Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Kasım 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Peki, Lozan'ı Türkiye ihlal etmiyor mu?


AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi Hansjörg Kretschmer ile hafta içinde yaptığımız söyleşi tepki topladı. Lozan'ın azınlıklar konusunda Türkiye tarafından "dar anlamda" yorumlandığını, AB üyeliği yolunda bu durumun değişmesi gerekeceğini belirten Kretschmer topa tutuldu.
"Lozan hassasiyetimiz" böylece bir kez daha görülmüş oldu. Türkiye ile AB ilişkilerinin "yumuşak karnı" da daha netleşmiş oldu. Ancak, Kretschmer'in sözlerini bir yana bırakıp, Lozan'ı nasıl yorumladığımıza baktığımızda ortaya ilginç bir durum çıkıyor.

Din ve milliyet
Örneğin, "Batı Trakyalı Türklerin azınlık haklarının ihlal edilmesinden" söz ederiz. Bu hakların ihlal edildiği de zaten kuşku götürmez. Ancak, daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, salt Lozan açısından bakıldığında, bu azınlığın "Türklükten" doğan değil, "Müslümanlıktan" doğan hakları ihlal ediliyor.
Çünkü Lozan'da Batı Trakya'daki "Türk azınlıktan" değil, "Müslüman azınlıktan" söz ediliyor. AB üyesi olmasına karşın, Atina'nın niçin "Azınlıkların Korunması Çerçeve Anlaşması"nı onaylamadığı da böylece anlaşılıyor. Zira, bunu yaparsa, Yunanistan'daki Türklerin "dini" değil "etnik" kimliklerinden kaynaklanan haklarının ön plana çıkacağını biliyor. "Kürt sorunu" açısından baktığımızda, bu yaklaşımın -en azından dayalı olduğu temel korku itibariyle- Türkiye için çok şaşırtıcı olmaması gerekiyor.

Dil konusu
Öte yandan, ana metni okuduğumuzda, "Ankara Lozan'ı dar anlamda mı yorumluyor?" sorusu gerçekten gündeme geliyor. Örneğin, antlaşmanın azınlıklarla ilgili III. bölümünde yer alan 39. maddeye bakalım. Orijinal metindeki Türkçesiyle, bu maddede şunlar belirtiliyor:
"Her hangi Türkiye tebaasının, gerek münasebatı hususiye veya ticariyede, gerek din, matbuat veya her nevi neşriyat hususunda ve gerek içtimaatı umumiyede, her hangi bir lisanı serbestçe istimal etmesine karşı hiç bir kayıt vaz'edilemeyecektir. Lisanı resmi mevcut olmakla beraber, Türkçeden gayrı lisan ile mütekellim bulunan Türk tebaasına mehakim huzurunda kendi lisanlarını şifahi surette istimal edebilmeleri zımnında teshilatı münasibe ibraz olunacaktır."
Yani, herhangi bir Türk vatandaşının, özel yaşamında, ticarette, ibadetinde, toplum içinde veya her türlü "matbuat" ve "neşriyat" açısından herhangi bir dili serbestçe kullanması engellenemez. Resmi dil Türkçe olmakla birlikte, hâkim önünde anadilini kullanabilmesi için isteyene her türlü yardım gösterilir.

10 imza var
Bu "yorumda" yanılıyorsak, okurlarımızı aydınlatabilmemiz için niçin öyle olduğunu uzman birilerinin anlatması gerekiyor. Aksi takdirde, bırakın başkalarını, Lozan'ın Türkiye tarafından ihlal edildiği anlamı çıkıyor.
Unutmayalım ki Lozan ile eklerinde Türkiye dışında, 10 ülkenin imzası var. Bu ve bunun gibi maddeleri biz görmesek bile başkaları görüyor.
Bu nedenle Lozan'ın nasıl yorumlandığı konusuna "duygusal" değil "nesnel" olarak bakabilmemiz çok önemli.
Bu arada, anlamlı yorumlarda bulunabilmek için, Lozan'ı başından sonuna en az bir kez okumuş olmak gerekiyor. Bu konuda somut ve kızgın fikirler beyan eden "kanaat önderleri" ve siyasetçilerin kaçı bunu yapmış acaba? İşte bu meçhul...

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
168 milyar dolar kaybettik!
HALUK Özdalga'nın yeni kitabını bir solukta o...
Çetin ALTAN
Küçük şeyler
Küçük şeyler vardır. Maddenin, enerjinin, çoc...
Yasemin CONGAR
Peretz, Kadima ve Washington
Filistinli müzakereci Saib Erekat, İsrail'in...
Can Dündar
Pazartesi hastalığı
At meraklıları bilir.
Semih İDİZ
Peki, Lozan'ı Türkiye ihlal etmiyor mu?
AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi Hansjörg Kret...
Faik ÖZTRAK
İstihdam yaratmanın önceliği
Bu yılın başından itibaren Türkiye İstatistik...
Hasan PULUR
"Ne haber?" diye soranlara...
FIRSAT kovalayanlar vardır, buna "Taşı gediği...
Yaman TÖRÜNER
Mortgage hikâyeleri
Bugünkü yazımı, ağır yazılar yerine, günün po...
Osman ULAGAY
234 bin firma AB'ye nasıl uyum sağlar?
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından düzenl...
Güngör URAS
Antalya'da 1 milyon dolara 30 bin yatak
Antalya'dayım. Amerikalı "Pat ve Paul Barber"...

© 2005 Milliyet