|
 |
|
|
AVRUPA'DA MUTSUZ OLUYOR, AMA TÜRKİYE'DE DE RAKİP BULAMIYOR
Evin reisi Fener: 1-0
Sarı-lacivertliler, Ali Sami Yen'de 45. dakikada Nobre'nin aşırtmasılya öne geçti. Galatasaray'ın inici yarıdaki çabası yetmedi. Lider, hem Milan üzüntüsünün izlerini sildi, hem de puan farkını altıya yükseltti
90 dakika
YUSUF KOBAL
Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinin belki de en renksizi, en sönüğü... Maçtan önce ne bir ezeli rekabet havası seziyoruz, ne ev sahibi Galatasaraylılar'da bir heyecan. İsviçre ile oynadığımız milli maç, ardından Fenerbahçe'nin Milan bozgunu. Yurt dışı defterini kapattıktan sonra ligimize, futbol kriterlerimize kesin dönüş yapmışız. Maçın hemen başında Anelka'nın göstermelik hırsı, seyirciye biraz umut verir gibiydi, ama ilerleyen dakikalar sahadaki oyuncuların, özellikle Galatasaraylılar'ın bütün oynama şevkini kırıyor, sanki.
İlk yarı boyunca tribünleri "bayan" bir futbol seyrettik. Sıradan bir maçın, sıradan oyuncularla oynanışına tanık olduk.
17. dakikada Hakan'ın pasıyla Necati'nin gol pozisyonuna girmesi, Fenerbahçe adına Deniz'in araya soktuğu ayakla kornere dönüştü. 20'de Hasan'ın ortaladığı topa arkasında mevzilenmiş Hakan Şükür'e rağmen daha erken davranan Iliç'in vurduğu kafa Serkan'a çarpınca gol olmadı. 24'te Ergün'ün kornerinden gelen topa Orhan'ın vurduğu kafa yine gole dönüşmedi. Bütün bu pozisyonlar zannettirmesin ki sahada güzel futbol oynanıyordu.
Fenerbahçe'den kısa günün kârı 45. dakikada gerçekleşti. Ümit'in önce kaptırdığı, ardından tekrar kazanarak Appiah'a attığı top, Ganalı oyuncunun Galatasaray savunmasının üzerinden aşırttığı asiste dönüştü. Nobre, Mondragon'un çıktığını görünce, topu rakibinden önce sahiplenip kaleye gönderdi: 0 - 1.
Eğer anlaşsalardı, "Zirvede baş başayız, ne diye üzeceğiz birbirimizi" deselerdi, ancak bu kadar olurdu. Düşünün bir ara Cihan ile Appiah arasındaki tartışmayı sinirli tavırlarıyla tanınan Hasan Şaş yatıştırıyordu!
Maçın ikinci yarısı başlarken son dakikada yedikleri golün sıradan hırsıyla sahaya çıkan Galatasaray'ı seyrediyoruz. Bu gol bile, maçı renklendirmeye yetmiyor. Galatasaray, ilk yarıya oranla maça inisiyatif koymaya çalışıyor, ancak üretebildiği pozisyonlar gole dönüşmüyor.
52'de Tuncay'ın kontratağında ortaladığı top, Anelka'ya geldi, altı pasın önünde dokunan Fransız, ciddiyetsiz davranınca topu kale yerine Tomas'a nişanladı. 64'te Tomas'ın ortaladığı topa savunmanın arasından iyi yükselen Orhan kafayı vurdu, ama maçın "en şık" pozisyonunda kaleci Volkan'ın müthiş refleksi topun filelere gitmesini önledi. Aynı dakika içinde Anelka, Mondragon ile karşı karşıya kaldı, yine golü bulamadı.
Gerets'in üç forvetli Galatasaray'ı, Alex'in yokluğunda yeniden yapılanan Fenerbahçe orta sahasının içinde boğuluyor, bir anlamda "nötr" oluyordu. 75'te Ümit Karan'ın, 82'de Ayhan'ın, 87'de Necati'nin kaleye yanaşamayan pozisyonları, şuta dönüşse de gole dönüşemedi.
Rekorunu kırdı
Galatasaray karşısında bu sezon üst üste 12.kez sahadan galip ayrılan sarı-lacivertli takım 1988 - 89 sezonundaki 11 maçlık rekorunu kırdı. Sarı - lacivertliler ayrıca, Galatasaray'ı altı maç sonra deplasmanda yendi. Fenerbahçe, en son 1999/2000'de 1-0'lık skorla gülmüştü. Ali Sami Yen Stadı'nda son dört maçta gol atamayan sarı - lacivertliler, beş yıl sonra rakibinin filelerini havalandırdı. Galatasaray bu sezon ilk kez gol atamazken, ilk kez de kırmızı kartla tanıştı.
Alex'e armağan!
Ligde 57 gün sonra golle tanışan Nobre, galibiyeti sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen vatandaşı Alex'e armağan etti. Golünü attıktan sonra, oğlunun adı olan "Nikolas" yazılı dövmesini gösteren Brezilyalı futbolcu, Galatasaray maçlarının farklı olduğunu söyledi.
MAÇIN YILDIZI
Appiah
Ganalı futbolcu sahanın en iyisiydi. Fenerbahçe'nin ikinci yarıda artık yürümekte bile zorlandığı dakikalarda hep ayakta kaldı, kritik toplan kesti, topu rakip yarı alana taşıyarak arkadaşlarını rahatlattı.
MAÇIN HAKEMİ
Çok iyiydi
Serdar Tatlı zaten bu maçın için biçilmiş kaftandı. Bir-iki faul düdüğü dışında hata yapmadı. Bir de ikinci yarıda Song'un pozisyonu ofsayt değildi. Ancak oyuncular da Tatlı'ya çok yardımcı oldu.
|
|
|

|