kredi Bankası'nda yeni yönetim, "halının... | |  | Serpil YILMAZ | | Cahit Çetin: Jeopolitik alan tarımdır Yeryüzü şekillerinin politik önemi (jeopoliti... | |
|
|