Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Kasım 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cahit Çetin: Jeopolitik alan tarımdır


Yeryüzü şekillerinin politik önemi (jeopolitik) tarıma kaydı. AB'nin, üye ülkelere kullandırdığı 100 milyar euro'luk fonun 45 milyar euro'su tarım sektörünü sübvanse ediyor. Oysa AB'de tarımla uğraşanların toplam nüfusa oranı yalnızca yüzde 5 düzeyinde.
Bu sözler, 28 bin ortağın üye olduğu 33 kooperatifin oluşturduğu TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birlikleri'nin Başkanı Cahit Çetin'e ait...
Çetin, "Herhalde AB, 45 milyar euro'yu, işletmelerimizde kanunen çalıştırmakta zorunlu olduğumuz özürlü veya hükümlü çalışan oranı kadar bir nüfusu beslemek için ayırmıyor. Köylüyü üretimde tutmayı önemsiyor. 10 liraya mal edip 5 liraya satıyor, bu zihniyeti anlamamız gerekir. Türkiye 1 milyon 300 bin ton sıvıyağ tüketiyor, bunun 800 bin tonunu ithal ediyor. Ayçiçek ekecek tarla mı yok?" vurgusunu yapıyor.

Farkındalık yaratıldı
Türkiye, 1950'lerde İspanya ve İtalya'dan sonra dünya pazarlarında üçüncü zeytinyağı ihracatçısıydı. Bugün pazardaki yeri 6'ncılığa kadar geriledi. Ekim alanları "sürdürülebilir rekabet" ortamını yaratmakta yetersiz kaldı, zeytin çiftçisi verimliliği artıracak yenilikleri izleyemedi, yurtdışı pazarlarda "avantajlı" yapılanmaların dışında konumlanıldı.
Ne var ki, 1990'larda zeytinyağında "farkındalık" yaratılması yönünde çok önemli adımlar atıldı, bunun sonucu olarak da zeytinyağı ihracatı ve markalaşma süreci hız aldı.
Zeytinyağı üreticisi bir ülke olmamıza karşılık, yıllık kişi başına tüketim 1 kilogramda kalmakla birlikte; yıllık ortalama 120 bin ton ihracatta, zeytinyağı ihraç fiyatı litrede 1.4 dolardan, 2.6 dolara kadar yükseldi.
Bu yıl dünya zeytinyağı piyasalarında 450 bin ton açık olacağı hesaplanıyor ve Türkiye'nin önümüzdeki 4-5 yıllık talebi öngören bir planlamayla hemen üretimi artırıp katma değeri yüksek ihraç politikasını geliştirmesi bekleniyor.
Zeytinyağında "yapısal dönüşüme" yol açacak doğum sancıları başladığı için de tartışma alevleniyor.

Japon'a TARİŞ yağı
Türkiye'nin tarımsal geleceği şarap ve zeytinyağında saptaması yapan Çetin'e, "Zeytinyağında nasıl gelişiriz?" diye soruyorum...
Çetin, "Üretimi artırmak için üreticiye fidan dağıtmamız gerekir. Mevzuat değişikliğiyle yeni ekim alanları açmalıyız. Üreticiye prim verilmeli. AB ile müzakereye yüksek kottan başlamalıyız" diyor.
2007 yılında markalı zeytinyağı ihracatında, Türkiye'nin toplam kutulu zeytinyağı ihracat (12 bin ton) miktarını hedeflediklerini söyleyen Çetin, Kanada'nın Montreal, ABD'nin Chicago kentlerinde "Ta - Ze" markasıyla açılan mağazaları gibi, İngiltere'nin ünlü Harrods mağazası ve Japonya'daki İtalyan restoranlarına verdikleri TARİŞ yağları ile birlikte 33 ülkeye yaptıkları markalı ihracatı "ön yatırım" olarak tanımlıyor.

Coğrafi işaretleme
Çetin, TARİŞ'in özerkleşmesini takiben 2001 yılında kurulan Zeytin A.Ş. ile geliştirilen faaliyetlerin sonucu olarak, iç piyasada 5'incilikten, 1'inciliğe yükseldiklerini vurguluyor.
Ayvalık Ticaret Odası ile TARİŞ'i karşı karşıya getiren "coğrafi işaretleme" konusunda ise Çetin, "Türkiye karma lezzeti tanıdı. Önce bölgeleri ayırmalı, sonra lokal tatları öne çıkarmalıyız" diyor.
TARİŞ, Türk Patent Enstitüsü'nden (TPE) "Güney Ege" markasıyla "coğrafi işaretleme aldı. "Kuzey Ege" olarak yaptığı başvuru ise bölgedeki üreticilerin itirazı üzerine henüz onaylanmadı.
Prof. Kenan Mortan'ın geçtiğimiz günlerde Ayvalık Ticaret Odası'nda düzenlenen panelde dile getirdiği, "Coğrafi işaretleme AB bölgesi ihraç fiyatlarını artırmıyor, zaman kaybediyoruz" uyarısı, şimşekleri üzerine çekmişti. Burhaniye, Ayvalık ve Edremit'in TPE'ye yapılan "coğrafi işaretleme" başvurusunda, "denetimi yapacak üyeler arasında bilim dünyasını temsilen" adı geçen Prof. Mortan'daki fikir değişikliğinin algılanma biçimi, sektördeki kafa karışıklığını da ortaya koyuyor. Prof. Mortan, "Bilimde farklı düşünmenin kandırılma anlamı taşıması, ancak kapıkulu zihniyetinde mümkündür" diyor.
Coğrafi işaretleme konusunu, uzun soluklu ve "verileri" baz alan platformlarda tartışmaya açık tutmakta yarar var. 17 Aralık'ta Burhaniye Ticaret Odası'nın düzenleyeceği seminer de umarım bu amaca katkı sağlar.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Tıkla...
Her evden çıkışta, numarası belirsiz tek bir ...
Melih AŞIK
Günün tartışması
Bir kimlik tartışmasıdır gidiyor... Başbakan ...
Fikret BİLA
Bu millet ne milleti?
Soru, CHP lideri Deniz Baykal'a ait. Başbakan...
Hasan CEMAL
Çocuklar, Picasso İstanbul'da!
Paris'te o çocukları ne kadar kıskanmıştım. O...
Güneri CIVAOĞLU
Pablo rüzgârı
Adı sanı bilinmeyen, yoksul ama özgüveni -tam...
Can Dündar
Aşk filmlerinin kötü adamı: Yılan
Ergenlik çağında ya da arifesinde çocuğu ola...
Abbas GÜÇLÜ
MEB, hukuk ve kariyer sınavı
AKP iktidarı, hukuku, zaman zaman önünde bir ...
Hasan PULUR
Siyasi vasiyet!
HİKÂYEYİ bilenleriniz vardır...
Derya SAZAK
Liderlik farkı
Almanya'daki iktidar değişikliği, AB sürecind...
Meral TAMER
Kriz varsa, sosyal bilimler rağbettedir!
Uludağ Üniversitesi'nin 30. kuruluş yılı, Bil...
Ece TEMELKURAN
'Derin kilitler' ne zaman açılır?
İstanbul'dan giderken Yüksekova ve Şemdinli'y...
Tamer HEPER
Gençlik bu kadar kolay harcanamaz (2)
Azmettirmenin dışında suça yardım dahi cezala...
Osman ULAGAY
Tehlikeli hesaplar 2006'yı karartır mı?
Son haftalarda Türkiye'de yaşanan kimi gelişm...
Güngör URAS
YKB'de 'dönemsel zarar' yok, 'yapısal zarar' var
Yapı Kredi Bankası'nda yeni yönetim, "halının...
Serpil YILMAZ
Cahit Çetin: Jeopolitik alan tarımdır
Yeryüzü şekillerinin politik önemi (jeopoliti...

© 2005 Milliyet