Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Kasım 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lezzetli bir Shakespeare

Eskişehir'deki Shakespeare lokantası İngiliz pub'ları gibi döşenmiş. Her kesimden müşteri çeken lokantada uluslararası mutfaktan mönü seçenekleri var



Eskişehir canlı, dinamik bir şehir. İki üniversitesi, sanayi tesisleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen sayesinde "yaşanabilir bir şehir" haline gelmiş.
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Porsuk Nehri'ni, yolları, ulaşımı, şehirleşmeyi düzene alırken, bilim, sanat ve kültür şehrinin ayrılmaz parçası olan sosyal tesislere de önem vermiş.
Eski Yaş Meyve ve Sebze Hali, Londra'daki Covent Garden benzeri biçimde onarılmış. İçinde dükkanlar, lokantalar, kahveler açılmış. 500 koltuklu Tepebaşı Tiyatrosu da bu binanın içinde. Tiyatroda her akşam bir oyun sahneleniyor.
Haller Gençlik Merkezi'ndeki tiyatro salonunun hemen yanında yer alan lokantaya Shakespeare adı verilmiş.
Lokantanın kocaman bir salonu var. Salon İngiliz pub'ları benzeri döşenmiş. Gün boyu kahve, yemek saatlerinde lokanta olarak hizmet veriyor. Lokantanın işletmecisi Orhan Kesikoğlu ile mutfağı gezdim. Pırıl pırıl, tertemiz bir mutfak.
Lokantanın değişik mönüleri var. Mönülerden biri de Meksika mönüsü. Meksika mönüsündeki yemeklerin tabağı 13 YTL dolayında.
Lokantanın her kesimden müşterileri var.

Festivali de izledim
Duyun-u Umumiye döneminde, Osmanlı İmparatorluğu'nun dış borçlarına karşılık el konulan ormanlardan kesilen ağaçların ihracat için hazırlandığı eski kereste fabrikası, Doo's adı altında Laila veya Reina benzeri bir lokanta ve eğlence sitesi haline getirilmiş. Yazın açık havada, kışın kapalı alanda çok sayıda lokanta faaliyet gösteriyor. Eski jant fabrikası ise Buda Gençlik Merkezi olmuş.
Zeki Aral'ın ünlü Papazkarası Şarapları'nı ürettiği fabrika ise Hayal Kahvesi'ne dönüşmüş. Eski şaraphane koskocaman bir disko haline getirilmiş. Ortadaki avlu yazlık bahçe olmuş. Şarap şişeleme bölümü lokanta olarak işletiliyor.
Eskişehir'e 11'inci Eskişehir Müzik ve Tiyatro Festivali'ni izlemek için gittim. Zeytinoğlu Vakfı'nın başlattığı bu festivali Zeytinoğlu Vakfı'nın desteğiyle belediyenin şemsiyesi altındaki Kentsel Gelişim Vakfı düzenliyor. Festival Komitesi'nin başında gene Zeynep Zeytinoğlu var.
Zeynep Zeytinoğlu, Eskişehir Sanayi Odası'nın kurucularından, genç yaşta trafik kazasında ölen Mümtaz Zeytinoğlu'nun büyük kızı. Annesi Güneş Zeytinoğlu ve kardeşi Banu Zeytinoğlu ile festivali yaşatma ve her yıl daha iyi hale getirme çabası içinde.
Mümtaz Zeytinoğlu hayattayken dostlarını pazar sabahı evinde kahvaltıya davet edermiş. Eşi Güneş Zeytinoğlu'nun kahvaltı sofrası pek ünlüymüş. (Dostum Yalçın Küçük de Mümtaz Zeytinoğlu hayattayken -Mümtaz Zeytinoğlu solcu bir sanayiciydi- bir pazar kahvaltısına davet edilmiş. Yıllar sonra "Güneş hanımın kahvaltısı başkaydı" diye hatırlıyor.)
Güneş Zeytinoğlu her yıl festivalin açılış günü kahvaltı geleneğini sürdürüyormuş. Bu yıl 200 dolayındaki misafirini Hayal Kahvesi'nde kahvaltıya davet etmiş, her şeyi evde hazırlamış. Hayal Kahvesi sadece çay servisi yapmış.

Ev yapımı kaymak
Güneş Zeytinoğlu'nun (içine pilav ile kıyma konulan, hamuru kıvır kıvır olan) kavurma böreği, haşhaşlı gözlemesi, kol böreği pek ünlüymüş. Ben bunları tatma şansına sahip oldum. Ama en çok ev yapımı kaymağını beğendim.
Günümüzde dükkanlarda satılan kaymak ile ilişkisi olmayan, bizim Anadolu işi kaymak yapımını Güneş Zeytinoğlu hanımdan dinlediğim şekliyle sayın okuyucularıma aktaracağım.
Dibi düz, kenarları yüksek tencere bulacaksınız. Tencerenin dibi dar, kenarları yüksek olacak (büyük su bardağı benzeri). Tencereye 5 kg. taze manda sütü koyacaksınız. Tencereyi çok kısık ateşe oturtacak, hiç karıştırmadan 5 saat dolayında (taşmadan) kaynamaya bırakacaksınız. Bu uzun sürede, tencerenin üzerinde kaymak oluşur. Tencereyi ateşten indirip soğuttuktan sonra buzdolabına koyarak iki gün dinlendireceksiniz. Bu sürede kaymak kalınlaşır ve sertleşir. Tencereyi kahvaltı sofrasına getirir, sütün üzerinde yüzen kaymağı bıçak ile dilim dilim keser, afiyetle yersiniz.



PAZAR
-Okan'a bakınca samimiyet görüyorum
-Hülya her şeyi korkusuzca paylaşıyor

Meyhanelerde hangi rakılar tercih ediliyor?
"Bu milli takım değişmeli"
AIDS'e karşı kırmızı uyarı
"Uçak çarpsa da yıkılmayacaklar"
Avusturya için 6 milyon düğüm
Madonna'nın sporu
Müzede Anadolu malzemeleriyle füzyon mutfağı
Bol yıldızlı takımlar modası
Şifa arayanların buluşma noktası
Avrupa'da Four Seasons birinci, İstanbul dördüncü seçildi
Hızlı trende...
Daha temiz bir çevre için yarışma
Tonikli cin çarpması
Bir gazetecilik efsanesinin yıldızı sönüyor
Aşk filmlerinin kötü adamı: Yılan
Yay burcunun ünlüleri
Lezzetli bir Shakespeare
Müzeye çevrilen camiler
Riskli lezzet: Kebap
Siz de yasaklarla övünmeyin
İki kitabın getirdiği değişik tatlar
"Kırmızıfare"nin öyküsü
Şarapçılık destek bekliyor





Ahmet Turhan Altuner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet