Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Kasım 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Zafer Fener'in


Mücadele frekansları olağanüstü yüksek bir derbi yarışması oynanmaktaydı Ali Sami Yen'de...İki takımın da hata yapmamak ve rakibin kabahatlerini yakalamak üstüne kurguladığı oyun mantığı sahada eksiksiz işliyor, Galatasaray ve Fenerbahçe müthiş tempoyla top çeviriyorlardı karşı defansif düşünceleri aşabilmek adına... Ama iş "son hareket becerisine" gelip dayandığı zamanlarda ise büyük ustalıklar koyulamıyordu derbinin pozisyon vitrinlerine... Öyle ya, Hakan Şükür'ün çok da zor pozisyonda Necati'ye aktardığı "al da at"çası top öylesine hoyratça harcanır mıydı yani ? Ya Ergün'ün kornerinde Orhan Ak'ın kafa vuruşundaki hovardalığına ne diyelim ? Böylesine birbirine denk güçlerin yarışmalarında kolay yakalanabilecek pozisyonlar mı bunlar ?
Fenerbahçe ise deplasman duygularının etkisiyle daha çok orta sahada hakimiyet kurmaya çalışıyor, hem Cim-Bom'u kilitlemek, hem de kendi hücum planlarını oyuna sürmek adına kıyasıya bir top kapma kavgası veriyorlardı rakip orta alancılarla... Fener'in Nobre ve Anelka'sı uzun süre ince ara paslarına yine hasret bir gece yaşıyorlar, hem yan toplardan, hem gerilerden bekledikleri ölçeklerde paslar bir türlü gelmeyince de, sarı-lacivertliler'in gol bulma ihtimalleri karanlıkları bürünüyordu özellikle ilk yarının uzun bir zamanında...

Flaş çaktılar
Ancak ilk devre biterken Appiah ve Nobre ikilisi ani flaş çakıyor, yani kimselerin beklemediği anda Appiah'ın ortası sonrası Nobre'nin tamamladığı hareketle Fenerbahçe bir anda golle kucaklaşıyordu.
İkinci devre Hasan Şaş'ın yerine genç Sabri'yi oyuna alıyordu Gerets... Bu arada Fenerbahçe'de son haftaların formsuzlarından Nobre'nin dün Appiah, Luciano, Anelka, Aurelio, Önder, Tuncay, Kaptan Ümit Özat ile birlikte Ali Sami Yen'de sarı-lacivertli formanın "ambians ışıklarını" yakan ve renkleri de oyun süresince sahiplenen isimler olduklarını belirtmeliyim. Ya diğerleri derseniz; Volkan, Serkan, Deniz'in de galibiyetle biten dünkü sonuçta büyük emek ürettikleri hiç tartışılmaz. İkinci yarıda müthiş bir kontratak pasları yakalayıp, topla sürekli dar açıya doğru giden ve pozisyonları anlamsızca heba eden Anelka, kalesine sürekli inmekte olan Galatasaray ataklarından biri gol olsaydı eğer, merak ederim hangi iç huzuruyla yatağına girip, uyuyabilecekti bu tarihi gecede...
Haaa maçtan önce kendisine doğru başarı dilemeye yürüyen Herr Daum'dan adeta kaçarcasına uzaklaşan Gerets, biz Türkler'in "hangi ülke daha centilmen" arayışları adına Avrupalar'a çıktığımız şu zamanlarda böyle bir suale maalesef hiç de terbiyeli bir cevap veremedi Belçikalı olarak...

esenay@milliyet.com.tr




SPOR
Evin reisi Fener: 1-0
Dengesi bozulmuş!
Taraftar çileden çıktı
Daum'dan dersler!
Operasyona devam
Zürih'te kritik gün
Koleksiyoncu: 66-63
Kayseri sol şeritte: 4-1
Ordu el koydu: 3-1
Belediye ceza kesti: 1-0
Yıldıray'dan gol
Orlando'yu Hido taşıdı
Haber turu...
Kötü futbolun lideri
En rahat derbi
Oyala ve kazan
'Birkaç santim farkla'
Çaresizlik
Zafer Fener'in
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Kötü futbolun lideri
Top kaybı sadece rakibe ya da dışarı atılan t...
Rıdvan DİLMEN
En rahat derbi
Türkiye - İsviçre milli maçından sonra bütün ...
Atilla GÖKÇE
Oyala ve kazan
Bu derbi uzun süre unutulmayacak. Oynanan oyu...
Ercan GÜVEN
'Birkaç santim farkla'
"Oynat Hüsnücüğüm" ricasıyla başlıyor maç... ...
Halil ÖZER
Çaresizlik
Hem Galatasaray, hem de Fenerbahçe dün maçı k...
Erdoğan ŞENAY
Zafer Fener'in
Mücadele frekansları olağanüstü yüksek bir de...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet