|
 |
|
|
Gül sistemi savundu
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin müzakere sisteminden duyduğu rahatsızlık, 9 Kasım'da AB ülkelerinin büyükelçilerinin buluştuğu yemekte Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e de iletildi.
Kretschmer, AB'ye son katılan 10 ülkenin müzakerelerini tek merkezden yürüttüğünü vurgulayarak, Ali Babacan'ın uygulamaya koyduğu modelde "koordinatör kurum" bulunmayışını eleştirdi. Gül ise buna karşılık, "Tüm kamu kurumlarının işin içinde olması ve müzakere bilinciyle sorumluluğundan kopmaması için böyle bir model oluşturduk" diyerek, Babacan'ı savundu.
Kretschmer'in eleştirilerini haksız bulan Türk diplomatik yetkilileri, "3 Ekim'in üzerinden daha iki ay geçmedi. Taramalar başlayalı bir ay oldu. Bu kadar kısa sürede müzakere heyetinin yapısını eleştirmek haksızlık. Bu yapıya bir şans tanıyıp, ileride bu yapı nedeniyle bir sorun yaşandığı zaman bunları konuşmak lazım" değerlendirmesini yaptı.
Babacan'ın Avrupalı diplomatlarca eleştirilmesi, "Müzakerelerin yürütülmesi görev ve sorumluluğunu tek kuruma vermek yerine, her müzakere faslında değişen bir yapı oluşturmasından" kaynaklanıyor. 3 Ekim öncesi sürecin koordinasyonunu üstlenen ve büyükelçilerin reformlar ve uygulamaları konusundaki tek adresi olan AB Genel Sekreterliği'nin statüsü; Babacan'ın oluşturduğu yapılanmada yerini Başbakanlık Müsteşarlığı, Dışişleri Bakanlığı ve DPT Müsteşarlığı'nın yanı sıra müzakere başlıklarına göre değişen sayıda kamu kurumunun da yer aldığı çok ayaklı bir yapılanmaya bırakmıştı.
İşte Türkiye'nin müzakere modeli
Başmüzakereci Babacan, 12 Ekim'de düzenlediği basın toplantısında müzakere yapılanması konusunda şunları kaydetmişti:
AB müktesebatına uyum konusunda Türkiye'nin kendine has özelliklerini dikkate alan esnek ve dinamik bir yapılanma oluşturduk.Yeni, devasa bir bürokratik örgüt asla kurulmayacak. Tüm çalışmaların içinde yer alacak ve 35 faslın tümünü takip edecek kurumlar; AB Genel Sekreterliği, Dışişleri Bakanlığı'nın AB birimleri, Başbakanlık Müsteşarlığı'nın ilgili birimleri ve Türkiye'nin Brüksel'deki AB Daimi Temsilciliği olacak.Çalışmaların yürütülmesi için AB Genel Sekreteri, Dışişleri, DPT ve Başbakanlık Müsteşar yardımcıları ve Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisinin yer alacağı İzleme ve Yönlendirme Komitesi kurulacak.Tüm bakanlık ve kamu kuruluşları, başlangıçtan itibaren AB katılım çalışmalarının içinde olacak. Her bakanlıkta bir müsteşar yardımcısı "daimi temas noktası" olacak. Ancak bunların tamamının yürütmesinden sorumlu kişi benim.
|
|
|

|