Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Kasım 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Aşkı tarif eden askerler

Biri kıdemli binbaşı diğeri kıdemli başçavuş iki asker yıllarca beraber müzik yaptıktan sonra, bir albüm çıkarmaya karar verdiler. İki kişilik gruplarının adına Gölge dediler, albümlerine ise "Aşk Tarifleri" adını koydular...

FATİH TÜRKMENOĞLU


İnanamıyorum zamanın böylesine akıp geçtiğine... Ertan Güleç'i ve İbrahim Şentürk'ü tam 12 yıl önce, Genelkurmay'ın sessiz odalarında tanıdım. İbo başka şubede çalışan bir astsubaydı. Ertan'la aynı ofiste mesai dolduran iki subaydık. O upuzun koridorlar boyunca sohbet ettik. Nöbet gecelerinde durmadan konuştuk. Spor salonlarında beraber ter attık. Ertan o zaman yüzbaşıydı. Daire başkanı yanımızdayken "komutanım", gezmelerde tozmalarda ise "Ertan"dı. Karısının yaptığı zeytinyağlılara birlikte ekmek bandığımız, gitarı eşliğinde uzun geceler şarkılar söylediğimiz; biricik dostum, akıllı arkadaşım, medeni komutanımdı. Sonra ben terhis oldum, onlar ise "oralı"ydı...
Aralıklarla, telefonlarla, elektronik yolla da olsa, arkadaşlığımız hep devam etti Ertan'la. Aynı zamanda Amerika'daydık. Bir akşam telefon açıp müjdeyi verdi: İbo'yla ikili olmuşlardı! "Hit" şarkılarını dinletti. "İşte benim komutanım böyle olmalı" diye geçirdim içimden. Gurur duydum. Geçenlerde ikinci müjdeyi de verdi: Aykut Gürel'in prodüktörlüğünde hazırladıkları albümleri "Aşk Tarifleri", İrem Records etiketiyle piyasaya çıktı çıkacak. Hele şimdi daha da çok gururlandım. İşte benim komutanım; hayallerini gerçekleştirmişti...

Müzik aşkınız ne zaman ve nasıl başladı?
Ertan Güleç: İlkokulda, mandolin kursuyla başladım. Üç ay devam ettim ve terk ettim! Hâlâ okul şarkıları çalıyorlardı, ben popüler şarkılar çalmak istiyordum. Deniz Lisesi'nde orkestranın solistliğini yaptım.
İbrahim Şentürk: Eski bir müzisyenin oğluyum ben. Babamın orkestrası vardı. Onların yanında öğrendim. Mazhar Alanson'un da çok etkisi oldu bende, çok dinledim onu. 80'li yıllardan beri haftada iki-üç şarkı yazarım.

Orkestrada neler söylüyordunuz?
Ertan G.: İngilizce, daha çok rock and roll ve popüler şarkılar.

Üniformayla mı?
Ertan G.: Evet. Beyaz denizci elbiselerimizi boyayıp çıkıyorduk. Zaten bütün hayatım boyunca besteler yaptım. Profesyonel bir girişimim olmadı şimdiye kadar.

Şimdi profesyonel müzisyen oluyorsunuz artık...
Ertan G.: Profesyonel bir çalışma ama tam anlamıyla değil. Albümün gelirini Mehmetçik Vakfı'na bırakıyoruz.

Nasıl bir araya geldiniz?
Ertan G.: Genelkurmay Başkanlığı'nda ortak bir arkadaşımız tanıştırdı. 1994 yılında. O gün bu gün birlikteyiz.


Duyarlı ve lirik şarkılar

Tarzınızı nasıl açıklayabiliriz?
İbrahim Ş.: Şarkılarımızı duyarlı ve lirik buluyoruz. Bu duyarlı şarkıları da, sert bir sound'la seslendirmeyi seviyoruz. Zengin bir rock sound'uyla. Hep aşk şarkıları yazıyoruz zaten. Anlatılacak en zorlu duygu aşk.
Ertan G.: Enerjiyi duyguyla birleştiriyoruz gibime geliyor...

Peki müzik camiasına ve yapımcı şirketlere ulaşmakta zorlandınız mı?
İbrahim Ş.: Şanslıyız, hiç dolaşmadık. İlk kez Aykut Gürel'e gittik, o da dinler dinlemez "tamam" dedi.

Hiç "keşke bu işi daha erken yapsaydık" diye düşündüğünüz olmadı mı?
Ertan G.: Her şeyin zamanı var. 10 yıl önce olsaydı, İbo'yu bulamayacaktım. Şarkılar bu kadar güçlü olmayacaktı.

Silahlı Kuvvetler'den destek gördünüz mü?
Ertan G.: Evet. Bütün bu faaliyet Genelkurmay'ın izniyle oluyor. Üstelik böyle bir şey ilk kez yapılıyor.
İbrahim Ş.: Deniz Kuvvetleri komutanı bizi dinledi, "Yapın çocuklar" dedi. Bu arada da hukuki altyapı hazırlandı. Yaptığımız müziğin destek görür nitelikte bulunması bizi çok mutlu etti.

"Dinleyenler şaşırdı"

Provalara ve kayıtlara nasıl vakit ayırabildiniz?
Ertan G.: Senelik izin ve hafta sonlarında. Teknik işlemler de bizim dışımızda gelişti. Konser fikrine şimdilik pek sıcak bakmıyoruz. Hele bir albüm çıksın da...

Ne zaman çıkıyor?
Ertan G.: Plak şirketi bu hafta sonu piyasada olacağını söyledi.

Sizin şarkılar neler anlatıyor?
İbrahim Ş.: Aşk. Besteci en iyi tanıdığı dünyadan beslenir. Benim en iyi tanıdığım dünya, kendi iç dünyam. Ha, bir de Çanakkale şehitleri için şarkı var. Albümün altıncı şarkısı.
Ertan G.: Yaşadığım ilişkiler, dostluklar, aşklar ve terk edilişler... Ben en çok da terk edilişlerden besleniyorum galiba. En son "denizkızı"na beste yaptım, belki döner bana diye...

"Albüm çıkarıyoruz" deyince, mesai arkadaşınız olan komutanların tutumu nasıl oldu? Dikkat ederseniz "Kim bu denizkızı?" diye sormadım!
Ertan G.: Arkadaşlarımız önce şaşırdılar ama bizi yakından tanıyanlar destekledi. Tabii ilk başta basit bir şeyler yaptığımızı zannettiler, şarkıları tanıdıkça neler yaptığımızı gördüler. Dinleyen herkes şaşırdı...
İbrahim Ş.: Arkadaşlarım kıvanç ve onur duydu. Bu olumlu duygular bizi daha çok çalışmaya ve üretmeye teşvik etti.

Albümden neler bekliyorsunuz? Ya yıldız olursanız?
Ertan G.: Kendimize inanıyoruz, büyük olmak istiyoruz ama bunu askerlik sınırları içinde yapacağız.
İbrahim Ş.: Popüler kültür kahramanı olmak gibi bir hedefim yok. İnsanların duygularına aracı olursam, çok mutlu olurum. Bir genç, yıldızlı bir yaz gecesi, sevgilisine gitarıyla bizim şarkılarımızdan birini çalsın...

Şu "askerlik sınırı" ne demek?
Ertan G.: Önce mesleğimiz.
İbrahim Ş.: Masum, küçücük beklentiler amatör ruhla birleşirse, iyi işler çıkar. Şarkı söylemek çok masum bir iş. Şarkı söylemek kirlenmemişlik demektir bence. Resim yapmakla şarkı söylemek arasında hiçbir fark yok. Tek hedefimiz, yaptıklarımızı insanlarla paylaşmak ve yüreklere dokunmak. Gündelik hiçbir beklenti taşımıyoruz. Bütün endişelerden arınmış, sadece üretime dayalı, samimi ve masum beklentilerle çevrili izole bir müzik yaşamı sürüyoruz. Kaldı ki, çok sevdiğimiz ve onur duyduğumuz bir mesleğimiz var.

Önce asker sonra sanatçı

Ama "show business"in içine gireceksiniz.
İbrahim Ş.: Hedefimiz o değil.
Ertan G.: Evde besteleyip söylediğimiz şarkıları daha fazla insan dinlesin, insanlar sevsin, yeter.

Kızlar Tarkan'a yaptıkları gibi size de saldırır, tişörtlerinizi yırtarlarsa?
Ertan G.: Öyle bir şey olmaz.
İbrahim Ş.: Bizimki olgun bir albüm. Entelektüel, ayakları yere basan bir albüm. Saldırgan ve tişört yırtmayı gerektirecek bir şarkı yok zaten.

Hep sivil kıyafetle mi olacaksınız? Denizci üniformaları içinde çıksanız ne büyük bir basın kampanyası olurdu?
İbrahim Ş.: Biz kendi günlük kıyafetlerimizde olacağız. Bu işi asker kimliğimizin dışında yapıyoruz sonuçta.
Ertan G.: Biz "asker sanatçı" değiliz. Asker ve sanatçıyız. Önce asker, sonra sanatçıyız. Doğal olmak istiyoruz.



CUMARTESİ
Aşkı tarif eden askerler
"Silik kalmam, köşede dursam da baktırırım"
Las Vegas'ta bizi temsil edecek salsacılar aranıyor
En geniş tuğralı gümüş koleksiyonu satılıyor
En moda En yeni





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet